Plot twist. Yani bir filmin kırılma noktasında, izleyici ters köşeye yatırmak. Eğer izleyiciyi yalnızca sekiz dakikada ağzı açık bırakmak istiyorsanız, oldukça iyi bir fikir. Lakin bir o kadar da riskli. Özellikle işlediğiniz element gerilim ise, iki katı riski. Peki tüyleri diken diken eden bir atmosferde, korkunç bir gerçeği, en beklenmedik şekilde sunarsanız ne olur? Koltuklarına gömülmüş izleyicilerinizi, sekiz dakika bir kenarda dursun, belki de günlerce unutamayacakları bir şokla uğurlarsınız.

Ryan Patch’in ödüllü kısası, bir baba ile oğlunun, eski bir araba ile ormanın derinliklerine doğru yola çıkmasıyla başlar. Ormanda, onları karanlık bir güç beklemektedir. Asla tasvir edilmeyen bu kötülük, onlara yabancı değildir. Çünkü onu memnun edebilmek, daha fazlası için gelmemesini sağlamak adın, ona belli aralıklarla sunaklar hazırlar. Bir kavun, birkaç tüy, bir kuş pençesi, birkaç yabani yemiş. Lakin, bir şey eksik. Eğer sunağında, talep ettiği her şey olmazsa, kötülük oldukça sinirlenebilir.
theoffering_cartwoshotwebYalnız sekiz dakikada bizi harika bir atmosfere sokuyor Ryan Patch. Kullandığı kurgu ve hikayesindeki dönüş noktasıyla, bir uzun metraj film çekilebilirmiş. Genellikle M. Night Shyamalan’dan gördüğümüz, ikinci sınıf gerilimlerin düştüğü hata da bu. Eğer şu an ayakta alkışladığımı The Offering, gereksizce uzatılsaydı, yerdiğimiz sayısız film arasında bulurdu kendini. Ryan Patch, 2013 yılında çıkardığı bu kısa filmi ile, bir gerilimde olması gereken her şeyi yaptığı gibi, olmaması gereken, bütün o gereksizliklerden de uzak durmuş.