2016, İsviçre/Fransa, 66 dakika
Yönetmen: Claude Barras
Oyuncular: Gaspard Schlatter, Sixtine Murat, Paulin Jaccoud
Vizyon Tarihi: 13 Ocak

Gilles Paris tarafından yazılan “Autobiography Of A Zucchini“, yayınlandığı 2001 yılı itibariyle, oldukça kısa bir süre içinde, çocuk edebiyatını dahilinde bir modern klasik olarak yerini aldı. Popüler kitabın film adaptasyonu, esasen geçtiğimiz yıllarda defalarca el değiştirmiş bir projeydi. Lakin sonunda, on binlerce çocuğun hayata bakış açılarını şekillendiren eser, emin ellere teslim edildi. Filmekimi kapsamında, Türk izleyicisinin ilgisini üstüne çeken, festivalin en beğenilen filmleri arasındaki My Life As A Zucchini, sinemalarımızı bir defa daha ziyaret etmek için geliyor.

My Life As A Zucchini, ailesini kaybettikten kısa bir süre sonra, hayatın bütün zorluklarına karşı yalnız başına kalan Courgette‘i anlatıyor. Yalnızca 9 yaşında, dünyada hiç kimsesi kalmayan karakterimiz, bir yetimhaneye yerleştiriliyor. Burada, kendisiyle aynı kaderi paylaşan çocuklarla tanışacak olan Courgette, aile kavramının yalnızca kan bağından ibaret olmadığını öğreniyor. Hayatı ve ölümü öğrenecek olan ufaklık, elbette ki birçok insanın bu iki noktanın arasında bulabildiği, en önemli hazineyi de keşfedecek: Aşk.

1- Kimdir Claude Barras?
Kısa filmlerle içli dışlı olan TINQ kullanıcıları, Claude Barras ismine alışık olsalar gerek. Şu ana dek ortaya 6 kısa film çıkardı. Kıta Avrupasının başlıca animasyon festivallerine defalarca konuk oldu.  Kariyerinin 17. yılında, karşımıza ilk kez bir uzun metrajla çıkıyor.

2- Filmin ödül karnesi ne durumda?
Öncelikle, Altın Küre‘de ödülün Zootopia‘ya gidişi, ciddi anlamda tepki çekti. Pixar ve Disney animasyonları, hak etmedikleri bir ilgiyi görmüyor değil. Buna rağmen, animasyon sinemasına, ticari kaygıların ötesinde değer veren festivaller, My Life As A Zuchinni’yi mükafatlandırdı. Annecy Uluslararası Animasyon Filmleri Festivali filme büyük ödülü layık gördü. Lakin filmin en büyük başarısı, San Sebastian‘dan çıkardığı, İzleyicilerin Seçimi ödülüydü. Hatırlatmak gerekirse, My Life As A Zuchinni, İsviçre adına En İyi Yabancı Dilde Film Oscar‘ı için de yarışıyor.

3- My Life As A Zucchini, bir çocuk filmi mi?
Kesinlikle hayır. Eğer duygusal biriyseniz ve Courgette’in acılarına empati kurabilirseniz, salonu gözyaşlarıyla terk edebilirsiniz. Çocukları gelişimi açısından, ciddi bir pedagojik eğitim materyali sunuyor My Life As A Zucchini. Hemen her neslin, kendileriyle bağdaştıracakları çağdaş bir esere ihtiyacı var. Film, çocuklara oldukça zor olan kavramları anlatmaya çalışıyor. Ölüm, hayatın tartışılmaz bir parçası ve genç nesillerin sağlıklı bir zihinle yetişebilmeleri açısından, bu kavramın doğru bir şekilde anlatılması şart. Çocuklar ve yetişkinlerin, farklı tatlar alarak beraberce izleyebilecekleri bir yapımla karşı karşıyayız.

4- Animasyon tekniği tatmin ediyor mu?
Claude Barras, stop motion konusunda muazzam bir yeteneğe sahip. Bilindiği üzere, her ince detayın, kusursuz bir ustalıkla ortaya konması gereken metotların başında geliyor bu teknik. Yenilikçi herhangi bir adımın atıldığını söyleyemeyiz. Veyahut örneklerine daha önce rastlamadığımız bir uygulamaya da rastlamak. Klasik bir stop motion var karşımızda, eğer bu türün belli başlı yapımlarına aşinaysanız, size yeni bir şey sunmayacak. Lakin, geleneksel metotlar başarıyla icra edilmiş. Bu sebeple, bir özgünlük göremesek de, eleştirilmesi gereken bir taraf da yok.

5- Peki My Life As A Zucchini’yi neden izlemeliyim?
Yılın en iyi animasyonu tartışmalarında adı geçen bir yapımla karşı karşıyayız. Hollywood yapımlarının aksine, edebi bir derinlik sunmaktan da çekinmiyor. İzleyeceğiniz hikaye, size karakterlerin gerçek aktörler tarafından bile canlandırılmadığı gerçeğini unutturuyor. Mizahi yönü kuvvetli, küçük mutluluklar serpiştirilmiş bir yapım olsa da, My Life As A Zucchini ağır bir drama ev sahipliği yapıyor. Özellikle genç izleyicilerin kaçırmaması gereken bir animasyonla karşı karşıyayız. Hayatınızda, sinema sevgisi aşılamak istediğiniz bir afacan varsa, hafta sonunu değerlendirin deriz!