Ocean’s serisi, ekipte küçülmeye giderek yoluna devam ediyor. Lakin bu küçültme sizi aldatması, sayı sekize düşse de, akıl almaz bir yıldızlar topluluğuyla karşı karşıyayız. Yeni çete, tamamıyla kadınlardan oluşuyor. Lakin, belki de Hollywood’un, açık ara en yetenekli kadınlarından! Ocean’s Eight, ekibin ilk fotoğrafıyla karşımıza çıktı.

George Clooney‘nin canlandırdığı, karizmatik hırsız Danny Ocean’ın kız kardeşi, kendi ekibini kurarak bizleri bu yasa dışı yeteneğin genetik olduğunu kanıtlamaya geliyor. Hem de erkeklere “o iş öyle yapılmaz” demek üzere, baştan aşağı kadınlardan oluşan bir grupla. Debbie Ocean, şu ana kadar sızdırılan bilgilere göre, abisine göre kat ve kat daha acımasız, daha zeki ve daha çekici bir karakter olarak ortaya konacak.

Sandra Bullock‘un liderliğinde toplanacak çete, televizyon, sinema ve müzik mecralarının en popüler kadınlarını bir araya topluyor. Lou rolünde ödül rafı başlı başına bir soyguna konu olabilecek Cate Blanchett var. Nine Ball isimli karaktere ise, aynı miktarda Grammy ödülüne sahip şarkıcı Rihanna hayat verecek. Karakter oyunculuğunun en iyi temsilcilerinden Helena Bonham Carter‘ı da, ekibin “tuhaf” elemanı olarak izleyeceğiz. Anne Hathaway, sevimli görüntüsüyle aldatıcı bir fikir vermesin, çünkü bir femme fatale ile karşı karşıyayız. Altın Küre ödüllü Sarah Poulson ve The Office ile akıllarda yer eden Mindy Kalling de ekibin diğer üyeleri.

Uzun süredir gördüğümüz en büyük yıldızlar topluluğu olan Ocean’s Eight‘in kadro bu isimlerle de sınırlı değil. Henüz projedeki yerleriniz bilmesek de popüler oyuncular Dakota Fanning ile Olivia Munn‘u da izleyeceğimiz kesinleşti. Beyaz perdede kendisini özleten Katie Holmes da küçük bir rolde karşımıza çıkacak. Filmin kötü adamı, Homeland ile dünyaca üne kavuşan Damien Lewis olacak. The Hobbit üçlemesinde Thorin olarak kalplerimizi kazanan Richard Armitage da yapıma katılan son isim oldu. Soderbergh‘in üçlemesinden ise yalnızca Matt Damon bir geri dönüş yapacak. Filmin en büyük sürprizi ise, tam olarak ne iş yaptığı bilinmeyen ünlü sima Kim Kardashian.

Filmin yönetmen koltuğunda ise, 2003 yılında Seabiscuit ile takdirimizi kazanan, dört Oscar adaylığıyla dikkatleri üstüne çeken Gary Ross var. Ross, The Hunger Games serisinin ilk halkasını yöneterek, gerektiğinde aksiyon dozu yüksek yapımların da altından kalkabildiğini kanıtlamıştı.

Ocean’s serisi, planlı büyük bir soygun üzerinden ilerleyen “heist” filmlerinin, günümüzdeki en tanınan örneği. Steven Soderbergh‘in elinden çıkan ilk üç film, hali hazırda popüler kültürün değişmez bir ikonu haline geldi. Bu adı taşıyan her halka, hikayesinde olduğu kadar, gişeden de büyük bir vurgunla döndü. Altı sıfırlı bir prodüksiyonun yolda olduğunu müjdeleyebiliriz. Elbette, eğer büyük bir sürpriz olmazsa, bu miktar birkaç katı olarak dönecektir.

Yakın zamanda Ghostbusters efsanesi de kadrosunu tamamıyla kadın oyunculara emanet ederek bir dönüş yapmıştı. Filmin yapımcıları, her olumsuz eleştiriyi seksizm ile açıklamaya çalışarak, ucuz ve kalitesiz bir filmin üzerini örtmeyi denediler. Umarız, Ocean’s Eight, ortaya muazzam bir film çıkararak, konunun cinsiyetçilikten bağımsız olduğunu gerekli kişilerin suratına vurur.

Altmış yıllık bir kurgu
Danny Ocean’ın her biri kendi alanlarında uzman çetesinin, büyük bir soygun planlaması, esasen kökleri 1960 yılına dayanan bir hikaye. Başrollerinde Frank Sinatra, Dean Martin ve Sammy Davis, Jr.’ın bulunduğu ilk film, sonrasındaki üçleme ve merakla beklediğimiz yeni filmin kurgusunu ortaya çıkaran yapımdı. Oscar’lı yönetmen Lewis Milestone da, aynı Soderbergh gibi bir seriyle devam etme isteğindeyken, sağlığı bu şartların oluşmasına izin vermemişti.

Ocean’s Eight, 2018’in ilk çeyreğinde bizlerle buluşacak.