Donald Trump ve Hollywood arasındaki savaş, yakın zamanda sona ereceğe benzemiyor. Amerika Birleşik Devletlerinin 45. Başkanı olarak, henüz geçtiğimiz hafta içinde yemin eden Trump, neredeyse bütün sinema dünyasının eleştiri oklarını üzerine çekiyor. Meryl Streep‘in, Altın Küre töreninde yaptığı konuşma, seçimlerin başından beri süregelen soğuk savaşı, sıcak çatışmaya çevirmişti. Donald Trump, en sevdiği oyuncağı olan Twitter üzerinden hemen herkesi hedef alırken, Hollywood da kendi bildiği yolla cevap vermeye hazırlanıyor.

Trump’ı tıpatıp andıran bir başkanının iflasa sürüklediği ve Çin’e borçlarını ödeyemeyen yakın gelecekteki bir ABD’yi konu alan yapım, bilim kurgu elementlerini kara mizahla birleştirecek. Bu distopik komedi, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik savaşın sona erdiği bir gelecekte geçiyor. Çin, Sam Amca’yı dize getirmekle kalmamış, dünya üzerinde tekil ve mutlak bir güç haline gelmiştir. Amerikalılar, ülkelerindeki ekonomik bataktan kurtulmak adına, kitleler halinde Çin’e göç etmeye başlar. Trump’ın göçmenler hakkında hayal ettiği bütün fanteziler, bu sefer Çin Hükümetince, Amerikalılara uygunlanmaya başlanır.

ABD, o denli büyük bir kaosun içindedir ki, her köşe başında çeteler hüküm sürmekte, devletin yaptırım gücü ise ortadan kaybolmuş haldedir. Çinli bir milyarderin kızı, Amerika Birleşik Devletlerinin bu korkunç alternatif geleceğinde, fidye isteyen bir grubun eline düşer. Onu kurtarmak adına, babası eski bir Amerikalı Özel Kuvvetler subayının yardımını ister. Evet, distopik bilim kurgularla içli dışlı olan okuyucularımız, buradaki ince espriyi çoktan anladı. Little America, 1981 yapımı Escape From New York‘un parodisi!

Filmin haklarını kazanmak için hararetli bir ihale savaşın verildiği, sızdırılan bilgiler arasında. Oldukça yüksek tekliflerin geldiği projenin, gişede muazzam bir iş yapması hiç de şaşırtıcı olmaz. Trump karşıtı olan, Birleşik Devletler halkının yarısının ilgisini, sırf tepki amaçlı çekeceğini hesaba katmalısınız. Universal da aynı fikirde olmalı ki, oldukça cömert teklifleri ardı ardına sıralayarak, filmi bünyesine aldı. Ortada yalnızca bir senaryo ve Michael Bay‘in ismi varken, bu denli uçuk açık arttırmalar garipseniyor elbette. Lakin yukarıda da bahsettiğimiz üzere, Trump ile Hollywood arasındaki savaş, ticari kaygıların bile ötesine geçebilecek potansiyelde.

Platinum Dunes tarafından prodüksiyonu üstlenilecek olan Little America, yönetmen koltuğunu pek de deneyimli sayılmayacak bir isme emanet ettiler. Michael Bay’in isminin yeterli olacağını düşünmüşler ki, 2012 yılında izlediğimiz vasat üstü Wasteland dışında bilindik bir işi olmayan Rowan Athale‘a şans verilmiş.

Platinum Dunes prodüktörlerinin Blumhouse Prodüksiyon eşliğinde yine Universal için yapımını üstlendiği Ouja ve Purge serisi, sinemaseverlere bu ekibin distopya, korku ve bilim kurgulardaki başarısına dair gönül ferahlatıcı bir örnek sunuyor. Purge, zengin ve beyaz bir kesim tarafından yönetilen ve yılda sadece bir gün boyunca her türlü suçun serbest olduğu bir ABD distopyasını konu alıyor.

Son olarak, sizleri Donald Trump’ın ağzından, Little America’nın özetiyle baş başa bırakalım.