Hatırlıyor olmalısınız, bir zamanlar, neredeyse bütün süper kahraman filmleri belli bir kalitenin altında olurdu. Çünkü hiçbir stüdyo, yalnızca çocukların ve kısıtlı bir yetişkin grubun bu denli sevdiği karakterler için, milyonlarca dolar harcamazdı. Lakin, Ben Affleck‘i kırmızı fetiş elbise içinde görmek zorunda kalan çocuklar, bütün o travmalara rağmen büyüdü. Film sektörünün, yetişkin izleyici kitlesini oluşturdular. Hatta bununla  da kalmayıp, sinema perdesinin üretici kısmına geçtiler. Süper kahramanlarla büyüyen nesil, kontrolü ele aldı. Peki ne mi oldu? Artık, istisnasız her sene, gişenin bütün liderleri çizgi roman filmleri. Sektörün en büyük ham maddesi, bir zamanlar deri fetişizmi ve kötü diyaloglardan ibaret olan, bu edebi servet.

Marvel, bildiğiniz üzere sinema dünyasını domine etti. Toplamda yirmiden daha fazla esaslı karakteri, tek bir evrene entegre etti. Öyle ki, hepsini birleştireceği filmde, bir seferde kadraja alamayacağı kadar büyük bir kadrosu var artık. Lakin yine de kendini geliştirmek zorunda, çünkü 2016 itibariyle, artık en büyük rakibi DC de oyunda. Geçtiğimiz sene, çizgi romanlar kadar eski bir geçmişi olan bu rekabetin başlangıcını gördük. İlk raunt kuşkusuz ki Marvel’ın hanesine yazıldı. Lakin DC, her ne kadar yapım konusunda ciddi bir amatörlüğe kurban gitse de, hikaye zenginliği bakımından hep bir adım önde. Bahislerin baş aşağı dönmesi, bir anlık başarısına bağlı olabilir.

Bu amansız rekabet elbette ki 2017’de de tam gaz devam edecek. Marvel ve DC’nin dışında, daha birçok süper kahramanı da izleyeceğiz. Bunların arasında bize ciddi anlamda nostalji yaşatacak olanlar da var, vedalaşmanın bize gözyaşlarına boğacağı karakterler de. Lafı daha fazla uzatmadan, TINQ‘in sizin için hazırladığı listeye geçelim, karşınızda 2017’de izleyeceğiniz süper kahraman filmleri;


The Lego Batman Movie

10 Şubat

Birçoğunuzun neden diye sorduğunu duyabiliyorum. Size yaratıcılıkla harmanlanmış bir detaydan bahsetmeyi çok isterdik. Lakin bilmeniz gereken tek veri, bir istatistik. Bundan iki yıl önce vizyona giren The Lego Movie, 55 Milyon Dolarlık bütçesini tam olarak sekize katladı gişede. Eminiz ki, Warner Bros. dahi bu kadar kazanmayı beklemiyordu o filmle. Böylesine büyük bir kazanç olunca, ellerindeki bir diğer büyük marka olan DC ile harmanladılar Lego dünyasını. Esasen Warner Bros. tarafından hali hazırda bir video oyununda yapılmış bir kesişim Lego Batman. Filme dair tek pozitif beklentimizin kaynağı seslendirme kadrosu. The Arrested Development‘tan hatırlayacağınız Will Arnet, ünlü komedyen Zach Galifiankis, ezik genç adam rollerinin kadrolu elemanı Michael Cera, Mariah Carey ve Ralph Fiennes, dürüst olmak gerekirse etkileyici bir vokal oyunculuk ortaya koyacaktır.

Logan

3 Mart

Bizi bekleyen yılın ilk iddialı süper kahraman filmi, esasen iple çektiğimiz yapım değil. Bunun sebebinin filmden umutsuz olmamız olduğunu düşünmeyin. Karşımıza beklediğimizin kat ve kat üstünde bir yapım sunulsa dahi, Hugh Jackman‘ı son kez Wolverine olarak izleyeceğimiz fikri bizi fena halde üzüyor. Beyaz perdedeki bütün süper kahraman yansımaları dahilinde, role uygunluğu konusunda tek bir tartışma dahi olmayan tek isimden bahsediyoruz sonuçta. Lakin Logan’ın vedası, hak ettiği gibi olacak. Film, yetişkin izleyicilere yönelik bir kurguda çekildi. Bizi karanlık ve acımasız bir atmosfer bekliyor olacak. Yine de, hiçbir hikaye, Wolverine’e veda etmekten daha vurucu olmayacaktır.

