2016, Çin/ABD, 104 dakika.
Yönetmen: Zhang Yimou
Oyuncular: Matt Damon, Willem Defoe, Pedro Pascal, Tian Jing

Hero, House Of Flying Daggers, The Curse Of The Golden Flower gibi filmlerin BAFTA Ödüllü yönetmeni Zhang Yimou, neredeyse iki yıldır The Great Wall üzerinde çalışıyor. Esasen proje bundan çok daha eski. Yaklaşık 15 yıldır, Çin Seddini merkezine alacak bir tarihi-kurgu yapımın dedikoduları dönüp duruyordu. Lakin projeyi detaylandırmaya başlayan her ekip, bütçenin Çin Sineması için çok büyük olacağına karar kıldı. İşin içine Legendary Pictures gibi sektörün en büyük yapım şirketlerinden biri girince, elbette ki işler değişti. Hollywood için 135 milyon dolar oldukça normal bir bütçe olsa da, The Great Wall, Çin Sineması’nın gelmiş geçmiş en pahalı yapımı oldu. Prodüksiyon, her açıdan devasa görünüyor. Yine de dürüst olalım, artık bu tip görsellere fena halde alıştık. Artık CGI ve bol sıfırlar birleştiğinde bile kolay kolay etkilenmeyen bir kitle var. Uzatmayalım, neredeyse bütün eleştirmenlerin sınıfta bıraktığı bir filmle karşı karşıyayız.

1- Öncelikle, whitewashing iddiaları doğru mu?
Filmin baş rollerinde Matt Damon ve usta aktör Willem Defoe’nun yanı sıra, Game Of Thrones izleyicilerinin kalbini Oberyn Martell rolüyle çalmış olan Pedro Pascal‘ı görüyoruz. “Bir saniye, bu film Çin’de geçmiyor mu?” diye sorduğunuzu duyar gibiyiz. İşte bu sebeple de, whitewashing veyahut beyazlaştırma diye tabir edebileceğimiz bir iddia geziniyor etrafta. Uluslararası arenaya açılacak bir film için, en büyük gişe havuzu başta Birleşik Devletler olmak üzere Kuzey Yarımkürenin batısında yer alan ülkelerdir. Trajik istatistikler, birçok batılı sinema izleyicisinin, baş rollerinde beyaz tenli oyuncuların olmadığı yapımlardan birkaç adım uzak durduğunu gösteriyor. Bu sebeple, batıya açılması planlanan, Çin Sinemasının şu ana dek yaptığı en büyük yatırımın bir whitewashing örneği olmadığını söylememiz imkansız.

2- Filmin bu denli fantastik olması bekleniyor muydu?
Zhang Yimou’nun hemen her filminde, oldukça küçük ve esasen felsefi motifleri yansıtmak üzere, birçok fantastik unsur bulunur. Lakin bu unsurların hiçbiri, asla filmin hikayesine yön verici bir rolde değildir. Tamamıyla, Çin tarihinden ayrı düşünülemeyecek mistisizmin yansımalarıdır. Lakin The Great Wall bu örneklere yakın bile değil. karşımızda tamamıyla, uç seviyede fantastik bir yapım var. Çin mitolojisindeki neredeyse bütün yaratıklar birkaç sahne rol kapmış gibi görünüyor. 

3- Batılı karakterler hikayeye nasıl dahil edilmiş?
Tabii ki kurtarıcılar olarak. Esasen barutun sırrını öğrenmek adına Çin’e yolculuk eden William (Damon) ve Tovar (Pascal), başlarından geçen, doğaüstü yaratıklarla alakalı bir dizi olay sonrasında Çinliler tarafından esir alınırlar. Hikayenin yerel kahramanları, içinde bulundukları umutsuz durumu onlara anlatır. Her 60 yılda bir, acımasız canavarlardan kurulu bir ordu, Çin Seddini fethetmek üzere bir istila düzenler. İnsanlığın kaderi ise, duvarın savunucularının ellerindedir. Elbette ki beyaz adam sayesinde, dünya kurtulur. Hayır bu bir spoiler değil. Hızlandırılmış sinema tarihi dersi.

4- Film, Zhang Yimou sinemasını özümsemiş mi?
Eğer bu konuda biri sizi uyarmazsa, Hero ve The Great Wall’un aynı yönetmenin elinden çıktığı aklınızın ucundan geçmeyecektir. Film, Zhang Yimou’nun epik hikayelere serpiştirdiği zarafetten nasibi hiç almamış. İşin en kötü kısmı, Çinli bir yönetmen tarafından çekilmesine rağmen, film için oryantalist diyebiliriz. Mitolojik bir hikayeden alınan ilhamla kurgulanan hikaye, batılı birinin düşünce şekliyle ele alınmış. Hatta, Çinli karakterlerde dahi, yerel kültürün en ufak bir karakteristik davranışı bulunmuyor.

5- Peki, bu filmi neden izlemeliyim?
Film Türkiye’de vizyona, 2016’nın en iyi filmleri arasında gösterile La La Land ve I, Daniel Blake ile aynı gün giriyor. Oldukça talihsiz bir gün seçimi. Bu sebepten ötürü, The Great Wall’a zaman ayırmanız için olası tek sebep, türe olan tutkunuz olabilir. Uzak Doğuda geçen hikayeleri çok seviyor, buna rağmen uzak doğu sinemasından keyif almıyor olmanız gerek. Doğuyu, Batının gözünden izlemeyi tercih etmelisiniz. Fantastik maceralar, izlediğiniz tek tür olmalı. Matt Damon’ın, tartışmasız, en iyi aktör olduğu iddia ediyor olmalısınız. Ancak ve ancak, saydığımız bütün bu parametreler geçerliyse sizin için, The Great Wall harcadığınız zamana, küçük bir ihtimalle, belki değebilir.