Hellboy serisinin üçüncü halkasının gerçekleşmesi için yönetmen Guillermo Del Toro uzun ve meşakkatli bir mücadele verdi. Kendisinin bu yöndeki ısrarlı girişimleri, ne yazık ki Universal Studios’un bu yönde bir yatırımda bulunmaktan kaçınması sebebiyle uzun süredir reddedilmekte. Pes etmeden, elindeki her fırsatı bu yönde bir adım atmak için değerlendiren Guillermo Del Toro da sonunda sonunda beyaz bayrağı çekmiş gibi görünüyor. Şahsi twitter hesabından duyurduğu haber yolun sonuna gelindiğini açıklarken, dünya üzerindeki sayısız Hellboy hayranının umutlarını söndürmüş oldu.

Guillermo Del Toro, çizgi roman karakterlerinin gişenin mutlak galipleri olmadığı, hatta rezalet olarak adlandıramayacağımız pek az süper kahraman yapımıyla karşılaştığımız yıllarda bizleri Hellboy ile tanıştırmıştı. Mike Mignola’nın, gelmiş geçmiş en iyi çizgi romanlar arasında gösterilen serisi, filmlere dek dünya üzerinde bu denli geniş çevrelere kendini duyuramamış bir eserdi. Hem Del Toro’nun orijinale mümkün olduğunda sadık kalması, hem de Ron Perlman’ın karakteri muazzam bir şekilde canlandırışı sebebiyle Hellboy hem gişede hem de hayranların gönlünde bir taht kurdu.
Günümüzde, süper kahraman filmlerinin tek düzeliği ve kendini tekrar eden kurguları, 2004 yılında vizyona giren Hellboy’da mevcut olmadığından, hikaye fantastik sinemanın göz dolduran bir örneği olarak kabul edildi. Tam dört yıl sonra karşımıza çıkan Hellboy II: The Golden Army ise, bir önceki filmin başarısının getirisi olan daha geniş bütçeyle gerçekleştirildi. Genellikle devam filmlerinde kalitenin zayıflamasına alışkın olan bizleri ters köşeye atan serinin ikinci halkası, ilk yapımı dahi gölgede bırakan bir geri dönüşe imza attı. Eğer 2008 yılında bu hususta fikrimizi isteseydiniz, Hellboy’un üçüncü filminin çıkmama ihtimalini dikkate dahi almazdı.

Peki muazzam iki film, her fırsatta yeni bir yapım için sosyal medyada ayaklanma yaratan hayran toplulukları ve gerektiğinde role döneceklerini açıklayan oyuncu kadrosu neden Hellboy 3 için yeterli değil? Cevap basit, çünkü Universal Studios intihara kalkışıyor. Her geçen gün eski ihtişamını biraz daha yitiren şirket, Marvel ve DC tarafından ihya edilen rakipleri Walt Disney ile Warner Bros.’un “çoklu süper kahraman evrenlerini” kıskanıyor. Deyim yerindeyse para basan, her yıl en az iki yeni filmle gişeyi sallayan bu evrenlerden, bir tane de Universal kurmak istiyor. Bu hususta, bu yılı gösterime girecek The Mummy ile birlikte ilk halkası vizyona girecek evrenleri ise, 1930’larda Universal’ı dünyanın en büyük prodüksiyon şirketi haline getiren yaratıklar. Universal Monsters adı verilen Dracula, Frankenstein’ın canavarı veyahut Van Helsing gibi karakterler, söz konusu yeni evreni kuracak elementler olacak.
Olası her araştırma, Universal Monsters projesinin başarılı olamayacağını savunurken, sırf bu evrene bütçe ayırabilmek adına Hellboy 3 gibi gişeden anlının akıyla çıkacağı neredeyse kesin bir yapımın önünü tıkıyor Universal Studios. Biz de geçmişe dönüp baktığımızda, dünyanın en büyük prodüksiyon şirketini bu denli zayıf bir hale getiren vizyonsuzluğun bugün hala devam ettiğini görebiliyoruz. 104 yıllık dev şirket, birkaç işbilmezin ellerinde, saçma bir projeye milyar dolarlar dökecek.

Sizlere bu denli kötü bir haber iletmek istemezdik elbette. Lakin vaziyet bundan ibaret. Umutlarınızı kaybetmeyin, yalnızca erteleyin. Dark Horse Comics’in muazzam serisi, Mike Mignola’nın başyapıtı Hellboy’un cevheri yakında bir başkası tarafından, yeniden keşfedilecektir. Bu sırada Universal Studios da nerede yanlış yaptıklarını çözedursun.