Katheryn Bigelow’un son dönemde beraberce politik-tarihi yapımlara imza attığı senarist Mark Boal, geçtiğimiz yıla damgasını vuran seçimleri kaleme alacağını açıkladı. Trump’ın zaferiyle sonuçlanan seçimler, hemen her gün yeni bir yapıma ilham kaynağı oluyor.

Gazeteci Mark BoalEn İy Film ve En İyi Senaryo dallarında Oscar‘ı eve götüren The Hurt Locker‘ı kaleme alarak, kariyerinde büyük bir değişime gitmişti. Zero Dark Thirty ve gelecek yıl vizyona girecek, şu anlık bir ismi olmayan Detroit Olayları konulu filmi de sayarsak, tam üç kez Katheryn Bigelow‘la beraber çalışan isim sonraki projesini açıkladı. Donald Trump’ın 45. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı seçildiği, dünya çapında infial yaratan bir yıllık süreci senaryo haline getirecek olan Boal, muazzam fikirleri olduğu yönünde ısrarcı.

Her ne kadar kulağa dikkat çekici bir proje olarak gelse de, senaryoyu kaleme alacak ismin Mark Boal olması çekincelere yol açtı. Boal, gerçekçilikten uzak, tamamıyla kulak dolma ve abartılmış bilgiler üzerine kurulu yapımlarla tanınıyor. Kathryn Bigelow ile olan ortaklığının meyvesi iki film de, bu hususta ağır eleştirilere maruz kalmıştı. Öyle ki, bazı çevreler Oscar Ödülüne layık görüldüğü The Hurt Locker için, Akademinin Altın Heykelcikle taçlandırdığı gelmiş geçmiş en kötü film yorumunu bile yapıyor. TINQ ekibi de bu çevrelerden biri.

Katheryn Bigelow ve Mark Boal, belirttiğimiz üzere hemen her projede beraber çalışıyorlar. Eğer Boal senaryoyu bitirir ve sinema severlerin projeye olan ilgisi bu seviyede kalırsa, Bigelow’u yönetmen koltuğunda göreceğimizden neredeyse eminiz. İkili, politik tartışmalara yol açan tarihi olayları sinemaya uyarlamaktan büyük haz duyuyorlar. Lakin bu işi hakkıyla yerine getirdiklerini söylemek güç.

İkilinin ismi sır gibi saklanan, 1964 tarihli Detroit Olaylarını yansıtacağı film 4 Ağustos’ta izleyicilerle buluşacak.