TINQ neden böyle bir haber yaptı ki diye düşünüyor olabilirsiniz. Sonuçta, başta torrent havuzları olmak üzere, sayısız illegal paylaşım platformunun istatistikleri, uğruna bir içerik hazırlanacak kadar önem arz etmiyor gibi görünebilir. Eğer söz konusu görsel medya ürünü sinema filmleri olsaydı, bunda haklıydınız. Kafanız karışmış olmalı, neden dizilerin illegal edinme sayısı önemliyken, filmlerin değil diye düşündüğünüzü varsayıyoruz. Gelin size detaylı bir şekilde anlatalım, perde arkası istatistik manipülasyonlarının iç yüzünü.

Bir filmin, perdede kaç kişi tarafından izlendiği, somut bir veridir. Çünkü her salon, izleyicilerin her birine bilet keser. Bu söz konusu biletler, maddi değeri olan, vergi karşılığı hesaplanan birer veri yaratır. Bu yüzden, somut karşılığı olan bir hesaplama ile karşı karşıya kalırız. Bir filmin izlenme sayısı konusunda, bir manipülasyon yaratmak, neredeyse imkansızdır. Kağıt işleri ortada, veriler açıktır.

Lakin söz konusu televizyon yayınları olduğunda,güvenilirlik hususunda bu kadar net konuşamayız. Çünkü izlenme verileri, somut birer veri ile hesaplanmaz. Reyting ölçümlerine yabancı olan okuyucularımız için küçük bir özet geçelim. Reyting oranları, toplumun belli kesimlerini temsil ettiği düşünülen, seçilmiş ailelerin televizyonlarına takılan cihazlarla belirlenir. Evinizdeki su saatinin, kanepe patatesliği yaptığınız vakitler için olan versiyonunu hayal edin. Cihaz, izlediğiniz yayınları hesaplar, veri toplayıcısına iletir. Buraya kadar iyi hoş ama Alan Moore‘un efsanevi eseri Watchmen’da da dile getirdiği üzere, “Peki gözcüleri kim gözlüyor?”

Düşünün, bir dizinin reklamını en iyi kim yapar? İnternet siteleri mi? Fragmanlar mı? HBO’nun dakika başına düşen ortalama kadın göğsü istatistiği mi? Evet, sonuncu maddenin etkisi büyük, ama bu oyundaki en büyük element sizsiniz. Evet, sizsiniz. Kulağınıza bir dizinin çok izlendiğinin gelmesi, onu izlemeniz için sebep yaratır. Bu fikri, bir türü paralel verici gibi, siz de etrafa yayarsınız. Çünkü etrafınızdaki her insan, modern dünyanın en büyük imparatorluğu olan reklamcılığın, bu pesimist farkındalığa varamamış köleleridir. Her bir yorum, yeni bir izleyici yaratır. Bir dizinin reytinglerinin yüksek olduğu verisi de, reytinglerin artmasına sebep olur. Kapitalizmin özünü nasıl açıklıyordu Marx, “çok paranızın olması”, hiçbir yatırım yapmasanız dahi size para kazandırır. “Reytinginizin yüksek olması”, reytinginizi yükseltir.

Şimdi kavramış olmalısınız reytinglerin neden manipülasyona bu denli açık olduğunu. Hangi evlere yerleştirildiği gizli tutulsa da, “Evinizde bir reyting cihazı varsa şu numarayı arayın.” diye geçen fısıltıların sayısı bir hayli yüksek. Diyelim ki, televizyonunuzda bu küçük data toplayıcılarından bir tane var. Gölgelerden gelen gizemli bir kişilik de size şu teklifi yapıyor, “X dizisinin, hiçbir bölümünü kaçırma, 2.000 doları kap”. Bakın, sinema eleştirmenliğini rüya meslek yapan fikir, “Adamlar film izlemek için para alıyor” argümanıdır. Şimdi bir de, bu argümanın yanlış olma sebebini kaldırın ortadan. Çünkü o 2.000 doları, diziyi yalnızca izlemek için alacaksınız. Sonrasında sizden dizi hakkında bir yazı bekleyen yayın yönetmeniniz olmayacak.

Korsan indirmeleri, bu denli önemli birer veri haline getiren de, reyting ölçümlerini manipülasyona açık bırakan sistemdir. Korsan indirmeler, gerçekçiliğiyle oynanamaz bir popülerlik birimidir. Bu sebeple, herhangi bir istatistik şirketinin yayınladığı reyting puanlarından kat ve kat önem taşır. Hangi yapımın, gerçekten izlendiğini, dürüstlükle ortaya koyar. En dürüst veriyi korsanlar edindiğiniz bir dünyaya hoş geldiniz. Unutmayın, sizin normal sandığınız dünya, Marx’ın distopyasıydı.

Şimdi listemize geçelim, karşınızda 2016 yılı boyunca, illegal yollarla en çok izlenen 10 televizyon serisi!

1- Game Of Thrones

2- The Walking Dead

3- Westworld

4- The Flash

5- Arrow

6- The Big Bang Theory

7- Vikings

8- Lucifer

9- Suits

10- The Grand Tour