Şeytan’ın kızıl sağ eli geri dönüyor! Kült çizgi roman karakteri Hellboy’un yaratıcısı Mike Mignola bizlere muazzam haberler getirdi. Klişeleri yıkıp geçen karakterimiz, tamamıyla başka ellerde sıfırdan yaratılacak. Hellboy rolünde ise Stranger Things’ten hatırlayacağımız David Harbour yer alacak!

Guillermo Del Toro, geçtiğimiz ay yaptığı bir açıklamayla Hellboy hayranlarını derinden üzmüştü. En ufak gelişmeden umut tohumları filizlendirdiğimiz uzun bir süreçten sonra, serinin üçüncü halkasının asla gelmeyeceğinin duyurulması oldukça yıkıcıydı. Hiçbir ihtimale yer vermeden oldukça net bir şekilde serinin sona erdiğini iddia eden Del Toro, Hellboy’un yeniden doğacağını belirtmemişti. Kendisinin bu hususta herhangi bir bilgisinin olmaması da oldukça olası, çünkü proje baştan aşağı el değiştirmiş görünüyor. Hellboy: Rise Of The Blood adı verilen proje, Neill Marshall‘ın yönetmenliğinde ilerleyecek. Aykırı karakteri ise David Harbour‘a emanet edildi.

Ron Perlman‘ı başrolde izlediğimiz Hellboy serisi, 2004 yılında Guillermo Del Toro’nun yönetmenliğinde beyaz perdeye ilk adımını atmıştı. Kadrosunda John Hurt ve Selma Blair gibi isimlere de ev sahipliği yapan Hellboy, çizgi roman uyarlamalarına dair bilinen bütün sütunlara meydan okumuştu. Öyle ki, o güne dek neredeyse kaçınılamaz bir gerçek olan “boktan devam filmleri” makus talihini dahi yıktı. Dört yıl sonra karşımıza çıkan devam halkası Hellboy II: The Golden Army orijinal filmden bile daha başarılıydı. Bir önceki adımda daha iyiye gitmiş bir proje, hem de bu denli büyük bir kitlenin talebi varken neden rafa kaldırılır? Hem de çizgi roman uyarlamalarının altın çağında! Bu soru için asla tatmin edici bir cevap bulamayacağız.

Şeytanın sağ elini taşıyarak Hellboy makyajına bürünecek isimse yakından tanıdığımız biri: David Harbour. Geçtiğimiz yıla damgasına vuran serilerden Stranger Things‘in Şerif Jim Hopper’ı olarak tanıdığımız aktör, rol için en azından fiziksel olarak oldukça uygun görünüyor. Elbette ki Ron Perlman‘ın rolle ne denli bütünleştiğini inkar edemeyiz. Lakin Hopper da alternatifler arasında aklımıza gelebilecek neredeyse bütün fikirlerden daha tutarlı bir tercih. Kendisinin çizgi romanlara olan ilgisi de bilinmekte. Yeni çıkış yapan yıldız, geçen aylarda Deadpool II dahilinde Cable rolü için olan ilgisini de açıklamıştı. O kulvarda işi Josh Brolin’e kaptırmasının arkasında sebeplerden biri belki de Hellboy’u canlandıracak olmasıydı, ne dersiniz?

Hellboy’un beyaz perdeye ikinci kez gelişi için ciddi anlamda umut veren bir gelişme mevcut. Yeni proje, yetişkinlere yönelik manasına gelen R kodu ile sınıflandırılmış. Çizgi roman uyarlamalarında sıkça göremediğimiz, Deadpool ve Logan‘ı bizler için bu kadar değerli yapan element de bu R koduydu. Bir başka deyişle, genç sinema severlerin kalbini çalmak amacıyla yumuşatılmış bir Hellboy izlemeyeceğiz. Karşımızda şiddetten çekinmeyen bir Şeytan Tohumu olacak. Her ne kadar ilk iki film standart üstü bir kalite ortaya koysa da, çizgi romanlara göre dilinin bir miktar yumuşak kaldığı bir gerçekti.
Yönetmen koltuğuna geçecek Neil Marshall, beyaz perdede etkileyici bir özgeçmiş ortaya koymuş bir yetenek değil. Descent ve Centurion kendi türleri dahilinde belirli bir grubun takdirini kazanbilmiş olsa da, Hellboy kendisinin ilk iddialı projesi olacak. Lakin belirttiğimiz üzere bu durum yalnızca sinema için geçerli! Çünkü konu televizyon dizileri olduğunda, Neil Marshall masaya yumruğunu koyuyor. An itibariyle dünya üzerindeki en popüler seri olan Game Of Thrones‘un en büyük bütçeli bölümleri kendisinin yönetmenlik yeteneklerine emanet edildi. Blackwater ve Watchers On The Wall, seri dahilindeki en iyi bölümler arasında gösteriliyor.