1933 yılının mart ayında, 13 yaşında bir çocuk olan Ray Harryhausen’ın geleceği, çeyrek dolara aldığı bir film bileti sayesinde tamamen değişecekti. Ray, 100 dakikalık bir zaman diliminde, kendi deyimiyle nefes dahi almadan perdeye baktı. Bu heyecanı paylaşmış olan, dünya üzerinde milyonlarca kişi daha vardı elbette. Çünkü söz konusu film, dünyanın en ünlü primatının sinemadaki ilk macerası olacak olan, King Kong’du.

Ray Harryhausen, bilimkurgu edebiyatının altın çağında büyümüş, uçsuz bucaksız bir hayalgücüne sahip California’lı genç bir adamdı. King Kong’u izlediğinde, onun aklını başından alan filmin hikayesi veyahut Kong’un Ann Darrow’a olan aşkı falan değildi. Harryhausen, Empire State Building’e tırmanan devasa bir gorilin planörlerle savaştığı sahneyi gördüğünde, çocukluğundan itibaren hayal ettiği bütün gerçeküstü fikirleri hayata geçirebileceğini fark etmişti. Hayallerinde canlandırdığı bütün o dinozorların, canavarların, iskeletlerin, ejderhaların hepsini bütün dünyaya gösterebilecekti. Ray Harryhausen, o gün seçmesi gereken kariyerin sinema olduğuna karar kıldı.a3762534ed28741b45ac326c9743af6cYıllar boyunca, kazandığı her kuruşu model ve maketleri için başta kil olmak üzere birçok malzemeye yatırdı. Bu süreçte birkaç kısa film denemesi dahi oldu. Evinde kendi başına sayısız tasarım yaptı. King Kong’u bu denli başarılı bir film yapan “stop-motion” tekniğinin bütün inceliklerini öğrenmeyi denedi. Lakin bütün uğraşının arkasında tek bir adamı etkileme isteği yatıyordu: Willis O’Brien.

Harryhausen’ın aklını başından alan bütün o sahnelerin arkasındaki deha Willis O’Brien’den başkası değildi. O dönemde, görsel efektler dünyasının, kimsenin tahtını sorgulayamayacağı hükümdarından bahsettiğimizi söylersek, Ray Harryhausen’ın neden bu denli heyecanlandığını anlayabilirsiniz. Harryhausen, The Ghost of Slumber Mountain, The Lost World, The Last Days of Pompeii gibi görsel efektleriyle çağ açan filmlerin arkasındaki isimle tanışma fırsatını 1939 yılında bulacaktı. Lakin görüşme pek de Harryhausen’ın hayal ettiği gibi geçmedi. O’Brien onun modellerine ve çizimlerine uzun bir süre baktıktan sonra “çalışması, ders alması ve daha çok denemesi gerektiğini” söyledi. Bu hayal kırıklığı Harryhausen’ı pes ettirmek bir kenara dursun, hırslandırdı. O’Brien’in ağzından çıkan bütün nasihatleri harfi harfine yerine getirdi.forrest-j-ackerman-ray-harryhausen-ray-bradbury-julie-schwartz-photo-by-dave-truesdaleHarryhausen yolu 1940’ların başında yirmi yaşında bir delikanlı olan adaşı Ray Bradbury ile kesişti. Bradbury de o günlerde, ileride Fahreneit 451 gibi bir kitap yazacağından, bilimkurgu edebiyatı tarihine geçeceğinden habersizdi. Bradbury ve Harryhausen’ın ortak tutkuları arasında H.G. Wells’in War Of The Worlds kitabı yer almaktaydı. Harryhausen hemen her muhabbette bu kitabı beyaz perdeye taşıma arzusunu dile getiriyordu. Bazen saatlerini Bradbury’e bu söz konusu uyarlama için aklında olan fikirleri anlatmakla geçirirdi. Harryhausen, War Of The Worlds’ü uyarlamayı asla başaramadı lakin ikilinin dostluğu ölümlerine dek sürecekti.

