Günümüz sinemasının hedef kitlesini oluşturan jenerasyon, 80’ler ve 90’larda çizgi filmlerin altın çağını yaşadılar. Bu sebepten dolayıdır ki, bir zamanların ikinci sınıf figürleri olan karakterler, artık devasa bütçelerle gişeyi fethediyorlar. Öyle ki, sinema ve televizyon endüstrisi, neredeyse her adımını onları tatmin etmek için atıyor. Bu zincirin en eğlenceli adımlarından biri ise, ülkemizde de en az dünyanın kalanı kadar büyük bir popülerliğe erişen çizgi seri Voltron. Her ne kadar, Türkiye’de neden “Voltran” olarak yayınlandığı bir muamma olsa da, efsaneleşme yolundaki macerası neredeyse aynı. Netflix, orta yaş bunalımına girmiş veyahut adım adım yaklaşan bu nesle, muazzam bir hediye verdi: Voltron: Legendary Defender.

Beast King GoLion adı bir animeden, batı televizyonlarına adapte edilen Voltron, aslanlardan ilham alarak tasarlanmış savaş araçları ile galaksiye adalet dağıtan ekibimizin hikayesi. Bir dönemin, favori teması olan, birleştiklerinde daha büyük ve yenilmez bir robota dönüşen takım, Voltron ile popüler olmuş bir motif. “Ben kafasını oluşturacağım.” gibi bir cümleden anlam çıkarabiliyorsanız, siz de Voltron jenerasyonundansınız demektir.

Serinin yaratıcı ekibinde orijinal eserin arkasındaki isimlerden herhangi biri bulunmamakta. Lakin bu sizi yanıltmasın. Çünkü, ilk olarak 1984 yılında yayına başlayan seri ile neredeyse taban tabana paralel bir yapım hazırlamakta Netflix. Aradığınız çocukluk nostaljisini karşılama konusunda muazzam bir iş çıkardılar. Serinin yönetmenliğini üstlenen Joaquim Dos Santos kendini kanıtlamış bir isim. Dünya çapında popülerliğe erişen animasyon serisi Avatar: The Last Airbander‘ın son sezonu, kendisinin yönetmenliğinde ortaya çıktı. Bunun dışında, DC karakterlerinin şu anlık en başarılı oldukları mecra olan uzun metraj animasyon filmlerinin birçoğunda da yönetmen koltuğunda Joaquim Dos Santos oturuyor.

Serinin 11 bölümden oluşan ilk sezonu büyük bir beğeni toplamıştı. Yalnızca kurgu ve hikaye bakımından değil, görsel teknikler de beklenenin üzerinde bir tatmin yarattı. Elbette günümüz animasyon teknolojisinin bütün nimetlerinden yararlanılsa da, hayranların beklentisi, çizgilerin en azından orijinal eseri andırmasıydı. Voltron: Legendary Defender, bu hususu oldukça ciddiye alıyor. Modern metotlar ve dijital tekniklerle üretilmiş olsa da, yeni seri, 80’lerin çizgilerini tamamen korudu. Bu sebeple, göz aşinalığına ihtiyaç duyan izleyiciler, rahatsız edici bir farklılıktan mustarip olmadılar.

Seslendirme kadrosunda, yakından tanıdığımız bir isim de var. The Walking Dead serisine, devam etmekte olan sezonun başında veda ederek, birçok hayranı derinden üzen Steve Yeun, Keith karakterine sesini verdi. Glenn rolüyle izleyicilerin sevgisini kazanan Yeun, projeye dahil olmak için kendisinin adım attığını dile getiriyor. Çocukluğundan itibaren en sevdiği televizyon programının, yeni jenerasyonlara aktarılmasına görev alarak, kendisinin söylemiyle hayalini gerçekleştirdiğini belirtiyor.

Voltron: Legendary Defender 20 Ocak‘ta Netflix izleyicileri ile buluşacak.