Yalnızca dört yıl önce, sessiz sedasız kurulmuş bir film şirketiydi A24. Bağımsız ve cesur yapımları bünyesinde toplayacağına yönelik sade bir basın duyurusundan, bu denli bir başarı beklemiyorduk. Şu ana kadar bizlere Ex Machina ve Room gibi nevi şahsına münhasır filmler sunmuştu. Lakin 2016 yılı, stüdyonun hedeflediği vizyona ulaştığı yıl oldu. Bu sene, sinemanın soyut duvarlarına saldıran, kelimenin tam anlamıyla bağımsız yapımlarının çoğunu A24 sayesinde izledik. Senenin en orijinal senaryosu The Lobster, yol filmlerinin matematiğini değiştiren American Honey, trajik mizah abidesi Swiss Army Man ve Oscar’a koşan filmlerin en idealisti Moonlight. Artık uç sınırlarda yapımlar beklemek için bütün sebeplere sahibiz genç stüdyodan. Evet, her şeyi bekliyoruz ama, dün izlediğimiz fragman da neydi yahu?

Fragmanı izlemediyseniz, yazıya ara verip, önce bu bir dakikalık yolculuğa çıkın. Çünkü, bu denli kelimelerden aciz bir halde kalmamıza hak vermenizi istiyoruz. Ne izlediğimize dair en ufak bir fikrimiz mevcut değil. Öyle ki, A24 web sitesi de film hakkında bir girdi sunmuyor bizlere. İzlediğiniz fragmanın, bir video başlığı bile bulunmuyor. Fragmanda gördüğümüz oyuncuların herhangi birini tanımıyoruz. Arkadaki müziği de şu ana dek hiç duymadık. A24 bizlere ne hazırlıyor bilmemizin imkanı yok. Lakin planları takır takır çalışıyor. Çünkü deliler gibi merak ediyoruz ve stüdyodan gelecek en ufak bir açıklamayı hipnotize olmuş gibi bekleyeceğiz. Son cümlemizi kaleme alırken, grafik beyin yıkamaya dair bütün komplo teorileri bir an aklımızdan ansiklopedi sayfaları gibi geçmedi değil.

Peki, elde ne var? Öncelikle, bilim kurgu türünde bir eserle karşı karşıya olduğumuza neredeyse eminiz. “Kimlik” ve “gerçeklik ötesi” gibi kavramlar da, felsefi tabanlar üstüne inşa edilmiş bilim kurgu yapımlarının olmazsa olmazıdır. Fragmanın açıklama cümlesi, “yakın geleceğimizde” ibaresinden öteye gitmiyor. Bir bilim kurgu hikayesiyle karşı karşıya olduğumuza ne kadar eminsek, gerilimin ana atmosferik element olacağına da o kadar güveniyoruz. Oldukça günlük görüntüleri izletirken bile tüylerimizi diken diken eden bir fragman, elbette ki başka herhangi bir dokuya delalet olamaz.

A24, klişe tanıtım yöntemlerini pek kullanmıyor. Olabildiğine gerilla, olabildiğine yaratıcı enstrümanla filmlerini duyurmayı tercih ediyor. Kült bilim kurgu yapımları arasındaki yerini kısa sürede kazanan Ex Machine, buna benzer bir şekilde duyurulmuştu A24 tarafından. Bir robot için açılan Tinder hesabının, South By South West festival alanında, katılımcılarla flört etmesi, bir yapay zeka filmini duyurmak için şu ana dek başvurulmuş en yaratıcı metot olsa gerek.

İnternet, elbette ki bu gizemli fragmana el attı bile. Şu ana dek ortaya atılmış birkaç teori var. Diğerlerinden sıyrılarak öne çıkan fikir, filmin Ex-Machina’nın bir sonraki halkası olduğu. Bunu işaret eden veriler ise, Ex-Machina ile aynı ölçüde alışılmadık bir tanıtım metoduna gitmesi ve oldukça kaba tahminlerle benzer olduğu iddia edilen atmosfer. Bunların dışında, elbette ki yapay zeka ile alakalı bir kurgu, fragmandan çıkarabileceğimiz anlamların başında geliyor. Eğer söz konusu fikir gerçekten buysa, yaşadığımız heyecanı kelimelere dökmekte zorluk çekebiliriz.

Adını bilmediğimiz bu yapıma dair, herhangi bir şey öğrenirsek, ilk size haber vereceğiz. O güne dek, araştırmaya devam edin. Belki sizin dedektiflik yetenekleriniz bizimkilerden kat ve kat ötedir de, bir ipucu yakalarsınız bu 1 dakikalık gizem labirentinde. Her ihtimalde, 50.000 kişilik müfettişlik büromuz TINQ, eminiz birkaç fikir ortaya atacaktır. Bize katılın.