Bir kısa film fikri ortaya atmak için, en ufak kurgu materyaline dahi sahip olmasanız da, işe yarayabilecek bir başlangıç noktası var. Arkanıza yaslanın, ve birbirleriyle çok da alakası olmayan iki spesifik film türü düşünün. Lakin spesifik olmaları önemli. Misal, aksiyon gibi oldukça geniş bir kelimeyi kullanmayın. Suç filmlerine daraltın pergelinizi, hatta sonrasında soygun filmleri de denilen, “heist” alt türünde karar kılın. Bir numara cepte, şimdi ise oldukça farklı bir şey bulmak gerek. Bilim kurgu filmlerinin favori konularından biri olan “yabancı tür” motifini de merkeze alın. Benzersiz bir karışımınız var. Hikayenize bir de düğüm eklerseniz, artık muazzam bir formüle sahipsiniz demektir. İnanmıyor musunuz? Stryka tam olarak böyle yaptı!

Hikaye anlatıcılığı, kesinlikle yeniliklerden korkulmaması gereken bir sanat. Farklı yönlere ilerleyen, çizgisellikle bağdaşmayan kurgular, en azından aldıkları riski sebebiyle sempati kazanıyorlar. Stryka, ihanet ve sadakat arasında zikzak çizerken, bir ışından öte, bütün yönleri aydınlatan bir prizma gibi ilerliyor. Belki de bu sebeple, yönetmenimiz Emily Carmichael, esasında bir senarist olarak ortaya koyduğu iş ile ilgi topladı. Kendisi, Stryka ile ortaya koyduğu hikaye kurgusu sayesinde, birçok projeye davet edili.

Bir kısa filmi sizlerin beğenisine sunduğumuzda, yönetmen hakkında da birkaç kelam etmeden geçmiyoruz. Elbette, kısa film türünün, uzun metraja giden yolda bir basamak olarak görülmesine karşıyız. Lakin sektörün bu yöndeki eğilimi sebebiyle, sizlerle tanıştırdığımız bu muazzam yeteneklerin bir çoğuna, ileride beyaz perdede de konuk olacağız. Kısa film dünyası, başta Hollywood akbabaları olmak üzere birçok yetenek avcısı tarafından izleniyor. Stryka’nın yönetmeni Emily Carmichael da gözlerine üzerine çeken bir isimdi. Ortaya o denli başarılı kurgular çıkardı ki, gişe canavarı Pacific Rim’in 2018 yılında bizlerle buluşacak devam filmi için, senaryo Emily Carmichael’a emanet edildi. Kendisi, büyük balıklarla mücadele etmeye hazır gibi görünüyor.