Yamyam motosiklet çeteleri, Mad Max vari bir distopya, 80’lerin synth tabanlı müzikleri, karizmatik tarikat liderleri ve rutin haline gelmiş vahşet… Ana Lily Amirpour, The Bad Batch ile muazzam bir ambiyans yaratmış. Jason Momoa, Keanu Reeves ve Jim Carrey gibi isimlerin buluştuğu, festival sezonunu kapatıp, vizyona girmeye hazırlanan filmden yeni bir fragman geldi.

Ana Lily Amirpour bizi artık şaşırtamaz dediğimiz oluyor. Lakin her seferinde, kendisi tarafından hali hazırda oldukça yükseğe taşınmış olan özgünlük barını biraz daha ittirecek gibi. Bundan yaklaşık üç yıl önce, A Girl Walks Home Alone at Night ilk duyurulduğunda filmin tanımını 3-4 defa okumamıza rağmen, suratımızdaki ifade bir belirginlik kazanamamıştı. “İran’ın ilk vampirleri konu alan spagetti western’i” gibi bir cümle ile tanıtılan filmin, dünya çapında övgülere nail olduğunu hatırlatalım. Amirpour bu sefer karşımıza, en az ilk filmi kadar farklı bir projeyle geliyor: The Bad Batch.

Distopik bir gelecekte, toplumun kusursuzluğuna leke düşürebilecek herkes, uygarlığın dışında yaşamaya zorlanır. Çölün ortasına atılan bu istenmeyen şahıslar arasında, çalışmayacak kadar hasta olanlar, aklı dengesi yerinde olmayanlar, uyumsuzlar, şiddet eğilimliler ve aklınıza gelebilecek her türlü sapkın vardır. Kabileler halinde çölde hayatta kalmaya çalışan bu “artıklar”, zaman içinde hayatta kalma içgüdüsüyle vahşeti günlük hayatın bir parçası haline getirirler. Büyük gruplar, yamyamlığı bir kültür olarak benimseyip hayatlarına devam ederken, bir kısım da sahte peygamberlerin tarikatlarına katılırlar. İşte böylesine acımasız bir ortamda, uygar dünyadan yeni gelmiş bir karakterin macerasını izleyeceğiz.

Keanu Reeves’in canlandırdığı The Dream karakteri, filmi kült mertebesine taşıyabilecek kadar orijinal. Jim Jones vari bir tarikat liderini canlandıran Reeves, kendisiyle özdeşleşen karakterlerin oldukça dışına çıkmış görünüyor. Jason Momoa ise, her zamanki gibi bir barbarı canlandırıyor. Lakin hiç kimse, Jason Momoa’ya biçilen rollerin birbirine benzerliğinden şikayet etmiyor olmalı. The Bad Batch’in bizlerle tanıştıracağı isim ise Suki Waterhouse. Daha önce küçük rollerde karşımıza çıkmış olsa da, kendisini ilk kez spot ışıklarının merkezinde izleyeceğiz. Genç yetenek, henüz izleyici karşısına çıkmasa da, festivallerde beğeni toplamış olsa gerek, çünkü önümüzdeki yıl için hali hazırda 6 yapımla anlaşma imzaladı.

The Bad Batch, kadrosunda birçok yıldız isim daha barındırıyor. Gelmiş geçmiş en başarılı karakter oyuncuları arasında gösterilen ünlü aktör Jim Carrey akli dengesi pek de yerinde olmayan bir bilgeyi canlandıracak. Rogue One ile popülerliğe kavuşan Diego Luna ve Sneaky Pete dizisinin yıldızı Giovanni Ribisi de kadroda yer alan isimlerden.