1979, ABD, 92 Dakika
Yönetmen: Walter Hill
Oyuncular: Michael Beck, Dorsey Wright, James Remar
The Warriors, 4 milyon dolara mal olmuş, 1979 yapımı bir film. Elbette ki bütçe, yapım şirketinin ödediği bedel bu zira konu The Warriors olunca, filmin toplam maliyetine fazladan bir 10 milyon dolar eklememiz gerekiyor. Neden mi? Filmin yarattığı sansasyon sebebiyle, kendilerine etkileyici bir çete ismi bulan gençler, New York şehrinde yıkıma yol açtığı için!
warriors_081pyxurzYakın gelecekte New York’taki her sokak, her mahalle, kendine özgü renkleri, sembolleri ve giyim tarzına sahip olan çeteler tarafından bölüşülmüştür. Brooklyn’de The Saracens, Chinatown’da Savage Huns, Bronx’ta Moonrunners… Elbette bir de, Coney Island’dan The Warriors. Esasen, distopik bir çevrede, bir yerlere ait olmaya çalışan çocuklardır bunlar. Bütün bu çeteler sık sık birbirleriyle, ara sıra da polisle ciddi çatışmalara girer. En büyük oyunculardan biri de, Gramercy Riffs çetesidir. Liderleri Cyrus, diğer hiçbir çetenin sahip olmadığı bir vizyonla, kusursuz bir plan yapar. Cyrus’a göre eğer çeteler birleşirse, hiçbir kuvvet şehri onlardan alamaz. Bütün çeteler, Cyrus’un davetiyle, tarihin gördüğü en büyük buluşma için Central Park’ta toplanır.
e1dee8a760ce705328439a2c72bc4899Cyrus, bir peygamber gibidir. Kollarını açıp, çetelere seslenirken, Kızıl Denizi ikiye ayıran Musa’yı andırır. Binlerce çete aynı anda, Cyrus ve onun korkunç ideali için çığlık çığlığa bağırır. Bütün bu coşku, bir saniye içinde yerini ölüm sessizliğine çevirecektir. Rogues’un lideri Luther, Cyrus’u öldürür. İşin en korkunç tarafı ise, bu cinayet, The Warriors’un üzerine atılır. Artık The Warriors, şehrin tamamı tarafından nefret edilen, başında ödül olan bir çetedir. Şafağa saatler kala, The Warriors’ın kurtulmasının tek yolu, New York’u baştan başa geçmektir. Her köşe başında, onları öldürmek isteyen başka bir çete varken…
cyrusThe Warriors, Sol Yurick’in aynı adı taşıyan romanından uyarlama. Roman ise, Antik Yunan’da yaşamış Ksenofon’un epik eseri Anabasis’in modern bir adaptasyonu. Öyle ki filmde Yunan mitolojisine, özellikle de Anabasis’in temeline sayısız gönderme mevcut. Cyrus karakteri birebir Anabasis’ten alınma. Baş karakterimiz Ajax’ın ismi de Antik Yunanlı efsanevi savaşçıdan geliyor. Bütün bu paralelliklerin anlatıldığı bir özel versiyon yapılması, Yönetmen Hill’in en büyük isteklerinden biriydi. Seslendirme için Orson Welles’e teklif yapmayı dahi göz önünde bulundurmuş Hill. Aklındaki versiyonu, filmin çıkışından 20 yıl sonra dağıtıma geçiren Hill, söz konusu seslendirmeyi de kendisi üstleniyor.

Bugün, kült mertebesine yükseldiği tartışmasız olan The Warriors, dönemin eleştirmenleri tarafından yerden yere vurulmuştu. Gereksiz şiddet öğeleri, gerçeklikten uzaklık ve gençleri vandalizme itme gayesi güttüğü birçok sert eleştiri aldı. Gişede başarısız olmasının en büyük sebebi de buydu. New York Şehir Meclisi’nin ricasıyla, film 3. haftasında yayından kaldırıldı. Hukuki mücadele sonunda yasak kaldırılsa da, film ciddi bir yara almış oldu.
the-warriors-the-boppersPeki, New York Şehir Meclisi neden böyle bir karar almıştı? Çünkü film, küçük de olsa bir kitleyi, derinden etkiledi. Kendilerine çete ceketleri yaptıran, bir isim seçen genç arkadaş grupları, başta grafiti ve yağma olmak üzere, “vandalizm” olarak adlandırılan birçok aktiviteye yöneldiler. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, şehre verilen hasar ciddi miktarlara ulaştı.

Çıkışından yıllar sonra, en popüler sinema mecralarında sayısız övgü topluyor The Warriors. Kostümlerinden müziklerine, makyaj tekniğinden repliklerine kadar popüler kültürde bu kadar büyük bir yer kaplayacağını kimse hayal etmiyordu. Lakin bugün itibarıyla The Warriors’a dair her öğe birer ikon. Öyle ki, Entertainment Weekly, sinema tarihindeki en önemli kült yapımlardan oluşturduğu listede, The Warriors’a ilk 10 sırada yer vermekten çekinmedi.
hihats-728x410Söz konusu The Warriors olduğunda, filmin müziklerinden bahsetmek zorundayız. The Warriors, ortaya öyle ritmler koyuyor ki, ayaklarınıza hakim olmak neredeyse imkansız. Joe Walsh ve Barry De Vorzon’un Nowhere to Run parçası, sık sık gelmiş geçmiş en iyi orijinal film müzikleri arasında gösterilir. Lakin TINQ ekibi olarak favorimiz, Lizzies isimli tamamı kadınlardan oluşan çeteyle özdeşleşen, Genya Ravan’ın Love Is A Fire’ı.

The Warriors’u bu denli muhteşem yapan şeylerden biri de, birçok sahnenin doğaçlama olması. Oyunculara yalnızca vermeleri gereken duyguyu anlatan Hill, repliklere nadiren müdahale etmiş. Öyle ki, filmin en ikonik sahnelerinden biri olan, finalde Luther’ın The Warriors’ın karşısına çıkışı, tamamıyla doğaçlama. David Patrick Kelly’e, yalnızca The Warriors üyelerini kışkırtması, tehdit etmesi söylenir. Üç cam şişeyi birbirine vurarak söylediği rahatsız edici replik, tamamıyla kendisinin anlık yaratıcılığına ait.
warriors_199pyxurzWalter Hill’in başvurduğu tek “değişik” metot bu da değil. Oyuncuların gözlem yapabilmesini de hedefleyerek, film setinin güvenliğini profesyonel bir şirket yerine, New York’lu bir çeteye emanet etmiş Hill. The Mongrels isimli çete, günlük 500 dolar karşılığında, setin etrafında kuş uçurmamış. Hatta birkaç oyuncuya muşta ve beysbol sopası kullanmayı da öğretmiş.
the-warriors-lutherEğer distopyalar ilginizi çekiyor, alt metni kuvvetli filmlerden de keyif alıyorsanız The Warriors sizi oldukça etkileyecek. Filmi bitirir bitirmez, bütün The Warriors üyelerinin isimlerini ezberleyeceksiniz. Gözünüzü kapattığınızda, New York şehrinin bir haritasını hayal edecek, hangi semtin, hangi çetenin çöplüğü olduğunu düşüneceksiniz.