Distopyalar güzeldir! Elbette burada mevzu bahis yalnızca sinema dünyasını kapsıyor. Lakin yaratıcı bir distopya ile karşılaştığımızda heyecanlandığımızı itiraf edelim. The Problemless Anonymous da bizlere uzun süredir karşılaştığımız nadir özgün karamsar geleceklerden birini sunuyor. Hem de bunu çarpıcı bir plot twist ile taçlandırıp, bizleri hayatı sorgular bir şekilde ekranın karşısında bırakıyor! Gary Roberts’ın Sci Fi London ve BAFTA seçkilerinde yer alan seçkisinin uzun metraja uyarlanma ihtimali oldukça yüksek.
Yakın gelecekte insanoğlu, toplum düzenini ve halkın huzurunu tehdit eden en tehlikeli unsuru tespit etmiştir: Kusursuzluk. Bu sebeple, hayatını zorlaştıracak seviyede herhangi bir fiziksel veyahut mental kusuru, eksikliği veyahut yetersizliği bulunmayan kişiler gerekli “tedavi” ile topluma kazandırmalıdır. Tedavi ile kast ettiğimiz uygulama ise, söz konusu bireylere tamamen rastgele bir biçimde belirlenmiş birer kusur atanması. Bu bir gözünüzü kaybetmekten tırnak yeme alışkanlığına, ağız kokusundan kleptomaniye kadar aklınıza gelebilecek her şey olabilir. Unutmayın, seçme şansınız yok. Kusursuz olmadığı konusunda her ne kadar ısrarcı olsa da, Ivan da bu tedaviye tabii tutulmaktan kaçamıyor.

The Problemless Anonymous, Gary Roberts’ın yalnızca ikinci kısa filmi. Kısa sürede kurgu tekniğinde ortalama üstü bir başarı sergileyecek deneyime erişmesi, takdire şayan. Hikaye anlatımı hususunda bizlere bir miktar Yorgos Lanthimos kokusu da gelmedi değil. Hali hazırda The Problemess Anonymous ve Lobster oldukça benzer temeller üzerine inşa edilmiş iki distopya. Umarız ki Gary Roberts’ın ismini yakın gelecekte daha sık duyarız.