Marvel Sinematik Evreni, bütün karakterlerini tek bir gerçeklik dahilinde birleştirebilmek adına yaratılmış, devasa bir proje. Neredeyse dokuz yıldır devam eden Disney-Marvel ortaklığı, akıl almaz bir gişe vurgunu ortaya çıkardı. Şu ana dek bizimle tamı tamına 14 filmi buluşturan Marvel, yolun daha yarısında diyebiliriz. Aşamalara bölünmüş bu evren, her basamakta bizi en az bir defa, süper kahramanların buluştukları bir ortak yapımla karşılıyor. Her karesi bir süper kahraman kolajı kadar kalabalık bu bileşik yapımların sonuncusu, bu yılın gişedeki mutlak galibi Captain America: Civil War oldu. Filme dair önemli detaylardan biri de, Spider-man ve Captain America‘nın, tamı tamına 44 yıl sonra, ikinci kez beyaz perdede karşı karşıya gelmeleriydi. İlkinin yeri elbette ayrı bizim için, sonuçta İstanbul’un ev sahipliğini yaptığı bir kapışmaydı!

Çizgi roman karakterlerinin beyaz perde maceralarında, Türk Sinemasının büyük bir yeri var. “Telif hakkı” kavramı, bizim kültürümüzde pek de yeri olan bir adet sayılmaz. Paylaşımcı (!) bir karaktere sahip olan yurdumuz insanı, Marvel ve DC’nin dünya çapında üne sahip karakterlerini ağırlamaktan hiç çekinmemiş. Öyle ki, 60’larda başlayan süper kahraman furyası, sayısız karakteri Türk filmlerinin merkezine yerleştirmiş. Zorro‘dan Phantom‘a, Superman‘den Zagor‘a kadar onlarca çizgi roman karakteri, Yeşilçam‘ın büyüsüne kapılmışlar. Erotizmin ön planda olduğu, oldukça düşük bütçelerle çekilmiş bu filmler, eğer batılı muadilleriyle aynı imkanlara sahip olsalardı, Yeşilçam yazarlarının yaratıcılıkta hiç de geri kalmadıklarını ortaya koyuyor.

Bu filmlerin arasında, dünyada bir ilk olma gururunu taşıyan bir yapım da mevcut: 3 Dev Adam. Kaptan Amerika ve Santo, yardım çağrısı üzerine İstanbul’a gelirler. Çünkü amansız suçlu Örümcek-Adam, oldukça karanlık bir planı işlemeye başlamıştır. Evet, doğru okudunuz. J. Jonah Jameson bütün hikaye boyunca aslında haklıymış! Örümcek-adam gerçekten de adi bir suçlu ve iliklerine kadar kötü biri! Hırsızlık, cinayet, tecavüz ve korkunç bir moda anlayışı, kendisinin başlıca suçları. Alışıldık, kırmızı-mavi Spider-man kostümünü de giymiyor. Kendisinin tercihi yeşil ve pembenin göz yakan uyumsuzluğu olmuş. Ağ atmak, gökdelenlerin arasında gezinmek de ilgisini pek çekmiyor. Kendisi, klasik mafya karakterlerini bir miktar daha çekici bulmakta. Peki neden bu film dünyada ilk? Çünkü Spider-man’in beyaz perdede ilk temsili 3 Dev Adam’la oldu! İnanması güç ama, Hollywood’dan tam 10 yıl önce, Yeşilçam dahilinde izleyicilerle buluştu Spidey. Bir miktar farklı bir şekilde olsa da, ilk ilktir!

Aytekin Akkaya tarafından canlandırılan Kaptan Amerika, özellikle Spider-man’e yapılanlar düşünülürse, orijinaline oldukça sadık bir şekilde yansıtılmış. Kendisiyle özdeşleşen, karakterin olmazsa olmazı kalkanı saymazsak. Yine de çok üstüne gitmemek lazım, eğer Atatürk Havalimanını tercih ettiyse, bagajının kaybolmuş olma ihtimali oldukça yüksek. Peki bu Santo da kim? Birçok hikayede karşınıza, Meksika kültüründe oldukça büyük bir yer kaplayan maskeli güreşçiler çıkmıştır. İşte bunların en ünlüsü, neredeyse 50 yıllık kariyeri boyunca, sayısız gösteriye çıkmış, filmlerde oynamış bir karakter olan Santo. Rodolfo Guzman Huerta isimli güreşçi, emekliliğine kadar maskesini hiç çıkartmayarak, bir tür sembol olmayı da başarmış. Öyle ki, Santo’nun filmleri ülkemizde bile dikkat çekti. İstanbul’da, kısıtlı gösterimlerle izleyiciyle buluşan Santo filmleri, kapalı gişe oynuyordu. Bu yüzden, kendisini hikayeye eklemek, oldukça yaratıcı bir fikir diyebiliriz.

Baştan aşağı mor bir kıyafet giyen, dünyaca ünlü çizgi roman karakteri Phantom’u, Türkçeye Kızıl Maske olarak çeviren Doğan Tamer‘in kaleminden çıkmış bir senaryo 3 Dev Adam. Eğer, hemen her karedeki sayısız mantık hatasını kenara bırakırsanız, filmin senaryosu o kadar da korkunç sayılmaz. Özellikle milyon dolarlar harcanan Batman v. Superman: Dawn of Justice‘ı hayal ettiğimizde, en azından Kaptan Amerika ve Örümcek-Adam’ın annelerini isimleri üzerinden final yapmıyor. Bir çizgi roman filmindeki senaryo beklentilerini bu denli düşüren David S. Goyer‘i de tebrik etmeden geçmiyoruz.

3 Dev Adam, ülkemizde pek de hatırlanan bir film değil. Lakin özellikle Birleşik Devletler’de, çizgi roman koleksiyoncuları için oldukça değerli bir parça. Film, şu ana dek onlarca çizgi roman fuarında gösterildi. Birçok koleksiyoner, filmin orijinal afişler veyahut kopyaları için küçük birer servet ödedi. Film, birçok listede, kült b filmler arasında gösteriliyor. Öyle ki, yurt dışından bir çok belgesel ekibi, filmin ardındaki isimlerle tanışmak adına ülkemizi ziyaret etti. Filmin 2006 ve 2009 yıllarında, birer DVD kopyası dahi piyasaya sunuldu. Bu ün 3 Dev Adamla da sınırlı değil. B Filmlere adanmış bir çok kütüphanede, “Turkish Superhero Movies” başlığını görebilirsiniz.

Yönetmen Fikret Uçak, oldukça önemli bir işe imza atmış. Evet, Yeşilçam bir imkansızlıklar imparatorluğuydu. Lakin iddia ediyoruz ki, yeryüzünde bu insanların ortaya koyduğu emek kadar geniş bir yaratıcılığa sahip ikinci bir sektör yoktur. Sinema, hayalperestlerin hükmünün sürdüğü bir sahnedir ve hep de öyle kalacaktır. Fikret Uçak ve Doğan Tamer’in hayalleri, elbette ki ellerinde olan imkanlara sığmıyordu. Lakin 1973 yılında, dünyanın bir ucunda, Spider-man, Captain America ve bir Meksika halk kahramanını birleştirmek, yaratıcılığın üst sınırlarında gezinmektir. Teşekkürler size, insanların hala hayal kurduğu günlerin güzel insanları!