Sinema salonlarında gösterilmeyen Netflix filmlerinin Cannes’da yarışıp yarışamayacağına dair olan tartışma her geçen gün büyüyor. Tartışmaya dair son sözü ise Festival Jürisi söyledi. Kurallarda bir değişikliğe gidilerek, Fransa dahilinde beyaz perdede gösterilmemiş yapımların yarışma seçkisine katılamayacağı kararı alındı. Söz konusu yönetmelik gelecek yıl itibariyle uygulanmaya başlanılacak.

Cannes Film Festivali, önümüzdeki hafta 70. kez sinema severleri büyüleyecek. Seçkide Altın Palmiye için yarışacak yapımlar arasında Netflix bünyesinden çıkma iki eser de mevcut. Tilda Swinton ve Jake Gyllenhaal’ın yer aldığı Güney Kore-Birleşik Devletler ortak yapımı Okja ile  Dustin Hoffman ve Emma Thompson gibi iki usta oyuncunun, komedinin tanınmış yüzleri Ben Stiller ve Adam Sandler’a eşlik edeceği The Meyerowitz Stories mevzu bahis filmlerimiz. An itibariyle büyük ödüle ulaşma ihtimalleri oldukça düşük olsa da, gündemde sarsıcı bir yer kaplıyorlar. Çünkü Sinema Salonları Birliği başta olmak üzere sektörün Fransa’daki bütün önemli kurumları Netflix yapımlarından bir hayli rahatsız.

Bütün bu karmaşanın ardındaki sebep oldukça basit: Okja ve The Meyerowitz Stories’in Fransa’da vizyona girmeyecek. Fransız izleyicisi ile beyaz perdede karşılaşmayacak, doğrudan internet üzerinden dağıtımı yapılacak bir eserin Cannes yarışma seçkisinde bulunması infiale yol açtı. Cannes Film Festivali Yönetimi öncelikle Netflix’ten söz konusu yapımların salonlarda da gösterilmesini talep etti. Bu talebin reddedilmesi sonucunda, kural kitapçığına gelecek sene itibariyle geçerli olmak üzere, Fransa dahilinde sinema salonlarında gösterilmeyen yapımların yarışma seçkisinde yer alamayacağı kuralı eklendi. Belirttiğimiz üzere, bu durum Okja ve The Meyerowitz’i kapsamayacak ve gelecek yıl itibariyle geçerli olacak.
Festival yönetiminin bu kararı almasının ardındaki motivasyon, esasen Fransız Film Fonlarının temel işleyiş mekaniğine dayanıyor. Yönetmeliklere göre, gişe hasılatlarının önemli bir bölümü Kültür Bakanlığı tarafından “Süreklilik” vergisi adı altında toplanmaktan. Fransa’nın her köşesindeki sinema salonlarında kesilen her tekil bilet, ortak bir havuza katkı yapıyor. Bu havuzun amacı ise yeni filmlere fon sağlamak ve genç sinemacılara aradıkları fırsatı verebilmek. Bu sistemin kusursuz işleyişi dahilinde Fransız Sinemasının her geçen büyümesi ve dünyanın dört bir yanından genç sinemacıların fon bulmak adına Fransa’yı tercih etmesi sağlanıyor. Bu sebeple perdede gösterilmeden doğruca internet üzerinden dağıtılacak bir yapım, bu sistemin çarklarını es geçmekte.

Netflix, geçtiğimiz yıl itibariyle yapımcılığını bizzat üstlendiği filmleri de beyaz perdeye taşımaya karar verdi. Kendi platformuyla aynı anda, Netflix kullanıcısı olmayan sinema severler de yapımları salonlarda izleme şansına sahip oluyor. Netflix’in her geçen dönem daha kaliteli yapımlarla karşımıza çıktığını düşünürsek, bu yapımları perdede izleme şansına sahip olmak oldukça yerinde bir adım. Lakin bu durum Fransa sınırları içerisinde gerçekleştirilemiyor. Çünkü ülkenin yönetmelikleri dahilinde, sinema salonlarında gösterilen bir yapımın internet ortamında dağıtılabilmesi için en az 36 ay geçmiş olması gerekiyor! Eğer Netflix yapımları Fransa’da vizyona girerse, Netflix Fransa portalında bu filmler 3 yıl gibi akıl almaz bir süreyle bulunamayacak.
An itibariyle, her ne kadar Fransız Kültür Bakanlığının gişe hasılatlarını film fonlarına çevirme mekaniğini takdir etsek de, 36 aylık bir dağıtım yasağı Netflix’in varlığına taban tabana aykırı bir yönetmelik. Umarız ki çift taraflı tavizlerle bir anlaşmaya varılır, çünkü Netflix yapımlarının Cannes’daki iddialı konumları bizleri bir hayli heyecanlandırıyor!