Mahallenizin dostu Spider-Man, Marvel Sinematik Evreni dahilinde kendisine ait ilk film olacak Homecoming ile geliyor! Merakla beklenen filmden ikinci fragman da yayınlandı. Michael Keaton’ı Spider-Man’in azılı düşmanlarından Vulture olarak izleyeceğimiz film, spot ışıklarını üstüne çekmeyi başardı.

Fragman boyunca defalarca gözlerimizin önüne serilen husus, Tony Stark‘ın Peter Parker‘dan başlıca talebinin altını çiziyor: “Kendini tehlikeye atma”. Captain America: Civil War ile başlayan, iki arasındaki usta-çırak ilişkisi, projenin ilerleyen halkalarında da kurgunun merkezinde olacağa benziyor. Çizgi romanlarda her zaman için biraz daha belirgin olan Peter Parker’ın mucit tarafı, karakterin yeni tasarımında oldukça ön plana çıkarılmış. Tony Stark ile oldukça paralel olan bu yönü, karakterler arasındaki uyumun da başlıca sebeplerinden. Lakin şu ana kadar görmediğimiz kadar toy bir Spider-Man ile karşı karşıyayız. Bu sebepten ötürü Tony Stark, Peter’ın ölümcül mücadelelere atılmak için biraz hızlı davrandığını düşünmekte. Anladığımız kadarıyla, gücünün büyük kısmını Stark’ın tasarladığı ekipmanlardan aldığını düşünen Spider-Man, bir tür öz güven sınavı da verecek. Fragmanın ikinci kısmında görülen el yapımı kostüm de, bu kendini bulma arayışının bir parçası olsa gerek.
Michael Keaton, belki de 90 jenerasyonunun bir süper kahramanla ilk özdeşleştirdiği aktör olabilir. Tim Burton‘ın yönettiği, kısa sürede klasikleşen Batman ve Batman Returns filmlerinde Kara Şövalye’yi canlandıran Keaton’ın kadroda olması proje için büyük bir şans. Kendisinin canlandıracağı Vulture ise Spider-Man’in geçmişi oldukça eskiye dayanan düşmanları arasında. Her ne kadar karakterin büyük ölçüde revize edildiğinin altı çizilse de, kendisini suç ve yıkıma iten motivasyon aynı kalmış olmalı. Neredeyse bütün Spider-Man kötüleri gibi, Adrian Toomes da bir mucit. Kendisi, branşı dahilinde yaptığı çalışmalarla, başkalarının gençlik enerjilerini çalabilen bir cihaz geliştirir. Oldukça yaşlı ve ölümle burun buruna bir adam olan Toomes, bu cihazı sayesinde gençleşmekte ve şehre terör saçmaktadır.

Spider-Man: Homecoming ile Marvel Evreninde kendine ait bir filme kavuşacak olan Peter Parker’ı hiç bu kadar genç izlememiştik. Sam Raimi‘nin yönettiği ve modern çizgi roman filmlerinin başlangıcı olarak kabul edilen Spider-Man üçlemesi, bizlere Tobey Maguire‘ın canlandırdığı, bir miktar depresif bir Peter Parker portresi çizmişti. Bize göre rolü şu ana kadar üstlenen en başarılı aktör olan Andrew Garfield ise, yalnızca iki filmlik bir projede mavi-kırmızı kostümü giyebildi. Andrew Garfield, Peter Parker’la özdeşleşen mizah elementlerini, utangaçlığı ve sosyal uyumsuzluğu muazzam bir şekilde yansıtıyordu. Her ne kadar Spider-Man’i Marvel Sinematik Evreninde görmek bizi mutlu etse de, Andrew Garfield’la vedalaşmanın burukluğunu hala yaşıyoruz. Evet, her ne kadar alışık olmadığımız, lise öğrencisi Peter Parker’a biraz uyum sorunu yaşasak da, Tom Holland’ı yabana atmamak gerekir. Geçtiğimiz yıl BAFTA Ödüllerinde, gelecek vaat eden oyunculara verilen Rising Star heykelciğini kaldırdığını da unutmayalım.
Spider-Man: Homecoming, 7 Temmuz’da bizlerle buluşacak.