The Crown, Netflix’e iki Altın Küre getirirken, tarihin tanıklık ettiği en önemli isimlerden II. Elizabeth’in, her zaman için sinema ve televizyonun favori karakterlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. Sayısız film ve dizide, bebekliğinden günümüze dek, neredeyse her anı yansıtılan Kraliçe’yi, hayatının bambaşka kesitleriyle resmeden 5 performansı sizin için derledik.

Tarihte en uzun süre hüküm sürmüş Kraliçe. Flamasında, 53 ayrı ulusun armasını taşıyan bir tahtın hükümdarı. Yalnızca 25 yaşındayken giydiği bir tacı, tamı tamına 60 yıl boyunca taşımış, dünyanın en güçlü kadını. Size, paragraflarca sebep sunabiliriz. Eğer Kraliçe II. Elizabeth‘in neden beyaz perdede ve televizyonda toplam 95 defa canlandırıldığını merak ediyorsanız tabii. II. Elizabeth’in hayatı, James Bond veyahut Kral Arthur gibi, Birleşik Krallık’la özdeşleşmiş karakterlerden bile daha fazla yansıtıldı. Çünkü insanlık tarihinin son yüzyılı, onun bıraktığı izlerle kaplı. Hayatının 90 yılından alınacak herhangi bir kesit, bir film senaryosu çıkarabilmeye başlı başına elverişli.

Kraliçenin hayatı, hiçbir zaman için eskimeyecek bir materyal. Gerektiği özeni gösterip, ustaca işlendiğinde, hemen her ödül seremonisinden altın heykelciklerle dönmenizi sağlayabiliyor. Şundan eminiz ki, sinema tarihinde başka hiç kimse, kendisini canlandıran aktrislere toplamda 145 ödül getirebilecek bir hayat yaşamamıştır. Hem de bambaşka jenerasyonların oyuncularına.

Unutmayalım ki, 90 yıllık bir hayattan bahsediyoruz. Büyük bir kısmı hala sinemada veyahut televizyonda işlenmedi. Eminiz ki, bildiğimiz her şeyin toplamından kat ve kat daha fazlası ise, asla ulaşamayacağımız perdenin ardında gizlidir. Belki bir gün, kendisinin bizlerle asla paylaşmayacağı, Kraliyet Ailesinin katı kuralları sebebiyle saklanan daha nice yönünü keşfedebiliriz II. Elizabeth. Lakin şu anda bile, sizlere bir insan ömrünün gençlikten yaşlılığa olan serüvenini yansıtacak şekilde, Elizabeth’in beyaz perdedeki hikayesini derleyebiliyoruz.

Karşınızda, kameraların ardından, Kraliçe II. Elizabeth’in yaşamı;

Freya Wilson / The King’s Speech (2010)
Kraliçe, 10 yaşında.

En İyi Film de dahil dört dalda Oscar Ödülüne layık görülen 2010 yapımı The King’s Speech, esasen Kraliçe Elizabeth’in babası, Kral 6. George’un hikayesini anlatmakta. Film çekilirken yalnızca 12 yaşında olan genç yetenek Freya Wilson, Kraliçe’nin çocukluk fotoğraflarıyla muazzam bir benzerlik gösteriyor. II. Elizabeth’in, beyaz perdedeki en genç haliyle karşı karşıyayız. Majestelerinin sert mizacını düşünürsek,  bir zamanlar küçük bir kız olduğunu hayal etmek dahi güç olabiliyor. The King’s Speech, Birleşik Krallık sahnesinin muazzam oyuncularını tek bir kadroda birleştiriyor.

Sarah Gordon / A Royal Night Out (2015)
Kraliçe, 19 yaşında.

