Luc Besson’un uzun süredir merakla beklenen projesi Valerian And The City Of A Thousand Planets için artık gün sayıyoruz. Yılın iddialı bilim kurguları arasında yer alan film, fragmanından da anlaşılacağı üzere Fransız Sinemasının şu ana kadar ki en pahalı filmi olma unvanını da devraldı.

Geçtiğimiz 10 yıllık süreçte, beyaz perdede tabiri caizse Üçüncü Dünya Ülkelerinin yıllık bütçelerine denk harcamalarla ortaya konmuş yapımlara alıştık. Hollywood, özellikle de bilim kurgu ve fantastik yapımlar için ortaya birer servet koyuyor. Elbette ki neredeyse hemen her örnekte bu miktarlar gişeden misliyle geri dönüyor yapımcıların kasalarına. Avrupa Sineması elbette yedinci sanatın bu kitlesel endüstri kısmında tevazuyu elden bırakmadı. Lakin Luc Besson bu durumu değiştirebilecek bir filmle geliyor. Öyle ki, Valerian And The City Of A Thousand Planets, Fransız Sinemasının en pahalı yapımı olarak tarihe geçti bile.
Söz konusu bütçe rekoru yalnızca kırılmadı, deyim yerindeyse paramparça edildi. Fransız Sinemasının en pahalı filmi olma unvanını 2008 yılından bu yana Asterix at the Olympic Games elinde tutmaktaydı. Bir çizgi roman uyarlaması olarak Valerian And The City Of A Thousand Planets ile aynı kulvarda bulunan yapım 79 Milyon Euroluk bir prodüksiyon maliyetine ulaşmıştı. Luc Besson ise kesenin ağzını ciddi anlamda açmış. Bu miktarı neredeyse üç katına çıkararak 197 Milyon Euro harcanan Valerian And The City Of A Thousand Planets, Fransız Sinemasını devasa bütçeli yapımlarla tanıştırmış oldu. Bu tutarın içindeki en büyük parçalardan biri kuşkusuz ki makyaj. Sonuçta 200 farklı uzaylı türüne ev sahipliği yapacak bir yapımla karşı karşıyayız.

Bir Fransız yapımı olsa da, aklınızda bu yönde bir imaj oluşmasın. Luc Besson Kıta Avrupası ile bağlarını uzun süre önce koparmış bir isim. Bu durumu Valerian And The City Of A Thousand Planets’in kadrosuna bakarak da söyleyebilirsiniz. Başrollerde Chronicle ile tanıdığımız Dane DeHaan ve Suicide Squad‘ın Enchantress’ı Cara Delavinge’i izleyeceğimiz film, Hollywood’dan birçok tanıdık ismi daha bünyesinde barındırıyor. Clive Owen, Ethan Hawke ve John Goodman gibi deneyimli isimlerin yanı sıra, R&B müziğin yeryüzündeki en prestijli isimlerinden Rihanna‘yı da küçük bir rolde izleyeceğiz.
Valerian And The City Of A Thousand Planets, eğer hedeflediği gişe başarısına ulaşırsa birçok yapımdan oluşacak bir film serisine dönüşecek bir proje. Filmin uyarlandığı Valérian and Laureline isimli çizgi romanın 1967 yılından 2010’a kadar aralıksız yayınlandığını düşünürsek, Luc Besson’un elinde onlarca filme yetecek kadar materyal mevcut. Bu da demektir ki, hemen her halkasında Fransız Sinemasının en pahalı filmi olma rekorunu bir kademe daha arttırabilecek bir marka doğuyor olabilir.

Luc Besson, bilim kurgu sinemasına hiç de yabancı bir isim değil. Modern bir kült statüsüne ulaşan 1997 yapımı The Fifth Element ile Hollywood ve Avrupa Sinemasını kesiştiren Besson, söz konusu türe üç yıl önce Lucy ile dönüş yapmıştı. Yalnızca 40 Milyon Dolar gibi, günümüz bilim kurgu sineması için oldukça mütevazi bir bütçeyle, 400 Milyon Dolarlık gişe vurgununa imza atan Lucy eminiz ki Luc Besson’un gelecek planlarını büyük ölçüde değiştirdi. Kendisinin suç temalı filmlerini özlemiş olsak da, bilim kurgu sinemasının Hollywood’un kalıplaşmış paletinden dışarı çıkıyor olması bizi mutlu ediyor.

Valerian And The City Of A Thousand Planets, 21 Haziran‘da izleyicilerle buluşacak.