Sinema tarihindeki en sansasyonel belgeselcinin kim olduğuna dair hiç kimsenin şüphesi yok. O Michael Moore, onun hiç kimseden korkusu yok. Amerikan halkının en utanç verici yönlerini ortaya koymak onun işi. Büyük şirketler, çürümüş politikacılar, sisteme dair kokuşmuş her şey onun ilgi alanı dahilinde. Evet, haberimiz yoktu. Lakin içimizden bir ses bunun olacağından emindi. Michael Moore, bekleneni yaptı ve kadrajına, belki de dünyaya dair nefret ettiği her şeyin vücut bulmuş hali olan adamı aldı: Donald Trump.
trumpland In Trumpland, Michael Moore’un “Bekleyin, büyük bir şeyle geliyorum.” mesajından yalnızca 11 gün sonra bizimle buluştu! Başkanlık seçimlerine yalnızca üç hafta kala, sessiz sedasız bombayı patlattı Moore. Hiçbir reklam kampanyasına da ihtiyacı olmadı. Çünkü Moore’un Trump hakkında bir belgesel çektiği, ve yarın prömiyerinin yapılacağı haber, 24 saatten kısa sürede dünyanın her yerine yayıldı. Çünkü dediğimiz gibi, kimsenin haberi yoktu ama herkes bekliyordu!

Bu belgeselden, “Yaşasın Hillary, kahrolsun Trump!” propagandası beklemeyin. Çünkü Moore’un çok ciddi iddiaları var. Trump’ın seçimi bilerek kaybettiği gibi, sansasyonel bir argümanı, herkesin aklında kuşku uyandırabilecek ustalıkla işliyor. Usta belgeselci, “Hillary Clinton gibi boğazına dek yolsuzluğa batmış birinin, başkan olabilmesinin tek yolunun, karşısına Trump palyaçosunu çıkarmaktı. Kötü ile en kötü arasında seçim yapmamız isteniyor.” diyerek belgeselinin temasını açıklıyor. Moore belgeselciliğinin kilit noktası, her zamanki gibi “Farkına varmadığınız gerçekler” üzerine kurulu. Filmin tamamını izlemiş olan sayılı kişiden aldığımız duyumlar, Michael In Trumpland’in, en azından Fahreneit 9/11 kadar büyük etki yaratacağı yönünde.
trumpnologo-1476835146884_large
Moore şu ana dek sayısız belgeselde, Amerika Birleşik Devletlerinde yolsuzluğun, çürümüşlüğün hemen her alandaki yansımasını işledi. Akademi Ödüllü belgeselci, mizahı o denli ustalıkla kullanıyor ki, hemen her gruptan insan, konuya dair ilgileri bile olmasa dahi, yapımlarını kaçırmıyorlar. Michael Moore In Trumpland, ilk planda yalnızca 24 salonda vizyona girecek, lakin biletler tükendi bile. Hem de yaklaşık 3 saat içinde.

Seçimlere üç hafta kala, Michael Moore’un belgeselinin neredeyse yüzde 1’lik bir oy değişimi yaratabileceğinden bahsediliyor. Bu husus düşündüğünüz kadar imkansız değil, çünkü Michael Moore’un Amerikan halkı üzerindeki etkisi, sayısız makaleye de konu olmuş bir parametre.

michael-moore-flagTINQ, sinema için var, belgeseller de sinemanın vazgeçilmez bir parçası. Michael Moore ise, belgeselciliği baştan yaratmış isim. Bu sebeple, TINQ’in seçimlere dair pek ilgisi olmasa da, size Moore’un en iyi işlerini tanıtmak onun işi.