Hollywood piramidinin en üst katmanındaki üç isim, güçlerini gazetecilik tarihinin en önemli mücadelelerinden biri için birleştiriyor. Steven Spielberg’ün yöneteceği The Post, Meryl Streep ve Tom Hanks gibi iki usta ismi bir araya getirecek.

Politikacıların ve devlet büyüklerinin yalanlarına karşı gerçekleri savunan siviller, Hollywood için asla eskimeyecek kurguların başında geliyor. Daha önce defalarca işe yaramış bir formül, bu kez belki de tarihteki en keskin örneğini konu alarak karşımıza çıkacak. Pentagon Papers adı verilen, Birleşik Devletlerin yüzleştiği en ağır skandallardan birinin gün yüzüne çıkarılma hikayesi, muazzam bir kadroyla karşımıza çıkıyor. Konusu, yönetmeni ve başrolleriyle, The Post daha tek karesi bile çekilmemişken Akademi Ödüllerine aday olduğunu bizzat kendi başına duyurabilecek bir proje.

Meryl Streep, bilindiği üzere belki de dünya üzerindeki en geniş ödül rafına sahip aktris. Kendisinin uçsuz bucaksız altın heykelcikler koleksiyonu dahilinde üç adet de Oscar mevcut. Tom Hanks‘in de elbette söz konusu Akademi Ödülleri olduğunda aşağı kalır yanı yok. Philadelphia ve Forrest Gump ile iki yıl üst üste En İyi Erkek Oyuncu sıfatıyla taçlandırılan aktör, yönetmen Steven Spielberg‘ün de favori isimleri arasında yer alıyor. İkili şu ana kadar tam dört filmde beraber çalıştı, her biri ise gerek gişede gerekse ödül törenlerinde büyük başarılara ulaştılar. Tom Hanks’in başrolünü üstlendiği Saving Private Ryan‘ın Spielberg’e En İyi Yönetmen Oscar’ını getirdiğini de hatırlatalım.
The Post’un, daha yalnızca bir proje dosyasından ibaretken bile bu denli ilgi çekmesinin tek sebebi kadrosundaki üç dev isim değil. Moonlight‘ın La La Land’i saf dışı bıraktığı bir seremoniden sonra bunu söylemek ne kadar doğru bilinmez ama, The Post an itibariyle Oscar kriterlerine oldukça uygun bir fikir. Washington Post gazetesinin, tarihe Pentagon Papers olarak geçen, Birleşik Devletler derin bürokrasisin Vietnam Savaşı başta olmak üzere birçok hususta halkı sistematik olarak yanıltma ve kitlesel manipülasyon enstrümanlarını ortaya koyan yazı dizisi filmimizin konusu olacak.

Gerçek karakterlerin hukuki mücadelesini izleyeceğimiz The Post, şimdiden bizlere Spotlight‘ı anımsatıyor. Lakin kaderinin Spotlight kadar parlak olup olmayacağınızı görmek için bir hayli beklememiz gerekiyor. Her ne kadar imzalar atılmış olsa da, The Post’u 2019’tan önce izlememiz pek de mümkün görünmüyor.