SyFy ekranlarında, DC Sinematik Evreni sürekliliğinde yer alacak ilk televizyon yapımı Krypton sonunda fragmanıyla karşımızda. David S. Goyer’in yaratacılığını üstlendiği seri, Superman’in dedesi Seg-El’in Man Of Steel’den tam 200 yıl önceki hikayesini anlatıyor!

Superman’in dedesi! Evet, ilk bakışta hikayemizin baş karakteri olarak belirlenen figürün o kadar da ilgi çekici olmadığını kabul edebiliriz. Lakin çizgi romanlarla haşır neşir olan okuyucularımızın hali hazırda bildiği üzere, Superman’in gezegeni Krypton oldukça zengin bir arka plana sahip. Superman, veyahut Kal-El’in henüz bir bebekken terk ettiği gezegen, çöküşünden önceki son asırlarda tasvir edilemez entrikalara ve ihanetlere tanıklık ediyor. Öyle ki, galaksiler arası bir Game Of Thrones varyasyonu hayal edebilirsiniz. Bu kaosun merkezinde ise Seg-El ve onurunu kurtarmaya çalıştığı ailesi yer alıyor.

Projenin arkasındaki isim ne yazık ki olası bütün umut taneciklerini dahi yok edebilir. Batman v. Superman: Dawn Of Justice için, amatörce ve baştan sağma bir senaryo ortaya çıkaran, DC Evreninin kanser hücresi David S. Goyer bu yapımda da kalemi elinden bırakmıyor. Kendisinin çalışma tarzı, ikinci sınıf kurgu öğeleri, basit ajitasyon ve neredeyse asırlık klişelerden medet ummak gibi sütunlar üzerine kurulu. Batman ve Superman arasındaki, hakkında birkaç ciltlik felsefi eserler yazılabilecek ilişkiyi, annelerinin aynı isme sahip olmalarına indirgeyebilmek gerçekten de insan üstü bir yeteneksizlik istiyor.
DC Sinematik Evreni, Marvel’dan farklı olarak televizyon yapımlarını hikaye devamlılığı dahilinde kabul etmiyor. Bir başka deyişle, Arrowverse adıyla bilinen The Flash, Arrow, Legends Of Tomorrow, Constantine ve Supergirl gibi yapımların CW ve NBC kanalları üzerine yayılmış evren, beyaz perde izlediğimiz kurgu ile bağımsız ilerliyor. DC’nin bu serilere üvey evlat muamelesi yapması pek de şaşırtıcı değil, çünkü söz konusu televizyon yapımlarında kalite oldukça düşük ve hemen her bölümde düşmeye devam ediyor.

Marvel’ın televizyon serileri ve beyaz perde yapımlarını paralel olarak ilerletmesi, oldukça kazançlı yayın strateji. Netflix ve ABC dahilinde iki ayrı koldan ilerliyor olması ise cabası. DC de bu yönde beklenen adımı attı ve Krypton projesinin beyaz perde evreninin bir parçası olacağını duyurdu. Elbette ki Krypton’un bırakın Justice League’in kuruluşunu, Superman’in doğumundan bile yüzlerce yıl öncesinde geçecek oluşu paralele ilerlemeye imkan tanımayacak. Lakin yine de Kal-El’in hikayesindeki arka plan boşluklarının doldurulacak olması güzel bir haber.
Krypton’ın kendisine yer bulacağı sinema portalının SyFy olması serinin atmosferi hususunda ciddi bir ipucu veriyor. Birçok farklı alt türden yapımlara yer vermesine lakin, isminden anlaşılacağı üzere SyFy’ın merceği esasen bilim kurgu türüne yönelik. An itibariyle SyFy markası altında yayın hayatını sürdüren 12 Monkeys, Dark Matter ve The Expanse gibi yapımlar da kanalın ana akımını oluşturuyor. Başta The Expanse olmak üzere oldukça kaliteli yapımlara imza atsalar da, SyFy bir miktar da stratejik olarak genel izleyici kitlesine hitap etmiyor. Bilim kurgu türüne gönül vermiş olmak, söz konusu yapımları takip etmek için bir ön koşul.

Eğer SyFy’ın planladığı adım, genel izleyici kitlesine yönelik popüler bir yapım üretmek değilse, ki genel anlamda şu ana dek bu adımdan uzak durdular, Krypton radikal bir bilim kurgu serisi olarak karşımıza çıkabilir. Çizgi romanların sinema ve televizyon dünyasındaki hakimiyeti artık biraz sıkıcı bir hale gelmeyi başladı. Bu sebeple  herhangi bir açıdan yenilikçi bir atmosfer gerçekten de ihtiyacımız olan değişim. The Expanse ve Dark Matter gibi ağır bir bilim kurgu yapımı ile Superman’in hakkında pek az şey bildiğimiz gezegeninin tarihine inmek, esasen muazzam bir proje. Lakin ön yargılı davranmak durumundayız, çünkü DC bizi defalarca hayal kırıklığı ile baş başa bıraktı.