Bu yıl adından en fazla söz ettiren yönetmen Denis Villeneuve oldu dersek abartmış olmayız. Yılın bilim kurgu filmi Arrival, muazzam kurgusu ile hemen herkesi kendisine hayran bıraktı. Lakin Arrival, Villeneuve için bir tür sınavdı diyebiliriz. Bilim kurgu severler için, sinema tarihindeki en önemli filmler arasında yer alan Philip K. Dick uyarlaması Blade Runner için, orijinal filmin yönetmeni Ridley Scott‘ın layık gördüğü kişiydi Villeneuve. Şu anlık Blade Runner 2049’a dair aldığımız bütün duyumlar oldukça pozitif. Arrival da beklentilerimizi oldukça yükseğe taşıdı. Lakin Villeneuve bununla da sınırlı kalmadı. Gelmiş geçmiş en iyi bilim kurgu romanı listelerinde, ilk üç sıradaki yeri garanti olan, Hugo ve Nebula Ödüllü baş yapıt Dune için de kolları sıvadığını açıkladı. Biz de sizlere, kendisinin 2008 yapımı kısa filmi Next Floor‘u sunalım dedik.

Size, Next Floor’un konusu hakkında tek bir kelam etme saygısızlığında bulunmayacağız. Baştan aşağı, kompleks bir alegori olan bu yapım, siz her ne çıkarımda bulunuyorsanız onu kabul ediyor. Sizler için bıraktığı ekmek kırıntıları, olası her yöne giden sayısız patikaya açılıyor. Bu sebeple Next Floor’un anlattığı tek bir husus yok. Lakin bundan çıkarımınız, açık uçlu bir sürrealizm beklemeyin. Çünkü Next Floor’u, başta Cannes, New York Short ve Nashville olmak üzere, 22 prestijli festivalde büyük ödüle taşıyan kurgu, bir belirsizlikten ibaret değil. Söz konusu hikaye, katmanlara ayrılıp incelendiğinde, oldukça mantıklı birden fazla keskin toplumsal satire bağlanabiliyor.

Villeneuve, kısa ve uzun metraj fark etmeden, kendi sanat anlayışını yansıtan bir isim. Kendisinin her geçen gün değeri yükselen bir yönetmen olması, biz sinema severler için oldukça büyük bir şans. Çatala bıçak seslerinin, filmin ritmi ile harmoni içerisindeki ilerleyişi, onun Enemy ve Sicario’da da sıkça kullandığı bir teknik. Bunu belirtmemizin sebebi ise, kimlik kavramının ne denli önemli olduğu. Villeneuve Sinemasının bir kimliği var. Elbette ki bu kendini mütemadiyen tekrar etmek anlamında değil. Yalnızca, bir karaktere sahip olmak. İşte bu sebeple, 2017’nin Denis Villeneuve yılı olmasını yürekten istiyoruz.