Hugh Jackman ile artık genetik bir özdeşleşme içinde olan Wolverine karakterine veda etmeye hazırlanıyoruz. Lakin bu veda, en azından hislerimiz kadar karamsar bir temayla geliyor. Bir çizgi roman uyarlamasından beklemeyeceğiniz kadar karanlık bir atmosferde geçecek Logan, senaryosuna dair yeni bilgilerle karşımızda.

Logan‘ın senaryosunun, proje ilk açıklandığında Old Man Logan çizgi romanı ile taban tabana paralel olmasını bekliyorduk. Lakin sır perdesi aralandıkça, tema aynı tutulsa da kurgunun tamamıyla fark olduğunu öğrendik. Başta yönetmen James Mangold olmak üzere, film setindeki hemen herkes hikaye hakkında sık sık yeni detaylar sunmakta. Elimize geçen son detayları sizin için derledik.

Hikayeye dair en net bildiğimiz şey, X-Men ekibinin dağıldığı. Büyük kısmı, mutant soykırımı sırasında ölen süper kahramanların, hayatta kalan azınlığı ise yaşamlarının kalanını saklanarak geçirmek zorunda. Öğrencileri koruyacak X-Men üyelerinin yokluğunda, elbette ki Xavier‘ın mutantları eğittiği akademisi de artık mevcut değil. Bu şartlar altında, yeryüzündeki mutantlara rehberlik edecek, onları dayanışmaya itebilecek bir güç de bulunmuyor.

Bu şartlar altında, kimliğini ve yeteneğini gizleyerek, normal bir hayat sürmeye çalışan az sayıdaki mutanttan biri de Logan. Wolverine, artık dünyada olmayan bir isim. Çünkü Logan, küçük bir şehirde, limuzin şoförlüğü yaparak günlük geçimin sağlayan, inzivaya çekilmiş yaşlı bir adam artık. Çünkü yalnızca kendisinin değil, akli ve fiziksel yeteneklerini neredeyse tamamen yitirmiş Charles Xavier’ın da ihtiyaçlarını karşılaması gerekiyor.

Hikayemizdeki ana görev, Laura isimli küçük bir kız çocuğunu Kanada sınırına kaçırmak olacak. Logan, insanlığın ve mutantların kaderini etkileyeceği söylenen bu kızı güvenli bir şekilde ulaştırmak zorunda. Laura’nın neden bu denli önemli olduğunu şimdilik bilmesek de, küçük bir Wolverine ile karşı karşıyayız. İnsanüstü iyileşme yeteneğinin yanı sıra, Wolverine’in simgesi olan pençelere o da sahip. Şu anlık senaryo, Terminator 2: The Judgement Day‘e oldukça benziyor.

Hikayeye dair bizlerle paylaşılan son detaylar bunlar. Film, Berlinale‘deki prömiyerinden sonra, 2 Mart 2017‘de bizlerle buluşacak!