Sizlerle geçtiğimiz aylarda paylaştığımız üzere 25. James Bond filmi için senaryo çalışmaları başladı bile. Lakin Sony’nin 007 ile ortaklığının sonuna geldik. Bond filmlerinin yeni dağıtıcısı olmak için sektörün devleri kıyasıya bir mücadele içinde.

Eon Productions, yarım asırlık birliktelikten sonra artık James Bond‘un arabası veyahut smokini kadar özdeşleştiği bir yapım şirketi. David Niven‘ın başrolünde oynadığı, seriyi tiye alan 1967 yapımı komedi filmi ve Sean Connery‘nin smokini son kez giydiği Never Say Never Again dışındaki 22 filmde de yaratıcı stüdyo olma gururu Eon Productions’a aitti. Lakin bu süreç içinde defalarca dağıtımcılar değiştiler. Elbette ki yatırımın büyük kısmını karşıladıklarından ötürü, dağıtımcıların iş stratejisi de Bond’un tarzı üzerinde çeşitli dokunuşlarla sonuçlandı.

Sony, 2005 yılında oldukça büyük bir yatırım ile çehresini baştan aşağı değiştirmek üzere James Bond’u uluslararası pazarda temsil edecek marka olmuştu. Eon ile masaya oturup Bond’un geleceğini şekillendiren Sony, bir konuda mutabakata vardı: 007’nin bir devrime ihtiyacı var. Pierce Brosnan‘la yollar ayrıldı, yerine Britanya Tiyatrosunun jönlerinden Daniel Craig getirildi. Sarışın, ilk bakışta pek de karizmatik olmayan, bilindik Bond kriterlerine hiç de uymayan bir adam. Birçoğunuzun hatırlayacağı üzere bu tercih dünya çapında bir yankı uyandırdı. Lakin Daniel Craig bütün ön yargılara rağmen smokinin hakkını verdi ve Sony’nin 10 yıllık dağıtımcılık süresinde, dört başarılı film ile Bond Efsanesi yaşatıldı.
Yaklaşık birkaç hafta içinde Sony’nin James Bond üzerindeki hakları resmi olarak sona ermiş bulunacak. Pusuda bekleyen şirketler ise, deyim yerindeyse piyasanın bütün büyük oyuncularını kapsıyor. Universal, geçtiğimiz yılı oldukça başarısız bir şekilde kapattı ve an itibariyle sürdürdüğü Monsters projesi de ölü doğmuş bir fikir. Sanırız ki, listede 007 gibi bir markaya en çok Universal’ın ihtiyacı var. Fox, süper kahraman pastasından en küçük dilimi alsa da, en azından bu oyunca dahil olabildiğine mutlu. Deadpool ve X-Men filmlerinin yanı sıra bir de James Bond’u bünyesine alabilirse Warner Bros. – Disney ikilisini zorlayabilir.

Universal ve Fox bütün imkanlarını ortaya koyacaktır, lakin an itibariyle onları kumda oynayan çocuklar gibi gösterecek kadar büyük bir güç de masada: Warner Bros. Evet, DC filmleri yerden yere vuruluyor. Lakin bu gişede yaptıkları vurguna bir engel değil. Warner Bros. bir miktar da duygusal yaklaşmakta. James Bond’un beyaz perdedeki 25. uyarlamasının kendi bünyelerinden çıkmasını istiyorlar. Son Bond filmi olan Spectre‘nin bütçesi 250 Milyon Dolardı. Bu devasa meblağ yukarı çekilmek isteniyorsa, bunu gücü yetebilecek sayılı şirketlerden biri Warner Bros. ve 25. film için büyük, çok büyük fikirler ortaya atılabilir
.Burada karar verici konumunda olan isimler Michael G. Wilson ve Barbara Broccoli. Kendileri EON Productions’ın patron koltuğunu paylaşıyorlar.  James Bond markasının bir diğer ortağı olarak da MGM‘in kükreyen aslanı da hoşnut tutulmalı. Wilson ve Broccoli’nin işin içinde olmaları, oldukça küçük bir ihtimal olsa da sürpriz bir atın galip gelme ihtimalini perçinliyor. Annapurna Pictures, yukarıda adı geçen prodüksiyon tanrıları ile baş edebilecek bir dağıtımcı değil. Lakin Wilson ve Broccoli, 25. Bond için standartları yükseltmek, ortaya ödül törenlerinde boy gösterecek bir film çıkarmak istiyorlar. Bu hususta da işe yalnızca parasını katlamak gözüyle bakmayacak, sanatsal dokunuşa da izin verecek bir dağıtımcı tercih etmeleri işten bile değil.

Söz konusu Majestelerinin bir numaralı casusu Bay James Bond olduğunda, dağıtımcılar dahi amasız bir mücadeleye giriyor. An itibariyle 007, birçok filminde olduğu gibi başına ödül konmuş halde buluyor kendisini. Elbette, smokini kimin giyeceği de en az dağıtımcı kadar önemli bir soru. TINQ‘in bu husustaki yazsını okumuş muydunuz?