Alien: Covenant, filmi merakla beklediğimi şu günlerde benzeri görülmemiş cömertliğine devam ediyor. Fragmanlar, kesit, posterler derken bugün de karşınıza bir promo ile çıkıyoruz. Prometheus ile Alien: Covenant arasında bir köprü kuran video, tam anlamıyla bir kısa film tadında.

Ridley Scott‘ın ellerine uzun yıllar sonra geri dönen Alien, bizlere orijinal yapımın tarihindeki bütün boşlukları doldurmayı vaat ediyor. Prometheus ile başladığımı bu külliyat da artık ikinci perdedeyiz. Alien: Covenant, Ripley’nin hikayesin önce gerçekleşen olayları, bir zincir reaksiyon tadında ortaya koymak içic geliyor. Peki, Alien Evreninin temelini oluşturan Prometheus ile serinin yeni halkası arasında nasıl bir bağ olacak? İki filmin de merkezinde yer alacak karakterlerin yolları, Covenant Mürettebatıyla nasıl kesişecek? Cevapların ufak da olsa bir kısmı karşınızdaki promo‘da.

Noomi Repace, Alien: Covenant’da bizimle olacak Dr. Shaw karakteriyle karşımızda. İtinayla tamir ettiği Michael Fassbender ise, Prometheus’un merkezinde izlediğimiz David‘i canlandırıyor. Kuşkusuz ki, bütün bu sahne bizlere net bir açıklama sunmuyor. Lakin tek bir replik, bizlere Alien: Covenant’tan beklediğimi o muazzam gizemi işaret etmekte. David, Prometheus ile belirlenen nihai amaca yaklaştıklarını dile getiriyor: Yaratıcımızla buluşmak. The Crossing adı verilen Promo, H.R. Giger‘ın seri üzerindeki etkisinin ne denli büyük olduğunu hatırlatırcasına inşa edilmiş bir gezegende son buluyor.

Covenant’ın mürettebatına hayat verecek aktörler arasında ise oldukça tanıdık isimler var. Hollywood’un gözde jönlerinden James Franco, Branson isimli bir karakteri canlandırmak üzere seriye katıldı. Hiç kimse Franco gibi bir ismin küçük bir rol adına kadroya katıldığını düşünmüyor. Filmin baş rolü olarak duyurulan Daniels karakterini ise, Fantastic Beasts And Where To Find Them ile şu günlerde popülerliğini arttıran Katherine Waterston oynuyor. Daniels karakteri hakkında, hiçbir kanıt olmamasına rağmen, oldukça ilginç bir iddia var. Orijinal serinin başka karakteri Ripley’nin annesi olabilir Daniels! Doğruluğu hususunda en ufak güvence veremesek de kulağa eğlenceli bir fikir gibi geliyor. Unutmadan şunu da belirtelim, Michael Fassbender filmde iki ayrı karakteri canlandıracak. Covenant da, aynı Prometheus gibi mürettebatında bir tane insansı robot bulunduruyor. David’in birkaç üst modeli olsa da, aynı görsel dizayna sahip olan Walter’ı da Fassbender canlandıracak.

Seri yıllar sonra Ridley Scott’ın ellerine dönüyor

Xenomorphlar, kuşkusuz ki sinema tarihinin en şanslı yaratıkları. Ancak bir avuç aktör veyahut aktris, Alien serisinin ana-erkil parazitlerinin elinden geçen fırsatlara nail olabildi. 1979 yılında başlayan Alien macerası dört ayrı yapımdan oluşuyor. Bu dört filmin her biri ise farklı bir yönetmen tarafından çekildi. Xenomorph’ları bu denli şanslı yapan da bu. Söz konusu dört yönetmen de sinema tarihinde kendilerine kalıcı birer yer edinmiş, oldukça esaslı isimler. Serinin yaratıcısı olan Ridley Scott, başta Blade Runner olmak üzere sayısız kült filmin yönetmeni. Bayrağı Scott’tan devralıp, 1986 yapımı devam filmi Aliens’ın arkasında ise James Cameron var. İlk iki film de, kusursuz prodüksiyonlarını ürünü. Altı yıllık bir aradan sonra, üçüncü halkayı tamamlama görevi ise, David Fincher‘a verilmişti. Evet, şu an David Fincher tartışmaya açık olmayan bir kariyere sahip sinemacılar arasında olsa da, 1992 yılında onu kimse tanımıyordu. Fincher bir gün Seven ve Fight Club gibi filmleri yaratacak olsa da, ilk yönetmenlik denemesinde afallamıştı. Alien3, birçok yönden muhteşem bir seriye, bir nevi üvey evlat gibi katılıyordu. Delicatessen ve The City Of Lost Children gibi, akli sınırların uçlarında seyahat eden yapımların yönetmeni Jean-Pierre Jeunet‘in, serinin dördüncü filmi Alien: Resurrection‘ı yöneteceği açıklandığında, beklentiler oldukça büyüktü. Jeunet, ne yazık ki bu beklentilerin altından kalkamadı. Scott, Cameron, Fincher ve Jeunet. Böyle bir dörtlü tarafından yorumlandıktan sonra, Xenomorph yaratıcısına geri dönüyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ridley Scott, tam üç film sonra, Alien evreninin iplerini yeniden ele almaya karar verdi. Lakin hikayeyi ileriye taşıması oldukça imkansız bir hal almıştı. Zemin size ait olsa da, sıkça hoşnut olmadığınızı dile getirdiğiniz üç filmlik kurguyu bir kenara atamazsınız. Ne yazık ki, seriyi kabul edip, başkalarının çıktığı katların üzerine tuğlalar koymak da karakterine uymuyor Ridley Scott’ın. Bu sebeple, usta yönetmen belki de verebileceği en doğru karara vardı: Bir “prequel”, başka bir deyişle, hikayenin bir önceki basamağına gitmek. Kendi yönettiği Alien filminin öncesini kurgulamak ve yarattığı evrenin köklerine gitmek. Ridley Scott, 2012 yılında vizyona giren Prometheus’u ilk duyurduğunda, bu filmin Alien serisine bir köprü kuracağı yalnızca bir hurafeydi. Lakin bu beklenti boşa çıkmadı ve Prometheus’un finali, bize Xenomorph’larla aynı evrende olduğumuzu gösterdi. Artık saklayacak bir sürprizi olmadığı için, Ridley Scott da serinin orijinal ismine geri döndü. Merak ettiğimiz husus ise, acaba Covenant, bizi 1979 yapımı Alien’a kadar taşıyacak mı? Yoksa Ridley Scott’ın aklında, daha uzun bir seri mi var?