Film türleri arasında yaratıcı kombinasyonlara gidilmesini her zaman için destekleriz. Yine de, birçok film, ilk duyurulduklarında bizi tasvirsiz bir şaşkınlığa itebiliyor. A Royal Night Out, baş karakteri Kraliçe II. Elizabeth olan bir romantik film. İkinci Dünya Savaşının bitimi ve Birleşik Krallığın zaferi henüz ilan edilmiştir. Bütün ulus, yıllar süren korkunç muharebenin ardından, zaferi kutlamak için sokaklara dökülür. Londra’nın her bir köşesinde başka bir parti vardır. Müzik, dans ve içki. Bu harika eğlenceyi, “ailevi sebeplerle” kaçıracak “iki külkedisinin” hikayesini izliyoruz. Prensesler, Elizabeth ve Margareth,  eğlenceye katılmak adına saraydan gizlice kaçarlar. Gerçeklikle pek de bağdaşmayan, tamamıyla kurgusal bir hikayeyle karşılaşsak da, Prenses “Lilibeth” rolünde Sarah Gordon keyif verici bir performans sergiliyor.

Claire Foy / The Crown
Kraliçe, 25 yaşında.

Geçtiğimiz yılın bitimine yalnızca birkaç hafta kala bizlerle buluştu The Crown. Bahse varız, Altın Küre’nin kime gideceği hususunda, son dakika bir değişiklik bile yaratmıştır Netflix’in muazzam dizisi. Claire Foy, yalnızca 25 yaşındayken, dünyanın en büyük sorumluluklarından biri omuzlarına yüklenen II. Elizabeth’i ortaya koyuyor. The Crown, bu denli büyük bir başarıya ulaştıysa, buradaki en büyük paylardan biri, Claire Foy’un bize sunduğu empati. Kendinizi, dünya üzerindeki en güçlü monarkın yerine koymak, hayal gücünüzle ulaşabileceğiniz bir bağ değildir. Çünkü, neredeyse bütün bir Krallık, onun insani yönlerini gizlemeyi kendine vazife olarak belirlemiştir. The Crown, bizlere Lilibeth’in, Kraliçe II. Elizabeth’e dönüşümünü anlatıyor.

Emma Thompson / Walking The Dogs (2012)
Kraliçe, 56 yaşında.

İki Oscar’lı saygıdeğer aktris Emma Thompson, belki de hayatında başına gelmiş en absürt olayı konu alan Walking The Dogs’ta, Kraliçe II. Elizabeth’i canlandırıyor. Esasen, Playhouse Presents isimli popüler televizyon serisinin, 30 dakikalık bir bölümünden bahsediyoruz. Walking The Dogs,  tarihe Michael Fagan Vakası olarak geçen bir talihsizliği konu alıyor. Fagan, 1982 yılında bir gece yarısı, Buckingham Sarayının bütün güvenlik önlemlerini elini kolunu sallayarak aşıp, Kraliçe’nin odasına giriyor. Bu sırada II. Elizabeth’i korumakla yükümlü uşakların, Kraliyet Köpeklerini dolaştırıyor olması da bu bölüme adını veren detay. Majestelerine bir zarar gelmeden savuşturulan bu facia, ciddi bir skandal yarattı. Walking The Dogs, olayın yarattığı yankıdan daha çok, kurgusal elementler ekleyerek, bambaşka bir bakış açısıyla sunuyor bize bu ucuz atlatılan trajediyi.

Helen Mirren / The Queen (2006)
Kraliçe, 71 yaşında.

Birleşik Krallık Sinemasının Kraliçesi Helen Mirren, majestelerini canlandırıyor. The Queen, Helen Mirren’a Oscar, Altın Küre, BAFTA ve Screen Actors Guild ödüllerini getiren bir roldü. Sinema tarihinde, standartların bu denli yükseğe çekildiği pek az karakter var. Helen Mirren’ın ortaya koyduğu performans, Kraliçe II. Elizabeth’i canlandıracak herkesin üzerine büyük bir stres yaratıyor olmalı. Mirren rolü kabul ettiğinde 55 yaşındaydı. 1997 yılında geçen filmde ise, kendisinden neredeyse 20 yaş büyük olan Kraliçe’yi canlandırıyor.. The Queen, Prenses Diana’nın trajik ölümünden günler sonra, Kraliçe Elizabeth’in bir ulusu ve bir aileyi aynı anda bir arada tutuşunu sunuyor bize. Bahsetmeden geçmememiz gereken bir husus ise, Kraliyet Ailesinin, The Queen’de ortaya koyulan performansı, korkutucu derecede gerçeğe uygun bulmasıydı.