Başrolünde Robert De Niro’nun oynadığı, tarihin en büyük dolandırıcılarından biri olarak kabul edilen Bernie Madoff’u konu edinen The Wizard Of Lies’ın ilk fragmanı yayınlandı.

Amerikan televizyon imparatorluğunun en büyük devi HBO, 14 adaylıkla mücadele ettiği 74. Altın Küre Ödüllerinden eli boş döndü. Game Of Thrones ve Westworld gibi, devam eden en pahalı yapımların ev sahibi, büyük bir hayal kırıklığıyla tamamladı seremoniyi. Birçok eleştirmen, HBO’yu, gecenin bir numaralı kaybedeni ilan etti. Bu sebeple olacak ki, bir sonraki yayın sezonu oldukça agresif bir şekilde hazırlanıyor prestiji televizyon şirketi. Robert De Niro gibi bir ismi, televizyon filmi projesine dahil etmek de, bu agresifliğin olası en bariz dışa vurumu.

Bu yıl içinde gösterimi beklenen, kanala ait film projesi ise The Wizard of Lies.  Esasen oldukça tehlikeli sularda yüzen bir yapımla karşı karşıyayız. Ülkemizde, Titan Saadet Zinciri örneği ile öne çıkan, piramit satış sistemini benimsemiş dünyaca ünlü üçkağıtçılık oyunu Ponzi ile 2008 yılında sayısız kişiyi dolandıran Bernie Madoff‘un hikayesini izleyeceğiz. Yapımı bu denli riskli kılan ise, hali hazırda onlarca kişinin Madoff Dolandırıcılığından mustarip olması. Filmde karşılaşacağımız ve Robert De Niro’nun aptal yerine koyacağı karakterlerin tamamı, gerçek insanlar ve izliyor olacaklar.

Robert De Niro’nun Yer Aldığı The Wizard Of Lies’ın Mayıs Ayında Yayınlanması Bekleniyor
The Wizard Of Lies, Robert De Niro’ya eşlik etmesi için oldukça tecrübeli bir kadro kurmuş. Tamı tamına 6 Emmy Ödülü bulunan, televizyon oyunculuğunun metot ismi Hank Azaria, Bernie Madoff’un sağ kolunu canlandırıyor. Sinemayla alakalı herkesin yakından tanıdığı isim, Michelle Pfeiffer ise, yıllara meydan okuyan güzelliği ile karşımızda olacak. Diana Henriques‘in kitabından uyarlanan The Wizard Of Lies’ın yönetmen koltuğunda ise De Niro ile daha önce kült yapım Sleepers‘ta bir araya gelen Barry Levinson oturuyor.

HBO’nun Mayıs ayında yayınlanması beklenen The Wizard of Lies’ın prömiyerinin Cannes’da gerçekleştirilmesi ihtimali bulunuyor. Bu durum, televizyon filmi hakkındaki umutlarımızı arttıran sebeplerin başında gelmekte. Beyaz perde için olmayan bir yapım, Cannes dahilinde gösterilmeye değer bulunursa, HBO çıtayı yine bambaşka bir yere taşımış olacak.