2016, ABD, 112 dakika.
Yönetmen: Taylor Tate
Oyuncular: Emily Blunt, Haley Bennett, Rebecca Ferguson
Vizyon Tarihi:  7 Ekim

Geçtiğimiz yıl vizyona giren Gone Girl gibi, The Girl On The Train de bir gizem/gerilim türü bestseller kitabın uyarlaması. İki eserin de merkezinde birer kadın karakter olduğunu da düşünürsek, durmadan birbirleriyle karşılaştırılmalarına çok şaşırmazsınız sanırım. Gone Girl, eleştirmenlerle izleyicileri de birbirine düşürmeyi başarmıştı. Filmin abartıldığı, aksayan ciddi yönleri olduğu söylense de, sinemaseverler filme ciddi bir şekilde bağlandı. Peki aynısını The Girl On The Train de başarabilecek mi?

1- Gizem ve gerilim. Yaratıcı bir hikaye mi izleyeceğiz yoksa?
Kesinlikle hayır. İz bırakmadan ortadan kaybolan karakterler üzerine kurulu bir hikaye yazıyorsanız, iyi şanslar. Hatta, bunu bir gerilim filminin merkezine koyacaksanız, yerinizde olmak istemeyiz. Yaratıcı sayılabilmek için yarışmanız gereken yapımların ortaya koyduklarından haberdarsanız, zeka oyunlarında kimlere meydan okuduğunuzu da biliyor olmalısınız. Tate Taylor, oldukça zayıf bir edebi eserin nadir sivri yönlerini de kırpmış. Bu sebeple filmin senaryosu için ölü doğmuş diyebiliriz. Yine de, bazıları klişeleri daha çok sever.
the-girl-on-the-train-first-look-haley-bennett2- Film için birkaç eleştirmen “Hitchcock-vari” demiş, doğru mu?
Şöyle açıklayalım, koca bir kalıp mermer, bir keski ve bir çekiç bulursanız, Michelangelo ile aynı enstrümanlara sahip olmuş olursunuz. Bu sizin ortaya bir Davut çıkarabileceğiniz anlamına gelmez. Tate, kitaptan uzaklaşmak pahasına Hitchcock-vari elementlere yönelmiş. Bir çaba söz konusu, lakin Tate artık gelecek vaat ettiği için bir parça daha pozitif yorumlar yapacağımız çağı geçti.

3- Kadroda tanıdık isimler var mı?
Kariyerinin iniş çıkışlarını artık takip etmekte zorlandığımız tutarsız aktris Emily Blunt baş rolde. Performansı için iyi ya da kötü diyemeyeceğiz. Çünkü, film üç kadın karakter üzerine kurulu. Haley Bennett ve Rebecca Ferguson o denli zayıf ki, Emily Blunt’ın oyunculuğu ciddi bir dezavantajla karşı karşıya. Hobbit serisinden hatırlayacağınız Luke Evans ve Friends dizisinin Pheobe’si Lisa Kudrow da yardımcı rollerde yer almışlar.
lrsywsbbf0k_sd2jaetl7g4- Yönetmen Tate Taylor hakkında ne söyleyebiliriz?
Bu soruyu eğer 2011 yılında, Emma Stone ve Viola Davis’le çektiği The Help filminden hemen sonra sorsaydınız, yorumlarımız fazlasıyla olumlu olurdu. Çünkü The Help’teki yönetmenlik, bize Tate Taylor’ın geleceği konusunda ciddi bir umut vermişti. Tahmin ettiğiniz üzere, şimdi cümlenin olumsuz tarafına geldik. Taylor, soul efsanesi James Brown’un biyografisini ele aldığı, iki yıl önce sinemalarda izlediğimiz Get on Up büyük bir hayal kırıklığıydı. Bu sebeple Taylor, bizdeki kredisinin bir miktarını kaybetti.

5- Peki, bu filmi neden izlemeliyim?
İstanbul’da yaşamıyor ya da Filmekimi biletleri için çok geç kalmışsanız, etrafınızdaki insanlar sinema hakkında konuşurken sıkılabilirsiniz. Siz de beyaz perdede film izleme ihtiyacınızı bu filmle törpüleyebilirsiniz. Lakin şunu iddia ediyoruz ki, The Girl On The Train’i izlemek için tek mantıklı sebep, kitabı okumuş ve sevmiş olmanız.