Şu 14 Şubat çılgınlığından usandınız mı? Basit bir kimyasal reaksiyonun bu kadar abartılması canınızı mı sıkıyor? Aşk size şu ana dek yalnızca yıkım ve çirkinlik mi getirdi? Tam size göre bir liste hazırladık!

Hemen her yerde kırmızı güller, kalpler, çikolatalar ve bir sürü mide bulandırıcı kampanya. Nasıl hissettiğiniz biliyoruz. Sinema severler bile bugünün çilesini çekmek zorunda kalıyor. Filmler hakkında birkaç satır okuyarak vaktinizi geçirmek istediğiniz internet mecraları bile, “Sevgilinizle izlemeniz gereken 197 film” veyahut “Bugün arka arkaya 19 kez Jeux d’enfants izlemeniz için 19 sebep!” gibi listelerle dolup taşıyor. Biri buna dur demeli. İhtiyacınız olan kahraman, imdadınıza koşuyor. TINQ sizin tarafınızda!

Sizin için, aşkın kara propagandasını oluşturabilecek, birbirinden harika 10 film seçtik. Battaniyenizi alın, perdeleri kapatın ve bu rezil, yapış yapış gün bitene kadar evden çıkmayın. Eğer listemizdeki filmlerin tamamını izlerseniz, size vaat ediyoruz ki içinizde aşka dair en ufak umut ışığı dahi sönecek.

Fatal Attraction (1987)

İlişkinizin tek düzeliğinden, iç bunaltıcılığından bir gecelik kaçamaklarla uzaklaşmak isteyebilirsiniz. Öncesinde Fatal Attraction‘ı izleyin deriz. Michael Douglas ve Glenn Close‘un başrollerinde oynadığı 6 Oscar Adaylığı bulunan film, saplantıların ne denli korkunç olabileceğini göz önüne seriyor.

Blue Valentine (2010)

Zaman ve mekanda, çizgisel olmayan bir kurgu ile ilerleyen Blue Valentine, bizlere ne denli tutkulu başlarsa başlasın ilişkilerin hiçbir zaman iyi bitmediğini gösteriyor. Michelle Williams’ın ikinci Oscar Adaylığını getiren film, Ryan Gosling’in de Hollywood’un bir numaralı jönü olmaya açılan macerasının da başlangıç adımlarından biri.

American Beauty (1999)

Kevin Spacey’nin başrolünde, deyim yerindeyse oyunculuk kuramını baştan yazdığı bu modern kült belki de listemizin en ünlü filmi. Beş dalda Oscar Ödülüne uzanan American Beauty, orta yaş bulunalımında, cinsel tatminsizliğini dışarı vurarak toplumun tabularını alt üst eden bir adamın, kızının en yakın arkadaşıyla olan ilişkisini anlatıyor.

Kramer vs. Kramer (1979)

Boşanma süreci, bir insanın başına gelebilecek belki de en çirkin olaylar zinciri olabilir. Bir zamanlar sevdiğiniz birinin giderek çirkinleştiğine tanık olmak yeterince korkunç değilse, velayet savaşına girip aile bağlarını iyiden iyiye yok eden Dustin Hoffman ve Meryl Streep‘i izleyin deriz. Beş Oscar’lı film, oyunculuk hususunda standartları oldukça yükseğe çekiyor.

Closer (2004)

İnsan biyolojisi dahiline yapılan hiçbir araştırma, tek eşliliğe dair en ufak bir girdi bulamadı şu ana dek. Julia Roberts, Natalie Portman, Jude Law ve Clive Owen, yasak aşk ile kesişen iki ilişkinin aldatan ve aldatılanlarını canlandırıyor. İki Altın Küre Ödüllü yapım, aşkın psikolojik bir yıkımdan başka hiçbir şey getirmeyen kimyasal tepkimeler zinciri olduğunu anlatacak sizlere.

Sid and Nancy (1986)

Gary Oldman ve Chloe Webb, müzik tarihinin en uç simalarından, Punk kültürünün aykırı yaratıcısı Sid Vicious ve aşık olduğu kadın Nancy rollerinde karşımızda. Tutkunun, iki insanın hayatını yok edişine, etraflarındaki her şeyi kirletmesine tanık oluyoruz. Unutmayın, biri sizi öldürmek istemiyorsa, o kadar da sevmiyor demektir!

 (500) DAYS OF SUMMER

Yeryüzünde, bağnazlık seviyesinde bir katmanı olmayan hiçbir inanç sistemi yoktur. Aşka inanmak da bunların bir tanesi. Bağnaz toplumlar, inançsız bireylere asla tolerans göstermezler. Bu filmdeki kurbanın hangisi olduğuna kanaat getireceğinizi merak ediyoruz. Sırf kendisi aşık oldu diye, karşı taraftan da bunu talep eden Joseph Gordon-Lewitt ise tercihiniz, bir terapiste görünün.

Kill Bill: Vol. 1 (2003)

Bilge bir adam, bir zamanlar “Her düğün iki cenazedir.” demiş. Quentin Tarantino’nun popüler kültür ikonu haline gelen karakteri The Bride da böyle düşünüyor. Lakin iki, onun için yeterli bir sayı değil. Zararlı bir ilişki, yeri geldiğinde yüzlerce kişinin ölümüne sebep olabiliyor. Kill Bill, gerçek bir hikayeden değil ama biten bir ilişki sonrasındaki gerçek intikam hissinden esinlenilmiş.

The Lobster (2015)

14 Şubat’ın bir kapitalizm dayatması olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yunan Sineasının çıkardığı aykırı yetenek Yorgos Lanthimos‘un objektifinden, o cümleyi biraz, hata baya bir genişletelim. Aşk, sevgi, ilişkiler vesaire, işte bunların hepsi toplumun dayatmaları sizlere! Bugün sizi dışlayarak yapıyorlar, yarın ise hayvanlara dönüştürecekler!

Antichrist (2009)

Listeyi bitirdiniz ve hala aşka olan umudunuz yerinde mi? O halde biraz provokasyona ihtiyacınız var demektir. Provokasyon kelimesinin, sinema literatüründeki karşılığı olan Lars Von Trier‘e emanet edin kendinizi. Willem Dafoe ve Charlotte Gainsbourg gibi iki dev oyuncunun performansıyla, içinizdeki son sevgi kırıntısı yok etsin Antichrist.