Birçok küçük işte çalıştıktan sonra Harryhausen’ın yıllarca beklediği fırsat 1947 yılında geldi çattı. Willis O’Brien, Mighty Joe Young isimli başka bir “devasa goril dehşet saçıyor” temalı filmin görsel efektlerini üstlenmişti ve Harryhausen’ın asistanı olmasını istiyordu. Filmin çekimleri neredeyse iki yıl sürdü. Lakin o kadar çok kurgusal aksilik çıkıyordu ki, O’Brien’ın animasyonlarla uğraşacak vakit bulması imkansızdı. O da Harryhausen’a güvenmeye karar verdi. Daha önce hiç bu denli büyük bir projede çalışmamış olmasına lakin Ray Harryhausen o denli kusursuz bir iş çıkarmıştı ki, film 1949 Akademi Ödüllerinde En İyi Görsel Efekt Oscar’ına layık bulundu. Herkes bu kusursuz animasyonların arkasında ismi merak etmekteydi, ve bütün kapılar Harryhausen için ardına dek açılmıştı.might-joe-young-bannerThe Beast From 20.000 Fathoms, Harryhausen’ın bütün ipleri eline aldığı ilk film. 1953 tarihli yapımın, bir Ray Bradbury uyarlaması olması, yerinini Harryhausen için apayrı olmasının en büyük sebebi. Lakin sinema tarihi açısında bu filmin önemi daha da büyük. Harryhausen’ın adıyla bütünleşen, bugün sevdiğiniz bütün görsel efektlerin, en önemlisi de stop-motion yapımların arkasındaki teknik: Dynamation. Harryhausen, ön plan ve arka planı birbirinden ayırarak, hareketli objelerin yansıtılmasındaki en büyük engeli dynamation sayesinde kırdı. Teknik, o denli kusursuzdu ki, çok kısa sürede en sık başvurulan metot haline geldi.

Dynamation büyük başarısından sonra Harryhausen bir sonraki büyük hedefi renkli filmlerdi. Elbette ki Harryhausen’ınki gibi pahalı yapımların renkli filme taşınması oldukça maliyetliydi. İnsiyatifi kendi üstüne alarak, bütün modelleri ve maketleri sıfırdan kendisi üreten Harryhausen, bu yolla bütçesini kontrol altına almayı başardı. Ortaya da The 7th Voyage of Sinbad gibi bir şaheser çıkmış oldu.

48801-harry_teaserTakvimler 1960’ları gösterirken, Harryhausen The Three Worlds of Gulliver ve Mysterious Island’ın görsel efektlerini üstlenerek, sektördeki tekeli eline almıştı. Lakin başyapıtı olarak anılan Jason And The Argonauts, şu ana dek kalkıştığı en zorlu iş olacaktı. Yalnızca stop-motion sahneler dört ayını aldı. Model ve maketlerin tamamlanması ise bir yılı aştı. Harryhausen’ın etrafındaki yakın dostları, çalışma temposundan endişe etmeye başlamıştı. Birçok modeli ufak detaylar içine sinmedi diye baştan yapıyor, mükemmelliyetçiliğin akıl sağlını zorlayacak sınırlarına yaklaşıyordu. Ortaya çıkan sonuç ise, çağın neredeyse yirmi sene ilerisinde bir yapımdı. Ray Harryhausen’ın Jason And The Argonauts’ta ortaya çıkardığı işin kalitesinin Hollywood standartları haline gelmesi neredeyse 1980 yılını buldu.
photo-2Son filmi Clash Of The Titans’tan sonra, kendi uzmanlık alanı olan el yapımı görsel efektlerin artık ömrünü doldurduğunu, bir sonraki adımın bambaşka alanlarda atılacağını dile getirdi ve emekliliğini ilan etti. 1933 yılının mart ayında, 13 yaşında bir çocuk olan Ray Harryhausen’ın çeyrek dolara aldığı film bileti sinema tarihini değiştirdi. Harryhausen 7 Mayıs 2013’te hayata gözlerini yumdu. Cenazesi sonrasında Steven Spielberg, James Cameron, Peter Jackson ve George Lucas, Harryhausen’dan “Her şeyi başlatan adam” diye bahsettikleri bir taziye yayınladılar.setheight800-harryhausenspecialeffectstitan