Jordana Spiro, genellikle ikinci sınıf dizilerde, oldukça küçük rollerde karşımıza çıkan, birçok okuyucumuzun göz aşinalığı kuramayacağı bir aktris. Lakin sinema, gizli cevherlerle dolu bir umman. Dişe dokunur bir performansla dikkatimizi çeken bir oyunculuk örneği olmasa da, bundan dört yıl önce, hiç beklemediğimiz bir köşeden vurdu bizi Jordana Spiro. Yönetmen koltuğuna geçtiği kısa, göz kamaştırıyor. Klasikleşmiş bir coming-of-age ile karşı karşıya kaldığınızı düşünürken, sizi bir anda beklenmedik bir kurgu eşiği ile karşılıyor.

Skin, taksidermi,veyahut basitçe hayvan doldurma gibi, birçoğumuza oldukça rahatsız edici gelebilecek bir meşgaleye sahip, Ben isimli bir çocuğu anlatıyor. Kendisi, başta edindiği hobi, sonrasında ise genel hal ve davranışları sebebiyle, toplum tarafından dışlanmış bir çocuk. Şu ana dek, her gün saatlerini harcadığı bu uğraşında estetik bir değer görmüş tek kişi ise, filmin başında yolları kesişen, kendi yaşlarındaki Samantha. Bir çocuğun, her ne kadar garip olursa olsun, aşkı keşfedişini izlerken, film oldukça ani bir hamleyle bambaşka bir dönemece giriyor.
Yalnızca 12 dakikada, neredeyse üç ayrı egemen hissiyat değişikliği deneyimlemeye hazırlansanız iyi ederseniz.

Film, başta South By Southwest olmak üzere, kısa filmlerin en önemli duraklarından büyük ödülle döndü. Sundance’de adaylıkla onurlandırılan Skin, 2012 yılından aklımızda kalan en önemli kısaların arasında. Çocuk oyunculara rehberlik etme konusunda, uzun metrajın usta isimlerine taş çıkaran Jordana Spiro, özellikle kadın yönetmenlere duyulan ihtiyacı da düşünürsek, en kısa sürede yeni bir film çekmeli.