Heyecanla beklediğimiz devam filmi Kingsman: The Golden Circle için gün saymaya başladık. Şifreli posterler, kripto-teaserlar ve daha birçok yaratıcı tanırım kampanyasından sonra, sonunda ilk fragman karşımızda. Merak etmeyin, bu sefer casus olmayanların da takip edebileceği bir hızda.

Casus filmleri neredeyse sinemanın kendisi kadar eskiye dayanan bir geçmişe sahip. Elbette ki bilinen ilk örnek olan 1914 yapımı The German Spy Peril‘dan bu yana neredeyse her şey değişti. Özellikle Soğuk Savaş yılları, bu popüler janraya günümüzde dahi etkileri devam eden klişe sütunlarının inşa edildiği dönemdi. Peki tamı tamına bir asırdır devam eden bir türün içinde, hala yeniliğe yer var mıdır? Elbette. Bu, beyaz perdenin sayısız sihirli sırrından yalnızca biri. Hem de bu sihri casus filmlerinin dokusuna zarar vermeden yapmak da mümkün. Kingsman bizlere bunu 2014 yılında kusursuz bir şekilde kanıtlamıştı. Şimdi ise bir soruyu cevaplamak için geri dönüyor: Başta James Bond olmak üzere sayısız karakterin bir ikon haline getirdiği İngiliz Ajanlar mı, yoksa soğuk savaş kültürüyle inşa edilmiş Amerikan Casusları mı?

İlk filmin yıldızları Taron Eggerton, Colin Firth ve Mark Strong tam kadro olarak İngiliz sahnesini casusluk dünyasında temsil etmeye devam edecekler. Ada’dan yanlarında getirecekleri kırmızı ceketliler ise Elton John ve Vinnie Jones olacak. Sam Amca’nın sadık koruyucu olarak izleyeceğimiz Statesman topluluğunda ise Jeff Bridges, Halle Barry ve Channing Tatum mevcut. Hikayemizin kötü karakterini ise Oscar Ödüllü efsanevi aktris Julianne Moore üstleniyor.
Golden Circle ile beraber Kingsman serisinde ikinci halkayı Birleşik Devletlere taşıyoruz. Kingsman nasıl İngiliz kültürünün elementlerini keskin bir centilmenlikle harmanladıysa, Amerikan versiyonu olan Statesman da aynı formülü uyguluyor. Evet, ilk bakışta Kingsman’ı bu denli benzersiz kılan Birleşik Krallık atmosferinden uzaklaşmak biraz üzecek olsa da, ön izlenimlerimiz kusursuz prodüksiyondan ödün verilmeyeceği yönünde. Ayrıca, Kingsman’ı casus filmlerinin tek düzeliğinin dışına çıkarabilen elementler de, böylesine cesur bir adımı gerektirir.

Peki kimdir bu Statesman? Kentucky‘nin ortasında, oldukça eski bir burbon distilerisi hayal edin. Kovboy şapkalarıyla, “Americana” stereotipinin bütün keskin uçlarını taşıyan bir grup multi-milyarder, anavatanlarının güvenliğini sağlamak amacıyla oldukça gizli bir topluluğu oluşturuyorlar. Neredeyse Kingsman ile taban tabana aynı kurgu. Lakin “kovboy casuslar” şu ana kadar hiç tanık olmadığımız bir konseptler arası kokteyl. İngilizler ve Amerikalılar arasındaki kültür çatışması üzerine kurulacak esprileri hayal etmek bile suratımıza geniş bir gülümseme koymaya yetiyor.

Julianne Moore’un canlandıracağı Poppy karakteri ise Birleşik Devletlerde halkın çılgınlar gibi sevdiği, popüler kültürde oldukça büyük bir yer kaplayan ünlü bir sima. America’s Sweetheart olarak bahsedilen statüye sahip isimlere eklenen kurgusal, lakin birçok farklı isimden esinlenilmiş bir düşman figürü. Aklınıza gelebilecek örnekler, sevimli ve iyi niyetli doğalarıyla halkın sevgisini kazanmış insanlar olmalı. Meg Ryan ve Sandra Bullock bu unvanı yakın zamanda üstlenmiş isimler. Peki böylesine muazzam bir iyilik timsali karakter, ne tür bir şeytani plana imza atacak? Bekleyip göreceğiz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Statesman’ın liderliğini üstlenen isim ise kovboy şapkasının belki de en çok yakıştığı aktör olan Jeff Bridges. Coen Kardeşlerin postmodern vahşi batı tablosu True Grit‘le Jeff Bridges’ın Oscar’a aday gösterildiğini de hatırlatalım. Her casus organizasyonunda, tereddütsüz olması gereken teknoloji ve alet-edevat sorumlusu olarak da Halle Barry‘yi izleyeceğiz. Eggsy’ye macerasında partnerlik edecek delifişek karakter Agent Tequila‘yı ise Channing Tatum canlandıracak. Filmin bize hazırladığı sürpriz ise Game Of Thrones‘ta Oberyn Martell olarak tanıyıp, ölümüyle kahrolduğumuz Pedro Pascal. Hali hazırda muazzam aktörlerden oluşan bir kadroyu Birleşik Devletlere taşımak adına harika seçimler olduğunu abartı sayılmaz.

Mark Millar ve Dave Gibbons‘ın çizgi romanlarından uyarlanan hikaye, serinin izinden gitmeye devam ediyor. Eğer kalite ikinci filmde de aynı mertebede tutulabilirse, Kingsman’ın daha birçok devam filmiyle karşımıza çıkacağını müjdeleyebiliriz. Ki bu da değişmesini pek beklemediğimiz bir standart. Çünkü yönetmen koltuğundaki Matthew Vaughn, söz konusu çizgi roman uyarlamaları olduğunda tartışmasız bir mecra. X-Men serisinin en iyi yapımı olarak övgülere mazhar olan First Class ve Kick-Ass bu gerçeğin garantörleri.

Kingsman: Golden Circle, 22 Eylül‘de bizlerle buluşacak. Filme dair bütün detayları ilk öğrenenlerden olmak için TINQ‘i takipte kalın.