Prime Time Emmy Ödülleri, 68. kez sahiplerini buldu. Her sene olduğu gibi sayısız tartışmayı da peşinde getirdi. Television Academy‘nin kararlarının ciddi anlamda manipülasyon altında olduğuna iddia eden seslerin sayısı artıyor. Lakin bu günümüze ait bir hal değil. Emmy, tarih boyunca bir sürü soru işareti bırakmayı başardı izleyicilerin akıllarında. Birçok yapım, hem izleyiciler hem de eleştirmenlerce övgülerle anılırken, şansları Emmy Ödüllerinde hiç yaver gitmedi. TINQ sizin için derledi: Tek Bir Emmy Ödülü Dahi Alamamış Efsaneler!

4) It’s Always Sunny In Philadelphia

Kuşkusuz ki, Birleşik Krallığı bir kenara ayırdığımızda, kalburüstü mecraların absürd komediye hak ettiği değeri verdiğine tanık olamıyoruz. Bu sebeple Television Academy’nin It’s Always Sunny In Philedelphia’yı 11 sezondur görmezden gelmesi şaşırtıcı değil. Rob McElhenney ve Glenn Howerton’ın yaratıcıları olduğu dizi, Paddy’s isimli bir İrlanda Barını -oldukça başarısız bir şekilde- işletmeye çalışan beş iflah olmaz karakter üzerine kurulu. Paddy’s, hemen her bölümün başlı başına bir film olabilecek derecede tutarsız olaylara gebe olduğu bir bar. Komedi dizilerinin en büyük sorunu kuşkusuz ki kendini tekrar etmek. It’s Always Sunny In Philedephia bu hususta pek az rakip kabul ediyor.  Herhangi bir hususta espri yapmaktan çekinmeyen bir yapımdan söz ettiğimizi de belirtelim. Gelmiş geçmiş en iyi komedi dizilerinden biri olduğu sıkça dile getirilen yapımın, yalnızca üç Emmy Adaylığı bulunuyor. Hayır, bunların hiçbiri tahmin ettiğiniz dallarda değil. Bu eşi benzeri bulunmaz absürt komedi şaheseri yalnızca En İyi Dublör Koordinasyonu branşında aday olabildi şu ana dek.3) Star Trek
Görsel Sanatların uçsuz bucaksız geçmişinde çok az eser Star Trek kadar büyük bir hayran kitlesine sahip olabilmiştir. “Hayran Kitlesi” dediğimizde aklınıza herhangi başka bir yapımın sıkı takipçileri geliyorsa hemen düzeltelim, çünkü bahsettiğimiz topluluk bir kült. Isaac Asimov’un bizzat kendisi tarafından -birkaç eleştiri de içeren- övgüler almış bir bilimkurgu yapımı ne yazık ki Television Academy’nin standartlarına göre yeterince iyi değildi. Star Trek, üç sezonluk orijinal yayın hayatı boyunca 13 defa aday olduğu altın heykelciği, bir defa dahi kazanamadı. Bu adaylıkların üç tanesi de geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Leonard Nimoy’a ait. Popüler kültürde en fazla yer kaplayan bilimkurgu karakterlerinin listesini yapacak olsak, Nimoy’un hayat verdiği Mr. Spock’ı es geçmemiş mümkün olmazdı. Star Trek bize gösteriyor ki, Television Academy’nin Emmy için aradığı kıstaslar içinde bir türe yön vermiş olmak, hatta ve hatta birçok insanın hayatına yön vermiş olmak yer almıyor.2) Oz
Tom Fontana, tamamen bir hapishane içinde geçecek bir dizi yazacağını söylediğin yapımcıların olumsuz tavırlarıyla karşılaşmış. “Elbette kendini tekrar etmeye başlayacaktır.” ve “Bu kadar klostrofobik sahnelerden insanlar çabuk sıkılacak.” gibi yorumların ardı arkası kesilmemiş. HBO Projeye ilk onayını verdiğinde, anlaşmanın yalnızca tek sezonluk olması da Fontana’ya olan güvenin ne denli zayıf olduğunu gösteriyor. HBO yetkililerinin Oz’un bu başarısı karşısında ne denli şaşırdığını hayal bile edemiyoruz. Ortalama bir bölümünde, güvenli sularda yüzmeyi seven yapımcıların asla bulaşmayacağı konuların hepsine aynı anda değinen bir yapım. Irkçılık, faşizm, homofobi, radikal islam, politik yozlaşma, devlet kontrolünde şiddet… Tom Fontana Oz için yazdığı her cümlede ateşle oynuyordu. Çünkü sinemanın en tehlikeli enstrümanında ustalaşmıştı: Gerçekçilik. Oz’un her biri farklı bir siyasi, etnik veyahut dini grubu temsil eden karakterleri o denli ciddiydi ki, birçok bölüm haftalarca tartışma programlarına dahi malzeme oldu. Gelmiş geçmiş en iyi dizler listelerinde, ilk ondaki yerini genellikle koruyan Oz, yayın hayatı boyunca yalnızca iki defa Emmy adaylığı gördü. Ne yazık ki ödüle hiç uzanamadı. Birçok eleştirmen, Oz’un Television Academy tarafından görmezden gelinmesinin sebebini politik kaygılara bağlıyor.

1) The Wire
iMDb, The Empire, The New Yorker,  Entertainment Weekly, The Rolling Stones, The Guardian Writers Guild ve neredeyse bütün sinema blogları. Size The Wire’ın ne kadar iyi olduğunu anlatmak yerine, onu “Gelmiş Geçmiş En İyi Diziler” listesinde ilk üç sıraya yerleştirmiş en büyük medya organlarının küçük bir listesini vermiş olduk. Baltimore Eyaleti dahilindeki uyuşturucu trafiğini konu alan bu yapım için hali hazırda kullanılmamış bir övgü bulmak imkansız.thewireact