Yaklaşık iki senedir bir proje dosyasından ibaret olan Escape From New York yeniden çevrimi için Robert Rodriguez kolları sıvadı. Desperado, Sin City ve From Dusk Till Dawn gibi modern kültlerin yönetmeni, John Carpenter’ın buram buram seksenler kokan distopyası için görüşmelere başladı.

Gün geçmiyor ki sizlerin karşısına başka bir “yeniden çevrim” haberiyle çıkmayalım. Hollywood, geçtiğimiz yüzyılın bütün kült filmlerine aç bir kurt misali bakmakta. Yaratıcılık tıkanmasından çok, gişe yarışında parayı garanti ata yatırma gayesinden kaynaklanıyor bu gidişat. Hali hazırda distopik temaların da revaçta olduğu şu günlerde, bu illetten Escape From New York‘un da nasibini almasını bir süredir bekliyorduk. Çünkü Fox, bundan iki yıl öne yapımın bütün haklarını oldukça yüklü bir meblağ karşılığında almıştı.

Escape From New York, sinema tarihinin gördüğü en muazzam distopyalardan biri inşa etti.  John Carpenter, senaryoyu kaleme aldığı günler Birleşik Devletleri kasıp kavuran Watergate Skandalından ilham alarak, ortaya olabildiğinde karanlık bir tablo koymuş. Film, çekildiği tarihten 16 yıl sonrasına tekabül eden 1997 senesinin New York’unu, daha doğrusu New York’tan geriye kalanları merkezine alıyor. Birleşik Devletler’de suç oranı başa çıkılamaz seviyelere yükselmiş, hükumet ise tek çareyi New York’u devasa bir hapishaneye çevirmekte bulmuştur. Amerikan Başkanını taşıyan uçak teröristlerce kaçırılır ve New York’a indirilir. Ağzına kadar katiller ve canilerle dolu bu hapishane-şehir’den Başkanı kurtarmak içinse, sinema tarihinin gördüğü en muazzam karakterlerden biri görevlendirilir: Snake Plisskin. Anti-kahraman tanımının sözlük karşılığı olan Kurt Russell‘ın canlandırdığı Snake, seksenleri hemen her karesinde hissettiren bu macerayla hem gönülleri, hem de gişeyi fetheder.
Hali hazırda dünya çapında üne sahip yönetmenlerin yeniden çevrimlere girişmesi, pek de alışık olduğumuz bir durum değil. Şikayetçi olduğumuzu düşünmeyin sakın. Bir amatörün elinde heba olacağına, en azından rüştünü ispatlamış isimleri yönetmen koltuğunda görmek, en azından bir miktar içimizi rahatlatabilir. Lakin Robert Rodriguez, ilk bakışta pek de doğru insanmış gibi görünmüyor açıkçası. Kendisi, her ne kadar Mexico Üçlemesi ve Sin City ile harika işler çıkartmış olsa da, Escape From New York’un atmosferine yakın herhangi bir yapımla karşımıza çıkmadı. Belki Grindhouse Projesi dahilinde ufak bir deneyim elde ettiğini söyleyebiliriz. Yine de suç filmlerinden distopyalara sıçramak, oldukça büyük bir değişim.

Robert Rodriguez’in aksiyon tabanlı bir dispotik filmle başa çıkıp çıkamayacağını esasen bu yıl öğreneceğiz. Seksenler ruhunu en az Escape From New York kadar iyi işleyen efsanevi anime serisi Battle Angel Alita, an itibariyle Robert Rodrigues tarafından beyaz perdeye taşınmakta. Kadrosunda Oscar’lı Mahershala Ali‘nin de bulunacağı yapım bizlere Escape From New York için umutlanıp umutlanmamak konusunda ipuçları verecektir. Unutmayın ki, eğer söz konusu yapımdan seksenlerin o muazzam dokunuşunu çıkartırsak, geriye filmle özdeşleşmiş herhangi bir şey kalmaz. İşte bu sebeple Rodriguez’in sınavı hayati önem taşıyor.
Proje ile ilgili söylenebilecek en umut verici bilgi, kuşkusuz ki John Carpenter’ın yapımcı sıfatıyla dahil olacak olması. The Thing ve Halloween gibi birçok kült yapımın da yaratıcısı olan Carpenter, tek kelimeyle yaşayan bir efsane. Aklındaki fikrin, Escape From New York’u bol filmli bir seriye dönüştürmek olduğuna dair dedikodular da dolaşmakta. Orijinal yapımın, Escape From L.A isimli bir devam halkasının da olduğunu hatırlatalım.

Şu an yapılacak tek bir şey var, orijinal ikiliyi baştan izlemek ve hayal dünyasına dalmak. Çünkü 50.000 TINQ kullanıcısı, Snake Plisskin karakteri için meş’aleyi kimin devralması gerektiği üzere tartışmaya dünden hazır. Sizin aklınızda hangi aktör var?