Hatırlayacağınız üzere Netflix, 40 Milyon Dolar gibi yüklü bir ücretle Charlie Brooker‘ın benzersiz projesi Black Mirror’ın haklarını satın almıştı. Basında Netflix’in Black Mirror ile ne yapacağına dair bir fikir birliği uzun süre boyunca yoktu. Yaygın iddialardan biri ise, Black Mirror’ın, House of Cards gibi bir Amerikan uyarlamasının yayınlanacağıydı. Bu fikir birçok kişiyi rahatsız etmiş, asılsız olduğu bilgisi ise içimizi rahatlatmıştı. Eğer elinize son birkaç ayda Black Mirror hakkında pek fazla bilgi geçmediyse, kısa bir özet geçelim. Öncelikle, bütün ipler hala Charlie Brooker’ın ellerinde. Bütün bölümler hala onun kaleminden çıkıyor. Bir başka deyişle, Netflix yalnızca Black Mirror’ı değil, yaratıcısını da transfer etti. 21 Ekim’de gelecek yeni bölümlerin, 3. Sezon başlığıyla tanıtılması da, dizinin adaptasyona uğramadan, kaldığı yerden devam edeceğine işaret ediyor. Bu olay da televizyonculuk tarihine bir ilk olarak geçti. İki sezon arasında, bir dizinin yapımcı/yazar/ değişikliğine gittiğini görmüştük. Yapımlar farklı kanallara geçiş bile yapabiliyorlar. Başrol oyuncusuyla yollarını ayıracak kadar cesur dizilere aşinayız. Lakin bir dizinin ülke değiştirmesi, işte bu her gün görebileceğiniz türden bir şey değil.
316443
Black Mirror, hemen her bölümü başlı başına bir uzun metraj olabilecek derinlikte işlenen bir yapım. Bu denli felsefi bir arkaplan üzerine kurulu senaryolar yaratmak kolay iş değil. Bu sebeple, Black Mirror’ın 2011 yılında başlayan yayın macerasında, bizlere yalnızca yedi bölüm sunmuş olmasını anlayışla karşılayabiliyoruz. Netflix bu konuda bizi şaşırttı. Charlie Brooker’ı nasıl ikna ettiklerini bilmiyoruz, ama 21 Ekim’de, altı yeni bölümle karşımıza çıkacak Black Mirror. Aklımızda bir soru işareti bırakmıyor değil bu durum: Acaba kalite aynı seviyede kalabilecek mi? Öğrenmemize yalnızca 10 gün kaldı.

Bildiğiniz üzere Black Mirror bir antoloji. Her bölüm kendine özgü, başka bir kadroyla çekilmiş bambaşka bir hikaye. Sizler için, 21 Ekim’de karşımıza çıkacak altı bölüme dair küçük bir rehber hazırladık.

Nosedive
Ürkütücü bir sakinliğe sahip, huzurlu distopyalar, Brooker’ın bir nevi imzası haline geldi. Nosedive, insanların etrafında olup biten her olayı puanlayabildiği, popülerliğin tiranlık haline geldiği bir dünyada geçiyor. En yakın arkadaşının sosyal statüsü altında ezilen, utangaç bir kadının, popülerlik merdivenlerini tırmanmak için yeni bir yol bulması ise bölümün düğümünü oluşturuyor. Ayrıca belirtmek gerekir ki Nosedive’ın hikayesi, Community hayranlarının ihtimamla hatırlayacağı üzere, dizinin ödüllü bölümü App Development And Condiments’i hatırlatacağa benziyor.
black-mirror-nosediveCharlie Brooker’ın yalnız başına yazmadığı iki bölümden biri Nosedive. Brooker’a yazar masasında, Parks & Recreation’ın yaratıcısı Michael Schur ve yine aynı diziden hatırlayacağınız Rashida Jones eşlik ediyor. Bölümler dahilinde yönetmeniyle ön plana sadece Nosedive çıkıyor. Atonement ve Hanna gibi  ses getiren yapımların arkasındaki isim Joe Wright yönetmen koltuğunda. Başrollerde ise yüksek bütçeli yapımlarda görmeye alışık olduğumuz Bryce Dallas-Howard ile Alice Eve var.

Playtest
Black Mirror’ın son bölümünden bugüne dek geçen iki yılda VR, yani sanal gerçeklik teknolojisi oldukça büyük yol kat etti. Bu yüzden, 3. Sezon duyurulduğunda, en azından bir bölümün bu konuyu ele alacağına neredeyse emindik. İngiltere’de geçen bölüm, baş karakterin bir kadınla yakınlaşıp, sonrasında ürpertici derecede gerçekçi bir VR video oyununu denemesini konu alıyor. Cronenberg’in eXistenZ’ı başta olmak üzere, sanal gerçeklik ve bilgisayar oyunları tabanlı birçok eser izledik. Bakalım Charlie Brooker’ın yorumu nasıl olacak.

