Yalnızca iki ay sonra kedisine ait ilk yapımda izleyeceğimiz Spider-Man, kostümünün yapabildiklerini açıklayan yeni bir promo ile karşımıza çıktı. Peter Parker karakterinin yaşadığı ekonomik buhranlara alışık olduğumuzdan olsa gerek, bu yeni oyuncaklardan gözlerimizi alamadık.

Çizgi roman fanatikleri Bruce Wayne mi yoksa Tony Stark mı daha zengin diye tartışadursun, beraber yaşadığı halasının emekli maaşı ile geçinen süper kahramanımız Spider-Man ile buluşmamıza kısa bir süre kaldı. Biz günleri sayarken, Peter Parker da kostümünü savaşa hazırlıyor. Elbette Tom Holland bu hususta mavi-kırmızı kostümü giymiş diğer bütün aktörlerden daha şanslı. Sonuçta, diğerleri kahramanlık kariyerlerinin başında dikiş dikmeyi öğrenmek zorunda kalırken, Marvel Sinematik Evreni’nin Spider-Man’i Tony Stark ile bir tür usta-çırak ilişkisi içinde. Bu sebeple de bir sürü oyuncağa sahip. Eğer filmin vizyona girmesini bekleyemeyecek kadar çok merak ediyorsanız yeni Spider-Man kostümünü ve yapabildiklerini, sizi şöyle alalım.

Bir önceki fragmanı hatırlarsanız, defalarca gözlerimizin önüne serilen husus, Tony Stark‘ın Peter Parker‘dan başlıca talebinin altını çiziyordu: “Kendini tehlikeye atma”. Captain America: Civil War ile başlayan, iki arasındaki usta-çırak ilişkisi, projenin ilerleyen halkalarında da kurgunun merkezinde olacağa benziyor. Çizgi romanlarda her zaman için biraz daha belirgin olan Peter Parker’ın mucit tarafı, karakterin yeni tasarımında oldukça ön plana çıkarılmış. Tony Stark ile oldukça paralel olan bu yönü, karakterler arasındaki uyumun da başlıca sebeplerinden. Lakin şu ana kadar görmediğimiz kadar toy bir Spider-Man ile karşı karşıyayız. Bu sebepten ötürü Tony Stark, Peter’ın ölümcül mücadelelere atılmak için biraz hızlı davrandığını düşünmekte. Anladığımız kadarıyla, gücünün büyük kısmını Stark’ın tasarladığı ekipmanlardan aldığını düşünen Spider-Man, bir tür öz güven sınavı da verecek. Fragmanın ikinci kısmında görülen el yapımı kostüm de, bu kendini bulma arayışının bir parçası olsa gerek.

Spider-Man: Homecoming ile Marvel Evreninde kendine ait bir filme kavuşacak olan Peter Parker’ı hiç bu kadar genç izlememiştik. Sam Raimi‘nin yönettiği ve modern çizgi roman filmlerinin başlangıcı olarak kabul edilen Spider-Man üçlemesi, bizlere Tobey Maguire‘ın canlandırdığı, bir miktar depresif bir Peter Parker portresi çizmişti. Bize göre rolü şu ana kadar üstlenen en başarılı aktör olan Andrew Garfield ise, yalnızca iki filmlik bir projede mavi-kırmızı kostümü giyebildi. Andrew Garfield, Peter Parker’la özdeşleşen mizah elementlerini, utangaçlığı ve sosyal uyumsuzluğu muazzam bir şekilde yansıtıyordu. Her ne kadar Spider-Man’i Marvel Sinematik Evreninde görmek bizi mutlu etse de, Andrew Garfield’la vedalaşmanın burukluğunu hala yaşıyoruz. Evet, her ne kadar alışık olmadığımız, lise öğrencisi Peter Parker’a biraz uyum sorunu yaşasak da, Tom Holland’ı yabana atmamak gerekir. Geçtiğimiz yıl BAFTA Ödüllerinde, gelecek vaat eden oyunculara verilen Rising Star heykelciğini kaldırdığını da unutmayalım.
Michael Keaton, belki de 90 jenerasyonunun bir süper kahramanla ilk özdeşleştirdiği aktör olabilir. Tim Burton‘ın yönettiği, kısa sürede klasikleşen Batman ve Batman Returns filmlerinde Kara Şövalye’yi canlandıran Keaton’ın kadroda olması proje için büyük bir şans. Kendisinin canlandıracağı Vulture ise Spider-Man’in geçmişi oldukça eskiye dayanan düşmanları arasında. Her ne kadar karakterin büyük ölçüde revize edildiğinin altı çizilse de, kendisini suç ve yıkıma iten motivasyon aynı kalmış olmalı. Neredeyse bütün Spider-Man kötüleri gibi, Adrian Toomes da bir mucit. Kendisi, branşı dahilinde yaptığı çalışmalarla, başkalarının gençlik enerjilerini çalabilen bir cihaz geliştirir. Oldukça yaşlı ve ölümle burun buruna bir adam olan Toomes, bu cihazı sayesinde gençleşmekte ve şehre terör saçmaktadır.