South Park’ın yapımcıları Matt Stone ve Trey Parker, kimsenin beklemediği bir açıklamada bulundu. Siyasi hicvin ön planda olduğu yapımın, artık politik gündemi malzeme olarak kullanmayacağını belirten ikili, herkesi şoka uğrattı.

Geride bıraktığımız 20 sezon boyunca, South Park bizlere acımasız satirin sınırlarını yaşattı. Politika, sanat veyahut eğlence dünyasındaki hiç kimse, Trey Parker ve Matt Stone‘un ellerinden kaçamadılar. Her an gülme krizine girsek bile, aramızdaki en açık fikirli izleyicilerin dahi “Acaba bu sefer çok mu ileri gittiler?” diye düşündüğü oldu. Geçmişinden Barbara Streisand‘tan tutunda El Kaide‘ye, İsa‘dan Scientology‘ye kadar hemen her şeyle dalga geçmiş olan South Park, politik mizah konusunda geri adım atmaya karar verdi.

Dizinin ardındaki mizahi dehalar Matt Stone ve Trey Parker, beklenmedik bir açıklamada bulundular. İkili, yeni sezon itibariyle, politik gündemi veyahut siyasi kişilikleri popüler diziye konu etmeyeceklerini belirttiler. Kimsenin beklemediği bu beyanın ardındaki, oldukça pis bir şaka olduğunu umut etsek de, Stone ve Parker oldukça ciddi görünüyorlardı. Trey Parker konuya dair şu açıklamayı sundu:

“Bu konuda artık satir yapmanın bir anlamı yok. Olaylar hali hazırda yeterince absürt. Politikanın şu an içinde bulunduğu durum hali hazırda bir parodi gibi. Bu sebeple South Park olarak bu saçmalığa yoğunlaşmak istemiyoruz.”

Kimseyi tatmin etmeyen bu açıklamanın son cümlesi ise, Trey Parker gibi bir ismin dudaklarının arasında çıkmasını beklediğimiz son ifadeydi:

“Bize soracak olursanız, bu durum espri yapmamanız gereken bir konu.”

South Park izlememiş olan takipçilerimiz için, Trey Parker ve Matt Stone’un daha önce espriye konu ettikleri birkaç kavramın listesini yapalım; Kürtaj, çocuklara yönelik cinsel taciz, yeryüzündeki bütün dinler, 11 Eylül  saldırıları, Yahudi soykırımı, LGBT hakları, polis şiddeti, IŞİD terörü, ensest birliktelik, zihinsel engelliler ve aklınıza gelebilecek bütün tabular. Bu şekilde geçen bir yirmi yıldan sonra, bu açıklama elbette ki kimseyi inandırmadı.

Dizinin birçok hayranı, Matt Stone  ve Trey Parker’ın ciddi bir baskı altında olduğuna inanıyor. İkili, eğer bahsedildiği kadar büyük bir tehdit altındaysa, televizyonculuk tarihinin en kuvvetle masa altı sansürüyle karşı karşıya olabilir. Çünkü başka hiçbir açıklama, Parker ve Stone’un, politik gündemi malzeme etmekten kaçınmasını açıklayamıyor.

Önceki sezonda hissedilen değişim

South Park’ın, geçtiğimiz yıl yayınlanan 20. sezonu, her ne kadar alıştığımız kahkaha tufanını getirse de, içerik yönüyle biraz hayal kırıklığına uğratmıştı. Elbette ki dizinin yaratıcılığına en ufak bir lafımız yok. Lakin Donald Trump ve Hillary Clinton gibi iki hali hazırda karikatürden fırlamış karakterin başkanlık için yarıştığı bir dönemde, South Park’tan daha ağır bir hiciv bekliyorduk. Öyle ki, etten ve kemikten bir South Park karakteri olan Donald Trump’a, sezon boyunca yer verilmedi bile. Bir sebepten ötürü, yaratıcı kadro, Mr. (ya da Mrs.) Garrison‘ın yavaş yavaş fiziksel olarak Trump’a dönüşen bir aday olarak yansıtmayı seçti.

South Park’tan, 45. Amerika Birleşik Devletleri Başkanının seçim süreci konusundaki beklentiler oldukça büyüktü. Gündemdeki en ufak gelişmeyi, olası en absürt şekilde işleyen ekip, Amerikan Tarihindeki belki de en absürt olaya karşı, bir miktar pasif kalmayı seçti. Şu ana dek, dillerinin kemiği olmadığını her fırsatta kanıtlayan Trey Parker ve Matt Stone, Trump’a hiç yer vermezken, Clinton’a da bizi alıştırdıkları seviyede hiciv uygulamaktan kaçındılar. Sezon boyunca Donald Trump’ın adı, bir defa dahi geçmedi.

Eğer, bunun arkasındaki sebep politikse, ifade özgürlüğünün en büyük kalelerinden biri düştü diyebiliriz.