 Power Rangers
24 Mart

Evet, kesinlikle heyecanlı olmamamız gerekiyor. Evet, bu filmin bir facia olacağına hiç şüphe yok. Evet, tamamıyla zaman kaybı, sinema için hiçbir değer ifade etmeyen bir yapım. Evet, 90 jenerasyonunun nostalji damarını hedef alan, ucuz bir taktik. Bunların hepsini katılıyoruz. Lakin boş versenize, eğer orijinal beşliyi, bir çırpıda sayabiliyorsanız, bu filmi izleyeceksiniz. Çünkü çocukluğunuzun en büyük furyalarından biri, kuklalar ve başarısız kostümler yerine, milyon dolarlık bir bütçeyle geliyor. Bize soracak olursanız, utanmadan, sıkılmadan gidip izleyebilirsiniz. Soranlara, Citizen Kane izledim dersiniz, kim bilecek? Unutmadan, Kırmızı Jason, Pembe Kimberly, Mavi Billy, Sarı Trini, Siyah Zack.

 Guardians Of The Galaxy, vol.2
5 Mayıs

Çizgi romanlarına aşina olmayan sinema severler, Guardians Of The Galaxy ilk duyurulduğunda, karakter posterlerine bakıp “Bu da nesi?” diye birkaç saniye duraksamıştır. Bir ağaç, bir rakun, deyimlerle arası iyi olmayan bir uzay barbarı ve yarı yarıya zayıflamış Chris Pratt. Tabii ki aralarında en çok Chris Pratt’in kilo verme azmine şaşırmışlardır. Lakin sonuç, muazzamdı. Marvel Sinematik Evreninin, neredeyse altmış yıldır spot ışıklarının altında olan karakterlerden uzaklaşıp, özgün bir yapımla karşımıza çıkması da takdirimizi kazanmıştı. Hikaye bu yıl kaldığı yerden devam edecek. Hem de oldukça yaratıcı bir kötü adamla: Ego. Kurt Russell‘ın canlandıracağı Ego, bir gezegen. Evet, kendisi, zihni ve iradesi olan, oldukça kötü “kalpli” bir gezegen. Başarılı olacağına olan inancımızın en yüksek olduğu 2017 model Marvel yapımı, kuşkusuz ki Guardians of The Galaxy serisinin ikinci halkası.

Wonder Woman
2 Haziran

Her yıl en az üç filmle ilerleyen Marvel Sinematik Evreni, hala daha merkezine dişi bir süper kahramanı koyduğu uzun metrajla çıkamadı karşımıza. DC, burada bir adım öne geçiyor. Hem de ne öne geçmek. Gal Gadot büyüleyici bir performans ortaya koyuyor, Amazon Prensesinin kostümüyle. Carrie Fisher‘ın yokluğunda girdiğimiz yeni yılda, birçok genç kızın “kurtarılmayı beklemeyen prenses” fikrini özümsemesi için harika bir örnek teşkil edecek Wonder Woman. Filmin şu ana dek yayınlanan fragmanları, oldukça başarılı bir yapıma işaret ediyor. Lakin konu DC olunca işaretlerden anlam çıkarmak, astrolojiden dahi zayıf bir mantık sistemidir. Her ne olursa olsun, bize göre DC Sinematik Evreninin makus talihini çevirme ihtimali en yüksek yapımla karşı karşıyayız.

The Mummy
9 Haziran

1930’ların Bela Lugosi’li Boris Karloff’lu, Lon Chaney’li yaratık filmleri, Universal Studios’u dünyanın en büyük yapım şirketi haline getirmişti. Dracula‘dan Frankenstein‘ın yaratığına, Kurt Adam‘dan Mumya’ya, “Penny dreadful” olarak tabir edilen, kült korku edebiyatının bütün figürleri kendilerine yer buldular Universal Studios dahilinde. Defalarca yeniden çevrilen, sayısız farklı zaman dilimi, mekan ve film türünde varyasyonları beyaz perdeye aktarılan bu yaratıklar, özlerine dönüyorlar. Hem de yaratıcıları olan Universal Studios bünyesinde, bir sinematik evren oluşturmak adına. Tom Cruise ve Russell Crowe ile öne çıkan The Mummy de bu evrenin ilk halkası olacak. Pek umutlu değiliz.

