Netflix, 2017’ye gösterişli bir başlangıç yapmayı hedefliyor. Televizyonculuk sektörünü, yayın hayatına başladığı günden beri tepeden tırnağa değiştiren portal, büyük bütçeli yapımlardan asla kaçınmıyor. Dünya çapında 41 dile çevrilen kitap serisi A Series Of Unfortunate Events, 13 Ocak’ta Netflix Orijinal İçerikleri için yeni yıla giriş yapacak.

Toplamda 13 kitaptan oluşan seri, sanıldığının aksine, tam anlamıyla bir çocuk kitabı değil. Eseri, yetişkinler arasında da bu derece popüler kılan unsur, kendine özgü karanlık kurgusu. A Series of Unfortunate Events, işlerin neredeyse asla iyiye gitmediği hikayelerden. Hikayemizin merkesinde Baudelaire ailesinin üç çocuğu var; Mucit Violet, kitap kurdu Klaus ve hemen her şeyi ısırmayı seven bebek Sunny. Baudelaire kardeşlerin macerası, oldukça trajik bir şekilde başlıyor. Anne ve babalarını bir yangında yitiren bahtsız çocuklar, varlığından dahi haberleri olmayan amcaları Count Olaf‘ın himayesine verilir. Belki de edebiyat tarihinin tanık olduğu en kötü kalpli karakter olan Olaf, esasen Buadelaire ailesinin mirasının peşindedir. Sonra ne mi olur? Tam tamına 13 kitaplık kovalamaca, olmadık serüvenler ve kitaba adını veren sayısız talihsizlik.

Daniel Handler‘ın, Lemony Snicket mahlası ile kaleme aldığı A Series of Unfortunate Events, adaptasyonlar dünyasında ikinci kez şansını deniyor. Jim Carrey‘nin Count Olaf karakterini canlandırdığı, 2004 yapımı film, serinin ilk üç kitabını kapsıyordu. Brad Silberling‘in yönettiği ve Emily Browning‘i dünya çapında üne kavuşturan sinema filmi, hedeflenen başarıyı yakalayamamıştı. Harry Potter serisinin beyaz perdedeki popülerliği ile rekabet etmesi gayesiyle ortaya konulan iş, birçok kitap uyarlamasıyla karşlılaştırıldığında, göreceli bir başarıyı yakalamış olsa da, yapımcıları tatmin edemedi. Devam filmleri beklenen, A Series of Unfortunate Events tek filmle sınırlı kaldı.

Count Olaf, oldukça elastik bir karakter. Karakter oyunculuğunun son raddelerinde bir performans talep ediyor. Kurgunun merkezinde yer alan Count Olaf’ın gözünden izlemesek de, hikaye tamamıyla onun etrafında şekilleniyor. Bu sebeple, dizinin kaderi, yarı yarıya Neil Patrick Harris‘in performasına bağlı. Bu yeterli bir stres kaynağı değilse, şunu da belirtelim ki, kendisinin izleyicileri tatmin etmesi için Jim Carrey gibi bir ismi gölgede bırakması gerekecek. Jim Carrey, karakter oyunculuğu tabiri ile eş anlamlı bir isim. Lakin, Neil Patrick Harris kesinlikle yabana atılmaması gereken bir yetenek. Hayatımıza How I Met Your Mother serisi ile girmiş olsa da, kendisinin dünyaca ünü 12 yaşındayken başladı. Şahsi fikrimizce Neil Patrick Harris rahatlıkla kalkabilir bu işin altından.

Netflix’in iddialı yapımı, dört bölüm için yönetmenlik koltuğunu tanıdık bir isme bıraktı. Man In Black ve Addams Family serilerinin yönetmeni Barry Sonnenfeld, hali hazırda yapımcılardan da biri. Kendisi, serinin ilk iki bölümüne ek olarak, 5. ve 6. bölümlerde de kameranın ardında. Serinin yaratıcılığını ise, daha önce True Blood‘da çalışmış olan Mark Hudis üstlerniyor. Hudis ve Sonnenfeld dışında, yapımcı ekibin içinde serinin yazarı Daniel Handler da bulunuyor. Handler, 2004 yılında, eserinin beyaz perde macerası sırasında filmin kadrosuna dahil edilmemişti. Filme dair en büyük eleştirilen başında da, orijinal metne bağlı kalmakta yaşadığı sıkıntılar sıkça dile getiriliyor. Handler’ın bu defa yapım sırasında sette bulunmuş olmasının, dizinin kurgusuna oldukça pozitif katkıları olmuş olacağını düşünmekteyiz.

Neil Patrick Harris’e, Baudelaire çocukları olarak Louis Hynes, Malina Weissman ve Presley Smith eşlik edecekler. Söz konusu roller için çocuk oyuncular arandığına yönelik açıklama 15 Aralık 2015 tarihinde yapılmış. Birkaç ay içinde, toplamda 600 genç yıldız adayının katıldığı seçmeler sonuç verdi. Supergirl dizisinde, baş karakterimiz Kara Zor-El’in gençliğini canlandıran Malina Weissman, ekranlarda görmeye alışık olduğumuz bir genç yetenek. Geçtiğimiz yıl, Netflix’in en başarılı orijinal içeriği olanı Stranger Things‘ten sonra, bir başka yapımda daha çocuk oyuncuların liderliğinde ilerleyeceğiz.

Netflix’in heyecanla beklenen yapımı A Series of Unfortunate Events, 13 Ocak tarihinde 8 bölümlük ilk sezonuyla bizlere sunulacak.