İtiraf edin! İş yapmanız gereken saatlerde bile sinema hayalleri kuruyorsunuz değil mi? Eğer zor yolu seçerseniz, sizleri birbirinden ihtişamlı yapımlara boğup, gerçeği elde etmesini de biliriz!  TINQ, sizler için sinema tarihinde iz bırakmış 8 sorgu sahnesini derledi.

Sinema, klişeleri yaratıcı bir şekilde işleme sanatıdır. Bu yüzden, birçok film sahnesinin, oldukça farklı uygulamalarına tanık olmaktayız. Belli motiflerin sabit tutularak, izleyicide gerekli ön algıyı yaratılır, sonrasında ise özgün dokunuşlar eklenir. Başta suç filmleri ve polisiyeler olmak üzere, hemen her türde karşılaşabileceğimiz sorgu sahneleri de, bu binlerce kez baştan yaratılmış motiflerden biridir. Film Noir akımının altın çağı ile sinemada büyük bir yer kaplayan sorgu sahneleri, artık kendileriyle özdeşleşmiş ışık ve renk kullanımlarına bile sahip. Hatta, Quentin Tarrantino başka olmak üzere, birçok tanınmış yönetmen, Sorgu sahnelerine olan tutkularıyla anılıyorlar.

Hikaye kurgusu açısından, sıkça başvurulmasının sebebini açıklayabilecek kadar kuvvetli bir kırılma noktasıdır sorgu sahneleri. Filmin gidişatının değiştiği, karakterlerin beklenmedik yollara saptıkları, harika dönemeçler ortaya çıkarabiliyorlar. Lakin elbette, sorgu sahnelerini bu denli popüler yapan etmen, oyunculuğa verdiği müthiş açık çek. Sabit bir mekanda, pek fazla hareket olmadan, diyalog üzerine kurulmuş lakin izleyicileri de asla sıkmayan bir sahne kurgusu, usta oyuncuların yeteneklerini ortaya koyabilmeleri için müthiş bir şans. Hatta, sorgunun iki tarafını oluşturan karakterler de, birbirinden yetenekli isimler tarafından canlandırılıyorsa, ortaya ne kadar zaman geçerse geçsin unutulmayacak sinema anları çıkıyor.

TINQ, sizler için sekiz sahne, bir de başlı başına film seçti. Listemizi, olası spoilerlardan sakınarak, sorumluluk dahilinde tüketiniz.

The Dark Knight (2008)

Heath Ledger‘ın, sinema tarihine kazınan Joker performansının, belki de doruk noktasıyla karşı karşıyayız. İki uç karakterin, deliliğin sınırlarında dans ettiği bu sorgu, esasen göründüğünden daha derin cevaplar sunuyor. Birbirlerini tamamlayan, doğaları neredeyse aynı lakin bu ham maddeyi dışa vurma biçimleri taban tabana zıt iki sosyopatı izliyoruz.

Basic Instict (1992)

Sinema tarihinde, bu denli büyük bir infiale yol açmış pek az sahne vardır. Sharon Stone, cinselliğin, her oyuncuya bahşedilmemiş bir yetenek olduğunu göz önüne seriyor. Bir cinayetin baş şüphelisini sorgulamak amacıyla toplanan müfettişler, sahnenin sonunda oldukça farklı şeyleri sorgulayarak ayrılıyor. Sansasyon kelimesiyle eş anlamlı hale gelmiş bir sahneden bahsediyoruz.

Brazil (1985)

Terry Gilliam, “tuhaf” kelimesinin sınırlarını, kariyeri boyunca farklı yapımlarda sınadı. Lakin kuşkusuz ki, kendisinin başyapıtı Brazil. Bu denli rahatsız edici bir ambiyansı, karakteri, kostümler ve aklınıza gelebilecek her etmeni kurgulayabilmek, ancak hastalıklı bir zihnin yetenekleri dahilinde olabilir. Terry Gilliam umarız film çekmeyi asla bırakmaz, yoksa kendisine hobi olarak edineceği şeyler bizi oldukça korkutuyor.

Reservoir Dogs (1992)

Sorgu sahnelerinde, karakterlerin istedikleri bilgiye ulaşabilmek adına şiddete başvurmaları sıkça gördüğümüz bir motif. Yaratıcı işkence metotları da alışkın olduğumuz bir başka etmen. Lakin, Michael Madsen’in canlandırdığı Mr. Blonde, bu işten rahatsız edici seviyede keyif alıyor. Öyle ki, arkada çalan Stuck In The Middle With You, artık dinleyenlere bambaşka duygular hissettiriyor.

Blade Runner (1982)

Voight-Kampff testiBlade Runner‘ın distopik geleceğinde, bir replikayla insanı ayırt edebilme konusunda neredeyse %100 başarı geri dönüşü olan bir metot. Neredeyse dememizin sebebi ise, normalde birkaç soruda karşıdakinin insan olup olmadığını anlayabildiğimiz testin, yüze yakın denemeden sonra dahi Rachael hakkında kesin bir yargıya varamaması.

True Detective (2013)

İyi polis – kötü polis oyununu defalarca izlemişsinzidir. Peki, etrafına nihilistik bir soğuk hava dalgası yayan Dedektif Rust Cohle, dakikalar içinde bu iki rolü de üstlenirse? Kendisi bir kurbandan itiraf almıyor. Onun varoluşunu perçinleyen kilitlere saldırıp, yok ediyor. Matthew McConnaughey’nin oyunculuğu tüylerinizi ürpertmiyorsa, belki de cinayet dedektifi olabilecek soğukkanlılığa sahipsinizdir?

Inglourious Basterds (2009)

Inglourious Basterds’ın hayatlarımıza kattığı en muazzam varlık, Chistopher Waltz ile gecikmiş tanışmamış oldu. Alman Sinemasından Hollywood’a adımını, sansasyonel bir şekilde yaptı usta aktör. Canlandırdığı Hans Landa rolü ona ilk Oscar’ını getirirken, Tarantino’yla yolu ne zaman kesişse Altın Heykelciğe uzanacağının altını çizdi. Kibar, centilmen lakin ruh hastası. Muazzam bir karakter.

True Romance (1993) 

Senaryosu Quentin Tarantino tarafından kaleme alınan True Romance, birçok yapımın cesaret edemeyeceğini bir sahne ortaya çıkarıyor. Tamı tamına 10 dakika boyunca, kesintisiz bir sorgu sahnesi izliyoruz. Lakin metin o denli ustaca yazılmış ki, dikkatimiz asla dağılmıyor. Christopher Walken ve Dennis Hopper, rastgele muhabbetleri bile saatlerce izlenebilecek isimler.

Usual Suspects (1995)

Evet, Usual Suspects’te karşı karşıya olduğumuz sorgu, bir sahne değiliz. Filmin tamamını kapsayan, hikaye kurgusunun üzerine kurulduğu bir ana taban. İşte bu sebeple, listemize dışarıdan katılıyor sinema tarihinin belki de adından en fazla söz ettiren plot twist’i.