Eğer büyük bir sürprizle karşılaşmazsak, Daniel Criag ile vedalaşma vaktimiz geldi. Başarılı aktörün, altıncı defa Bond smokinini giymeyeceği, kısa bir süre içinde açıklanabilir. Şu ana dek tam 7 aktörün canlandırdığı 007, serinin 25. filmi olacak bir sonraki projede son defa Daniel Craig tarafından canlandırılacak. Sıradaki Bond, acaba kim olacak?

Sean Connery, nadir karşı argümanları gözardı edersek, James Bond rolünü hem ilk, hem de en iyi ortaya koyan isim. Kendisinin, Dr. No ile başlayan serüvenine, tam 6 yapım sığdı. Yine de smokini ve Walther PP serisi tabancayı en uzun süre taşıyan isim, 7 film ile Roger Moore. Kraliçe’nin en özel ajanını, yalnızca bir defa canlandıran tek isim ise George Lazenby, kendisi pek de hatırlanmak istenen bir performans koymadı ortaya. Seriyi Moore’dan devralan Timothy Dalton, üç filmlik bir sözleşme yapmış olsa da, son halka asla çekilemedi. Eserin telif hakları üzerine yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle, 1962’den bu yana, iki yılda bir yeni bir filmle karşımıza çıkan Bond, altı senelik suskunluğa gömüldü.

Bond’un uzun vedası, 1995 yılında Pierce Brosnan‘ın rol aldığı GoldenEye ile son buldu. Sinemanın gümüş çağını yaşayan 90′ jenerasyonu, büyük ölçüde kendisiyle özdeşleştirdi rolü. Brosnan ile başlayan Bond’un ikinci serisi, 2002 yılına dek devam etti. Hem fiziksel, hem de karakteristik olarak sinemanın belki de en ikonik stereotipi olan Bond, rolün Daniel Craig‘e geçişiyle, tam bir devrim yaşadı. Kendisinin ortaya koyduğu karakterin, diğer altı aktörle alakası dahi olmamasını bir kenara bırakın, sarışın bir aktörün Bond’u oynaması bile bir sansasyon yarattı. 007 serisinin gişe rekorlarını bir bir yıkan Daniel Craig, 2015 yılında vizyona giren Spectre ile, büyük ihtimalle efsanevi seriye veda etti. Şu anlık resmi bir açıklama olmasa da, beklentiler kuvvetle bu yönde.

Geride kalan 65 yıl, 24 film ve 7 aktör dahilinde, izleyiciler için en büyük heyecanı yaşatan sürece girmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki bir yıl içinde, bir sonraki Bond’u öğrenmiş olacağız. Bahis şirketleri, söz konusu ihtimaller üzerinde şansınızı kumara dökme fırsatını dahi veriyor. Biz de sizler için, an itibariyle Bond koşusunda en önde giden beş aktörü seçtik.

Sizin favorinizi, veyahut bu liste dışında hayallerinizi süsleyen Bond’u merak eden 50.000 TINQ kullanıcısıyla fikrinizi paylaşmayı unutmayın!

Tom Hardy

Artıları: Listemizdeki isimler dahilinde, role en yakın aktör an itibariyle Tom Hardy. Kendisini bu denli öne çıkaran etmen ise, sabit bir ham maddesi olmaması. Hardy, iki ardışık rolü arasında oldukça elastik bir değişim ortaya koyabiliyor. Yönetmen ve senaristlerle beraber çalışıp, özgün bir karakter yaratmayı ne denli sevdiği de bilinmekte. Şu ana dek 007 rolünü üstlenmiş 7 aktörün üzerine, yeni karakter elementleri katma ihtimali oldukça yüksek.

Eksileri: Hardy, şu ana dek karşımıza pek de zarif karakterlerle çıkmadı. Kendisinin bir karakter oyuncusu oluşunu takdir etsek de, şimdilik sahne pergeli dahilinde Bond’a yakın bir rol yok. Tom Hardy’yi genellikle, sosyal yetenekleri pek de gelişmemiş, toplum-dışı ve akli dengesi tamamıyla yerinde olmayan figürler ile tanıdık. Bane’den Max’e, John Fitzgerald’dan Alfie Solomons’a dek, Hardy’nin hayat verdikleri arasında öne çıkan karakterleri, martini yudumlayıp, yüksek sosyeteyle flört ederken hayal edemiyoruz.

Tom Hiddleston

Artıları: Adaylar arasındaki en popüler isim Tom Hiddleston. Marvel Sinematik Evreninde, Loki rolüyle ortaya koyduğu performans, onu küresel bir tanınmışlığa taşıdı. Kendisinin James Bond’u oynayacağına dair bir duyuru yapıldığı anda, internet altyapısı konusunda sorunları olan ülkeler ciddi sorunlar yaşayabilir. Eğer, ortaya ne çıkarsa çıksın, gişeyi yerle bir edecek bir yapım planlanıyorsa, Tom Hiddleston tartışmasız seçenek olacaktır. Ayrıca, bütün adaylar dahilinde, popüler kültürde İngiliz oluşuyla en fazla yer kaplayan isim de Tom Hiddleston.

