Ürünlere film yerleştiren adam: Michael Bay

Şu ana dek aklınıza gereksiz sayıda patlama sahnesiyle kazınmış olsa da, Michael Bay’i kötü ününe kavuşturan bir özelliği daha var. Ünlü yönetmen, şu ana dek Birinci Dünya Savaşında kullanılandan daha fazla patlayıcıyı, filmlerinde tüketmeyi başardı. Bu denli büyük bütçelerin, özellikle de anlamsız bir savurganlıkla harcandığı düşünülürse, değirmeni döndürecek bir hayli kaynağa ihtiyacı olur. Hiçbir yapımcı, filminde fazla beş tane daha helikopter havaya uçursun diye Michael Bay’e milyonluk çekler yazmaz. Lakin yazacak birileri elbette bulunur. Hem de tek  bir kişi değil.

Scarlett Johansson ve Ewan McGregor’un baş rollerini paylaştığı bilim kurgu yapımı The Island, uzun süre tanıtımı yapılan bir projeydi. Film hakkında ciddi beklentiler vardı ve gişede yaratacağı yankı da ortadaydı. Michael Bay bu kozu, ürün yerleştirme isteğinde bulunabilecek firmalara sundu. Birçoğu olumlu dönüş yaptı. Ünlü yönetmen, kimseyi kırmak istememiş olsa gerek ki, filmde tamı tamına 35 farklı ürün yerleştirmesi var! Durun, daha bitmedi. Kimse bu rekorun yanına yaklaşamamıştı ki, dört yıl sonra, Transformers: Revenge Of The Fallen’da, ulaşılmaz zirveyi 47 ürüne taşıdı!
İşin en ilginç tarafı ise, Transformers’ın hali hazırda zaten bir ürünü sattırmak için ortaya çıkmış olması. Bir önceki jenerasyonun çocukluğunda önemli bir yeri olan çizgi dizi, tamamıyla Transformers oyuncaklarını pazarlama gayesiyle ortaya konmuştu. Kuşkusuz ki, çocukların ailelerine yapacağı baskı üzerine kurulan bu yatırım, türünün tek örneği değil. Günümüzde bu
Unutulmuş ürünlere hayat öpücüğü

Bir zamanlar ülkemizde, plakların altın çağı yaşanmış olsa da, günümüzde söz konusu zevk artık nadir rastlanan bir hobi. Takvimler 2007 yılını gösterirken, bu hobiye giriş yapacak amatörlerin sıklıkla tercih ettiği, basitlik ve kaliteyi birleştiren model Dual 1214, ortalama olarak 150 ile 250 lira arasında değişen fiyatlarda alıcı buluyordu. İkinci el pikapları, hurda halinde alıp, hayata döndüren pikap ustaları ise, ellerinde hep talep edilenden daha fazla cihaz bulundurmaktaydı. Yalnızca bir yıl sonra, aynı modelin piyasa değeri, 1.000 lira civarına yükseldi. Bu yalnızca Dual için geçerli de değildi. İkinci el pikaplar, bir seneden kısa sürede, beş katı fiyata çıkmıştı. Peki bunun ardındaki sebebi merak ediyor musun? Anlatalım derdik lakin, “Anlamazsın, anlamazsın…”
Çağan Irmak’ın, aylarca gündemden düşmeyen filmi Issız Adam, esasen oldukça klişe bir baş karaktere sahipti. Yakışıklı, zengin bir şef ve bağlanma korkusu. Lakin bir şeyi itiraf etmeliyiz ki, kendisinin muazzam bir müzik zevki vardı. Yalnızca sevdiği parçalar değil, onları orijinal kayıtlarından dinleme tutkusu da takdire şayan. İzleyiciler, sinema salonlarından gözyaşları içinde ayrılırken, akıllarına bir pikap edinme fikri çoktan yerleşmişti. İşte bu sebeple, Türkiye’nin ikinci el pikap piyasası, bir hafta içinde talebe karşılık veremez hale geldi. Elde kalan az sayıdaki ürünün fiyatı da, beş katına çıkmış oldu. Yalnızca pikaplar değil, başta Ayla Algan olmak üzere, 45’liklerin hüküm sürdüğü günlerden kalma plaklar da, ütopik rakamlara alıcı bulmaya başladı.

Çağan Irmak, herhangi bir ürün yerleştirme yapmamıştı bile. Lakin, yaratacağı yankının büyüklüğünü hesaplayabildiğini hayal edin yapımcı firmanın. Hala üretimi devam eden markalardan birinin, spesifik bir modelini kullanıyor olsaydı  baş karakterimiz, küçük bir cümleyle, neden söz konusu markanın ne iyi olduğunu da sevdiği kadına söyleseydi… Görüldüğü üzere, kaçan balıkların bir hayli büyük olabildiği bir sektör reklamcılık. Bilhassa da ürün yerleştirme hususunda.