Akademi Ödüllerinin bu yıl oldukça siyasi bir atmosferde geçeceği hali hazırda herkesin emin olduğu bir konuydu. Beklentiler elbette ki boşa çıkmadı. Hollywood’un birçok yıldız ismi, Amerikan İnsan Hakları ve Özgürlükleri Sendikasının, Trump’ın göç politikalarını hedef alan kampanyalarına destek vermek adına başlayan mavi kurdelelerle kırmızı halıda yürüdüler.

Ruth Negga, kırmızı halıya beklenmedik bir şekilde ilk adım atan yıldızlar arasındaydı. Loving ile En İyi Kadın Oyuncu dalında oldukça çekişmeli bir yarışa giren başarılı aktris, gecenin politik bir yöne doğru ilerleyeceğinin ilk haberini de verdi. Negga, yakasında, Amerikan İnsan Hakları ve Özgürlükleri Sendikası tarafınca başlatılan sivil toplum hareketine destek için taktığı kurdele ile kameraların karşısına çıktı.

Loving, işlediği konu dahilinde de Amerikan İnsan Hakları ve Özgürlükleri Sendikasına yer veren bir yapım. Birleşik Devletler tarihinde, ırkçılığa karşı verilmiş en büyük hukuki mücadelelerden birini anlatan filmin yıldızı Ruth Negga, kırmızı halı geçişi sırasında da bu hususta konuştu. Negga, konuşmasında şunları söyledi:

“Filmimizin de konusunu oluşturan insan hakları ve özgürlüğü benim de savunduğum, desteklediğim bir şey. Tek istekleri beraber yaşamak ve aile kurmak olan iyi ve harika insanları yasalar ve dar kafalılık durdurdu. ACLU, bu dar kafalılığa son verdi. Her zaman tünelin ucunda ışığa ihtiyacımız var. Bu film de İnsanlarda umut ve ilham yaratıyor.”

ACLU, ‘’Amerika Birleşik Devletleri anayasasında her insanın garanti edilmiş kişisel hak ve özgürlüklerin korunması ve savunulması” amacıyla kurulmuş ve ‘’çünkü özgürlük kendini koruyamaz’’ mottosuyla hareket eden kar amacı gütmeyen ve bağımsız bir oluşum. Donald Trump‘ın başkanlık seçimlerinden zaferle ayrılması sonrasında gündemi tamamıyla kaplayan insan hakları hareketleri dahilinde de öncü bir konumda. Ödül Törenine damga vurması beklenen Trump-karşıtı hareketin en önemli sembolü de, ACLU’yla özdeşleşen mavi kurdeleler oldu.

Harekete destek vererek göğsünde mavi kurdeleyle törene katılan isimler arasında, En İyi Film dalında yarışacak Moonlight‘ın yönetmeni Berry Jenkins de yer alıyor. Jenkins, bu yılın en büyük ses getiren yapımları arasında sayılan Moonlight’ta ırkçılık ve homofobi gibi oldukça politik çizgiler üzerinde ilerleyen bir dram sunmuştu. Politik kişiliğiyle de tanınan yetenekli yönetmenden, eğer aday olduğu dalların herhangi birinde mutlu sona ulaşılırsa oldukça sert bir Trump-karşıtı konuşma da bekleniyor.

Özellikle Donald Trump’ın ABD başkanı olmasıyla beraber yedi müslüman ülkeye uyguladığı göç ve seyahat yasaklarıyla beraber ACLU’nun son haftalarda aldığı destek giderek artıyor. En İyi Yabancı Dilde Film dalında İran’ı temsil edecek The Salesman ekibi de Trump’ın bu kararından etkilendi. Filmin yönetmeni Asgar Ferhadi, kendisine bir ayrıcalık sunulabileceği teklif etse dahi, bu durumun bir aşağılama olduğunun altını çizerek, törene katılmayacağını açıklamıştı.
Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Film Independent Spirit Ödül Töreninde, Trump-karşıtı konuşmasıyla büyük yankı uyandıran Casey Affleck mavi kurdeleyi yakasına takarak bu hareketi başlatmıştı. En İyi Erkek Oyuncu dalında, Manchester By The Sea‘de ortaya koyduğu performans ile Oscar Adaylığına uzanan Casey Affleck, ACLU’ya verilen desteğin ilk adımını attı. Çığ gibi büyüyen hareket, tarihin belki de siyasi yönü en ağır basan Akademi Ödül Töreninde sayısız ismin yakalarını süslüyor.