Eksiler: Bu listedeki bütün isimler oldukça tanınmış aktörler. Sinemayla alakası olan herkes, bu seçkideki her ismi büyük ihtimalle tanıyor olmalı. Lakin, Tom Hiddleston’ın resmini 9 yaşındaki bir çocuğa dahi gösterseniz Loki diye bağıracaktır. Marvel Sinematik Evreni hala devam etmekte. En azından bir filmde dahi kendisini İskandinav Tanrılarıyla beraber izleyeceğiz. Bu denli popüler bir rolün üzerinden, en azından birkaç yıl geçmeden Bond ile bütünleşmesi imkansız olacaktır.

Henry Cavill

Avantajları: James Bond dendiğinde, insanların aklında oluşan soyut bir portre varsa, o görsele en yakın dış görünüş Henry Cavill olmalı. Daniel Craig, alışılmış bir Bond değildi. Dış görünüşü, 1962 yılından beri belli sınırlar dahilinde ufak değişiklere uğrayan bir karakteri, bambaşka bir fiziksel formda izledik. Böylesine büyük bir değişiklikten sonra, yapımcılar bir sonraki adımda öze dönmek isteyebilir. Çünkü klasikleşmiş Bond’a uzak isimleri ardışık olarak izlersek, rolün bir ikon olarak değeri zayıflayacaktır. Henry Cavill, yeryüzündeki bütün insanlar için, James Bond’a en fazla benzeyen kişi.

Dezavantajları: Cavill, hali hazırda James Bond’un yaratıcısı Ian Fleming’in başka bir karakterini canlandırdı. Guy Ritchie’nin, 2015 yılında vizyona giren filmi The Man From U.N.C.L.E., Fleming’in yaratıcısı olduğu aynı isimli televizyon dizisinden uyarlamaydı. Yapımcılar, efsanevi yazarın en ünlü iki karakterinin, aynı isim tarafından canlandırılmasına sıcak bakmayabilirler. Projeyi bir seri haline getirmeye niyeti olan Guy Ritchie de, bu durumdan fena halde rahatsız olacaktır. Elbette, Tom Hiddleston’ın şansını zorlaştıran etmen, onun için de geçerli.

Idris Elba

Avantajları: Sinema, batılı-beyaz-adam hegemonyası dahilinde, ciddi politik sorunlar yaşamakta. Geçtiğimiz yıl, İngiltere’de, Ada sinemasının en büyük mecrası olan BAFTA’yı hedef alan, ırkçılık karşıtı eylemler dahi yapıldı. Öyle ki, BAFTA, dağıttığı ödüller için belirlenen kriterlere, önümüzdeki yıldan itibaren “etnik ve sosyal çeşitlilik” baremini de ekledi. Kazan kaynıyor. Sinema sektörü ciddi anlamda namlunun ucunda. Elba, rol için hazır olduğunu açıkladı ve arkasında ciddi bir toplum desteği var. Bu fikri reddetmek, ciddi bir anlamda itibar zedelenmesine yol açabilir. Bu sebeple, politik bir karar verilme ihtimali oldukça yüksek.

Dezavantajları: Idris Elba, kusursuz bir aktör. Kendisinin, Netflix’in sansasyonel yapımı Beasts Of No Nation’da ortaya koyduğu performans, üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hala konuşuluyor. Lakin rolü aldığı takdirde, liyakat kavramını sorgulayacak pek fazla ağız olacak. Bunu daha kibar kelimelerle dile getirmek, bu hastalık sebebiyle canı yanmış insanlara hakaret olacaktır. Bu sebeple açıkça dile getirelim. Idris Elba, James Bond rolü için seçilirse, ciddi anlamda ırkçılığa maruz kalacağı aşikar. Ne yazık ki, yatırımını gölgeleme riskini alabilecek cesarette pek fazla yapımcı yok yer yüzünde.

Michael Fassbender

Avantajları: James Bond, bir fetiş objesidir. Cinselliği, her daim ön planda tutulmuş bu denli popüler başka bir karakter hayal dahi edemezsiniz. Michael Fassbender, eğlence dünyasını konu alana yayımların, neredeyse hepsinin yaptığı “Yaşayan en seksi erkekler” listelerinde kendisini her zaman en üst sıralarda buluyor. Daniel Craig’in de en çok eleştirilen yönü, tartışılmayacak bir karizması olmasına rağmen, genel-geçer çekicilik kuramına uymamasıydı. Fassbender, başta Shame olmak üzere, ortaya koyduğu rollerde, cinselliği ana yemek olarak servis etmek çekinmeyen bir isim.

Dezavantajları: Michael Fassbender, Birleşik Krallık doğumlu değil. Kuzey İrlandalı bir anne ile Alman bir babanın çocuğu olarak, Hiedelberg’de dünyaya geldi. Evet, yalnızca birkaç paragraf yukarıda, Idris Elba’nın etnik kökeninin tartışılmasının yanlışlığından dem vurduğumuzu hatırlıyoruz. Lakin Elba, Britanyalı bir isim ve Ada sineması dahilinde bir oyuncu. Michael Fassbender eğer bu rol için aday olabiliyorsa, bütün Avrupalı oyuncular olabilir demektir. Başka bir deyişle, bu liste 5 değil, 500 aktör bile sona erişemez. Ne yazık ki Macbeth’i canlandırmış olmak bile, yeterince “brit” kılmıyor Fassbender’ı.