Whiplash, 2014 yılının kahramanı olmayı her ne kadar Birdman’e kaptırmış olsa da, bize Damien Chazelle’i kazandırmıştı. Senaryosu da Chazelle ait olan yapım, 3 dalda Oscar’ı eve götürürken birçok kişinin bilmediği bir gerçek vardı. Damien Chazelle, Whiplash’i, yine kendisine ait olan bir kısa filmden uyarlamıştı. Whiplash’in beyaz perde macerasından yalnızca bir sene önce, kendi gençliğinde yaşadığı birkaç tatsız deneyimden yola çıkarak bir kısa film senaryosu yazdı. Uzun metrajı ile aynı adı paylaşan kısa film, o denli büyük bir başarı yakaladı ki, Chazelle hikayeyi sinemaya taşıma riskini aldı.

Sundance, birçok kısa film yönetmenin hayallerini süsleyen, rekabetin had safhada olduğu bir sahne. Damien Chazelle, ortaya koyduğu işle her ne kadar gurur duysa da, Sundance’e başvurduğunda, macerasının büyük ödülle sonlanacağına kendisi dahi inanmıyordu. Lakin beklenmedik oldu ve diğer herkesten önce, Sundance Jürisi fark etti Damien Chazelle’in ışığını. Cazın ruhuna şekil vermeyi, genç yaşına rağmen ustalıkla ortaya koyan yönetmen, Sundance’de fark edilmesinden yalnızca 4 yıl sonra, sayısız ödülü raflarına dizdi. Hatta, Oscar’a uzanan ellerinin de boş dönmesini beklemiyoruz.

Kısa filmin ilginç yanlarından biri de, sınırların ötesinde bir eğitim anlayışı olan orkestra şefi Fletcher rolünde, yine J.K. Simmons’ın yer alıyor olması. Merak ettiğimiz husus, Chazelle’in Simmons’a rolü teklif ettiğinde, bu kapının Oscar’a açılacağı söylenseydi vereceği tepki. Genç bir yönetmenin, kısa film denemesinde yer almayı kabul eden, arka planda kalmış, orta yaşlı bir aktör. İki yıl sonra ise, En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı için sahneye çağrılan, hakkında sayfalarca övgü düzülmüş bir yetenek.

Chazelle’in hikayesi bir peri masalı. Lakin bu peri masalına bakıp, gözlerinizin kamaşmasıyla yetinmeyin. Bu, yalnızca sinema değil, her ne konuda başarıyı yakalamayı arzuluyorsanız, ilham verebilecek bir hikaye. Damien Chazelle’in 2013 yapımı kısa filmini izleyin ve en uzun maratonun dahi tek bir adımla başladığını hatırlayın.