Black Mirror S1 EP5-6

Kurt Russell’ın oğlu Wyatt Russell’ı başrolde izleyeceğimiz bölümü Dan Trachtenberg yönetiyor. Kendisini bizlerle tanıştıran kısa filmin, popüler video oyunu Portal hakkında olduğunu düşünürsek, biçilmiş kaftan diyebiliriz.

Shut Up And Dance
Gerilim öğeleri Black Mirror’ın vazgeçilmezi. Lakin anladığımız kadarıyla Shut Up And Dance, 3. sezonun bu yönüyle öne çıkacak bölümü. Herhangi bir bilimkurgu teması içermeyen bölüm, günümüzde sıkça yaşanan “cyberbully” trajedilerini ele alıyor. Bölümde; 19 yaşında bir genç ve ipe sapa gelmez bir adamın, düştüğü internet tuzağından kurtulma çabalarını izleyeceğiz.

Black Mirror

Westeros’un en sevilen paralı askeri Jerome Flynn ile Imitation Game’deki performansı göz dolduran genç oyuncu Alex Lawther başrollerde. Bölümün senaryosunda Willliam Bridges eşlik etmiş Brooker’a. Yönetmen koltuğunda ise Bastille Day’le çokça eleştiri almış olan James Watkins var.

San Junipero
Acaba dizide Amerikanlaşma olacak mı diye düşünürken, Charlie Brooker’ın bize bu bölümle cevap veriyor. Bütün tonlarıyla 80’leri işleyecek bölüm, elbette ki Kaliforniya’da geçiyor. Çocukluktan ergenliğe geçiş gibi, Black Mirror’la pek de bağdaştıramadığımız bir konusu var San Junipero’nun. Hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz bu bölüm için, oturup beklemekten başka bir şansımız yok.blackmirror_04Bu yılın büyük yapımlarından Free State of Jones’ta da izlediğimiz Gugu Mbatha-Raw ve The Martian’dan hatırlayacağımız Mackenzie Davis başrollerde. En sevilen Black Mirror bölümlerinden Be Right Back’i de yönetmiş olan Owen Harris, üç yıl sonra diziye bu bölümle dönüyor.

Men Against Fire
Gelecekte, büyük bir savaş sonrasında, neredeyse yok olmakla karşı karşıya gelen insanlığın ölümcül bir sorunu var: Kana susamış mutantlar. Her ne kadar bunun arkasında, asıl kötünün insanlar olduğunu gösterecek bir senaryo sürprizi beklesek de, konu oldukça ilginç duruyor. Bölüm; bir grup masum insanı, bahsi geçen yaratıklardan korumak amacıyla görevlendirilmiş askerin hikayesini anlatıyor.

Black Mirror

House Of Cards’ın son iki bölümünü başarıyla yönetmiş olan Jakob Verbruggen‘in yönettiği bölüm, sezonun en ilginç parçalarından biri. Yine House of Cards’tan hatırlayacağınız Michael Kelly’e, Malachi Kirby ve Madeline Brewer eşlik ediyor.

Hated In The Nation
Sezonun yıldız oyuncusu kuşkusuz bu bölüm. Charlie Brooker, bundan böyle her sezon bir tane 90 dakikalık bölüm olacağını aylar önce duyurmuştu. Black Mirror’dan aldığımız haz halihazırda bir sinema eseriyle eş değerde. Bunun üzerine, uzun metraj sayılabilecek bir bölüm de görecek olmak muazzam. Borgen başta olmak üzere, İskandinav menşeli film noir’ları anımsatacak şekilde Hated In The Nation’ın da aynı yolda ilerleyen bir suç draması olduğunu söyleyebiliriz. Bu bölümde, bir polis müfettişi ve onun çaylak partneri, sosyal medya ile şüphe uyandırıcı bağları olan bir cinayetler serisini çözmeye çalışacak.

Black Mirror S1 EP5-6

Boardwalk Empire ile Amerikan televizyonlarına sıkı bir giriş yapan, İskoç aktris Kelly Macdonald başrolde. Bu sezon dahilinde izleyeceğimiz oyuncular içindeki en büyük isim kendisi. Bölümün yönetmeni James Hawes ise oldukça sevilen birkaç Doctor Who bölümü ve Penny Dreadful’da çıkardığı iş ile tanınıyor.