Amerika Birleşik Devletleri, birkaç hafta içinde 45. Başkanını seçecek. Başkanlık seçimleri, her zaman olduğu üzere, popüler kültüre de yansıyor. Birçok televizyon dizisi hali hazırda bu yarışı konuları arasına aldı bile. Lakin bu seneki seçimlerin bambaşka bir yönü var. Seçimleri işleyen her yapım, neredeyse aynı argümanı öne sürüyor: İki aday da başkanlığı hak etmiyor. Hatta bir adım ileri giderek, Amerikan Tarihindeki en kalitesiz başkanlık yarışı diye adlandıranlar da var. Hem Cumhuriyetçi, hem Demokratik partinin, pek de kalifiye isimlerle gelemediği hakkında sayısız argüman bulabilirsiniz. Amerikan Demokrasisinin çıkmaz sokağa girdiğinin iddia edildiği şu günler, biraz sert bir protesto da sinemaseverlerden geldi.
unnamed
Idiocracy, Luke Wilson’ın canlandırdığı Joe Bauers karakterinin, bir hükumet deneyinin parçası olarak dondurulmasıyla başlıyor. Hükumetin kendisini seçmesindeki etken, Joe’nun tam anlamıyla bir ortalama Amerikalı olmasıdır. Uyandığında kendini 500 yıl sonrasında bulan Bauers, teknolojinin pek de gelişmediğini, hatta gerilediğini fark eder. Yalnızca bu da değil, insanlık da pek “ileri” görünmemektedir. Bauers bir süre sonra korkunç gerçeği fark eder. İnsanlık, evrim yolunda yanlış bir dönüş yapmış ve her geçen gün daha da aptallaşmaktadır. Ortalama Amerika Joe, bir anda kendini dünyanın en zeki insanı olarak bulur. Filmin tamamı ciddi anlamda satirle dolu. Başta politika olmak üzere, Birleşik Devletlere dair her şey oldukça sert bir dille eleştiriyor.

İnsanların Hillary Clinton ve Donald Trump arasında seçim yapmaya zorlanmasının, bir “Idiocracy” durumu yarattığını savunuyor Mike Judge hayranları. Bu sebeple, aralarında topladıkları bütçeyi kullanarak, seçim haftasında filmi tekrar vizyona sokmanın yollarını araştırmışlar. Mike Judge’ın da şahsi yardımlarıyla, New York dahilinde 6 sinema salonuyla anlaşılmış. Her ne kadar, bir zamanlar distopik görülerek çekilen yapımların, gerçekliğe paralel hale yaklaşması bizi üzse de, insanların seslerini duyurmak için sinemayı kullanmaları saygımızı kazandı.
idiocracy-luke-wilson-dvd-cover-artMike Judge, kara mizahın en önde gelen temsilcilerinden biri. Ortaya koyduğu hemen her iş, toplumun en çirkin yüzünü gösteriyor. Lakin Beavis & Butthed ve King Of The Hill’den sonra, Amerikan Halkının utanılası taraflarına tutmayı bıraktı kamerasını. Bugünlerde, büyük beğeni toplayan komedi dizisi Silicon Valley ile uğraşmakta. Judge’ın mizah anlayışı her zaman için oldukça karanlıktı. Pek ses getirmemiş olsa da, kemikleşmiş küçük bir hayran kitlesi olan Idiocracy, bunun en iyi örneği olabilir. Okuyucularımızın neredeyse hiçbiri yaklaşan Başkanlık seçimlerinde oy kullanmayacak. Lakin yine de bu protestonun parçası olmak isterseniz, etrafınızdakilere bu filmi izletebilirsiniz. Sonrasında hepinizi, sinema hakkındaki fikirlerinizi duyurmak adına TINQ’e bekliyoruz!