Geçtiğimiz yıla Arrival ile damgasını vuran Dennis Villeneuve, en büyük hayalini gerçekleştiriyor. Blade Runner için bayrağı devralan yetenekli yönetmen için sıradaki proje belli oldu. Frank Herbert’ın efsanevi serisi Dune, Villeneuve tarafından beyaz perdeye uyarlanacak!

Korkusuz bir adamı gördüğünüzde, onu gözlerinden tanıyabilirsiniz. Evet, Denis Villeneuve ile yüz yüze gelme şansınız oldukça düşük. Lakin kendisinin çekinmeden altına elini koyduğu taşlar, onun ne denli korkusuz olduğunu gösteriyor. Phillip K. Dick gibi, sevenlerinin kendisine bir nevi tarikat sayılabilecek kadar bağlandığı yazar ve bu yazarın bizzat şahsi takdirine layık olmuş bir film. Elbette bahsettiğimiz konu Villeneuve tarafından bizlerle buluşturulacak olan Blade Runner 2049. Şu ana dek filme dair her şey oldukça olumlu. Arrival sonrasında, Villeneuve ve yetenekleri artık bir tartışma konusu değil. Bilim kurguya yatkınlığı ise hiç değil. Lakin başta belirttiğimiz gibi, gözü kara, cesaretle çılgınlık arasındaki çizginin hangi tarafında olduğundan emin olmadığımız bir işe daha girişiyor Denis Villeneuve: Dune.

Eğer şu ana dek Frank Herbert‘ın Dune serisini duymadıysanız size küçük bir özet geçebiliriz. Neredeyse her iki mecradan biri tarafından, 20. Yüzyılın en iyi bilim kurgu eseri olarak belirtilen bir kitap Dune. Evet, Blade Runner hayranları kötü bir devam filmi sonrasında sizi oldukça sert bir şekilde eleştirir. Lakin bahsettiğimiz Dune fanatikleri ise, tabiri caizse çarmıha gerilirsiniz. Böyle bir riski almak, işte saygı duyduğumuz cesaret bu.

Şu anlık basit bir el sıkışmadan ibaret bütün proje. Kısa bir süre önce, Legendary Pictures’ın Dune kitaplarının telif haklarını satın alması medyada büyük bir beklentiye yol açmıştı. Legendary Pictures’ın bu yatırımının en büyük sebebi kuşkusuz ki, 2013 yılında yayınlanan Jodorowsky’s Dune belgeselinin başarısı oldu. Kalıplara sığmayı olası her projede reddeden Alejandro Jodorowsky, birçok eleştirmence “çekilmemiş en iyi film” olarak tasvir edilen bir Dune uyarlamasının arkasındaki isimdi. Söz konusu belgesel de, Jodorowsky’nin Dune’u nasıl çekemediği, projenin neden iptal olduğu hakkında. Özetlemek gerekirse, büyük düşünebilme yeteneğinin, insanı gerçekçilikten zamanla uzaklaştırabileceğini anlatıyordu Jodorowsky’s Dune. Salvador Dali, Orson Welles ve Mick Jagger gibi isimleri bir araya getirip, H.R. Giger başta olmak üzere, yalnızca en iyiler tarafından yaratılacak bir film arzuluyordu Jodorowsky. Ne yazık ki bu arzu, hiçbir zaman somutlaşamadı.

Villeneuve üstlenmeden önce, Jodorowsky’den farklı olarak, ayakları yere basan projelerle de beyaz perdeye taşındı Dune. Bundan tam 32 yıl önce, David Lynch bu muazzam eseri uyarlamak adına bugün hala tartışılan bir film çekti. Lynch’in Dune’u, bugün kült bir film olarak kabul edilse de, çıktığı dönemde çoğunlukla negatif yorumlar aldı. Jodorowsky’nin akıl sağlığında kalıcı bir zarar ve David Lynch’in kariyerinde birçok tartışma yarattıktan sonra, tam 32 yıl boyunca, hiçbir sinemacı Dune’a bir daha bulaşmadı. Legendary Pictures’ın bu husustaki niyeti belli olduğundan beri ise, birçok yönetmen bu zorlu görev için birbiriyle yarışıyor.

Frank Herbert’ın ölümü sonrasında seriyi devam ettiren oğlu Brain Herbert, projede yapımcı olarak bulunacak. Başka bir deyişle, Villeneuve bu işe layık görüldüyse, bu hususta onay veren isimlerden biri de Brain Herbert’ti. Yalnızca el sıkışmadan ibaret olduğunu yinelesek de, bize de bir miktar umut veren bir parametre bu.