Superbowl’a sayılı günler kaldı. Yalnızca Amerikan Futbolunu takip edenler için değil, sinemaseverler için de yılın en heyecanlı olaylarından biri bu karşılaşma. Çünkü, her yıl, dünya çapında açık ara en fazla izlenen yayın olan Superbowl’un reklam kuşağı, merakla beklenen birçok filmin fragmanlarını bizlerle buluşturuyor. Bunlardan biri de Life. Karşınızda, bilim kurgu/korku kırmasının son ürünü.

Her ne kadar an itibariyle dikkatleri üstüne çekemese de, Life oldukça iddialı bir kadroyla geliyor. Başrollerde, Donnie Darko ve Nightcrawler gibi yapımlardan hatırlayacağınız Jake Gyllenhaal ile Altın Küre adaylığı bulunan Rebecca Ferguson bulunuyor. İkiliye, geçtiğimiz yıl Deadpool karakterine hayat vererek, hayran kitlesini dünya çapında birkaç katına çıkaran Ryan Reynolds eşlik etmekte.

Başta Alien ve Event Horizon gibi yapımlar olmaz üzere, uzayda geçen korku/gerilimler hemen her dönem popülerliğini koruyorlar. Uzak bir gezegen veyahut bir uzay aracında, hiç de dost canlısı olmayan bir dünya dışı yaşam formuyla karşılaşan ekip, hayatta kalma mücadelesi verir. Evet, bu kurgu artık can sıkıcı hale gelmeye başladı. Çünkü neredeyse hiçbir örneğinde yaratıcı dönüş noktalarına rastlayamıyoruz.

Life, pek de yaratıcı bir konu ile karşımıza çıkmıyor diyebiliriz. Elbette büyük sürprizlerle karşılaşıp, bu sözlerimizde feci halde yanılma ihtimalimiz de mevcut. Lakin, akıllı bir yaşam formuyla etkileşime geçme ihtimali üzerine, bir Mars görevine gönderilen altı astronotun bir bir katledilişi, bize herhangi bir yaratıcılık sunmuyor.

Projenin yönetmen koltuğunda ise, İsveç sinemasından Hollywood’a kesin bir geçiş yapan Daniel Espinosa oturuyor. Espinosa şu ana dek, vasatın bir tık üstünde yapımlarla karşımıza çıksa da dikkatleri üstüne çekebilecek bir yapım ortaya koyamadı. Tom Hardy‘yi başrolde izlediğimiz Child 44, şu ana dek kendisinin elinden çıkan en başarılı yapım olarak kabul edilebilir.

Life, 24 Mart’ta izleyicilerle buluşacak.