Transformers: The Last Knight
23 Haziran


Autobotlar
, gelmiş geçmiş en büyük düşmanlarıyla yüzleşmek adına Last Knight’ta bir araya geliyor. Kim mi o düşman? Tabii ki Michael Bay. Herkes bildiği üzere kendisinin bir hikaye anlatmak gibi bir derdi yok. Yeterince patlayıcı efekti kullanmasına izin verilirse, size bir salyangozun 24 saatini filme alabilir. Artık “bizleri görsel bir şölen” bekliyor gibi cümleler de kuramıyoruz. Çünkü CGI, bir miktar bıktırdı diyebiliriz. Epilepsi tetiklemekten başka hiçbir reaksiyon yaşatmayan, neredeyse bir saatlik, aralıksız dövüş sahneleri izlemek isterseniz, serinin bilmem-kaçıncı halkasını kaçırmayın deriz. Ya da isterseniz, bu pahalı oyuncaklardan birkaç tane alıp, ayna karşısında birbirlerine vurabilirsiniz. En azından beklemeniz gerekmez.

Spiderman: Homecoming
7 Temmuz

Mahallenizin kahramanı Spidey, Sony’nin ellerinden evine dönüş yaptı. Homecoming, Peter Parker‘ın tam 5 film sonra Marvel’a geri dönüşünü temsil etmekte. Filmin adı ile bu durum arasındaki bağlantıyı gözlerinize sokmak için bir cümle daha harcayacağız. Doğruyu söylemek gerekirse, biz Andrew Garfield‘ı fena halde sevmiştik. Tom Holland ise, Civil War‘da kendisine ayrılan kısıtlı sürede pek ilgimizi çekemedi. Lakin bunun Holland’ın oyunculuğu ile uzaktan yakından alakası yok. Marvel‘ın bu toy, ergenliğe adımını henüz atmış Peter Parker’da karar kılmasına, hala daha ısınamadık. Film, fragmanıyla hem olumlu, hem olumsuz eleştiriler aldı. Yine de, ön yargı, sinemada yer verilmemesi gereken bir mekaniktir.

Kingsman: The Golden Circle
6 Ekim

Icon Comics elbette ki Marvel veyahut DC ile kapışabilecek üne sahip değil. Lakin Kick-Ass‘in başarısı sonrasında, Mark Miller‘ın bir başka çizgi romanına da bir şans verildi. The Secret Service isimli eserden uyarlanılan Kingsman, hep eleştirmenlerin gözünde, hem de gişe de ciddi bir başarıya imza attı. İlk filmde, karakterinin öldüğünden neredeyse emin olduğumuz Colin Firth, nasıl bir dönüş yapacak merakla bekliyoruz. Layer Cake ve Kick-Ass’in de yönetmeni Matthew Vaughn, eğer First Class sonrasında, X-Men serisi elinden alınmasaydı, Apocalypse gibi bir facianın yaşanmayacağını bir kez daha kanıtlayacaktır bizlere.

Thor: Ragnarok
3 Kasım

Marvel, Thor‘u bir süredir ana hikayelerin dışına itti. The Dark World‘de izlediğimiz üzere, Asgard’ın veliahtı, şu sıralar kendi dertleriyle bir hayli meşgul. Bu film de, Thor’un kendi macerasını yalnızca noktalamayacak, hem de hikayeyi tekrar ortak çizgiye çekecek. Çizgi roman uyarlamaları dünyasında, Gotham’ın kötülerini içine edilmeden izleyene dek, Loki‘den daha popüler bir antagonist ile tanışmayı ummuyoruz. Tom Hiddleston, varlığıyla dahi gişe geri dönüşünü birkaç basamak arttırıyor. Ayrıca, geçtiğimiz yıl evrene katılan Doctor Strange‘in filmde yer alacak olması, Benedict Cumberbatch ve Tom Hiddleston ortaklığında Hollywood’un İngiliz aktörlerin karizması karşısında diz çökeceğini işaret ediyor.

Justice League: Part One
17 Kasım

Warner Bros. kelimenin tam karşılığı ile kalbimizi kırıyor. Batman v. Superman gibi, yayınlanan her fragmanıyla heyecan travmaları yaşadığımız bir yapım, ağızda bu denli kötü bir tat bırakmamalıydı. O denli kopuk, manasız, amatörce bir senaryoyla karşı karşıyaydık ki, kendimize gelmemiz oldukça uzun bir süre aldı. Lakin susup bekleyeceğiz. Çünkü hala bir ihtimal var. Bütün boş, hiçbir yere varmayan senaryolar, belki de zafere giden yolda çekilen çileydi. Belki de gerçekten de, tüm kahramanları birleştirebilmek adına, bu denli uzun ve finalsiz  prologlara ihtiyaç duydular. 17 Kasım’a kadar söylemek istediklerimizi yutmayı tercih ediyoruz. Lakin bu son şansın Zack Snyder. Bizi tekrar yarı yolda bırakma.