Havalar soğudu, yılbaşı dekorasyonları şehrin dört bir yanını sardı. Lakin sinema severler için bütün bunlar, Aralık ayına girmiş olmamızdan öte bir anlam taşıyor: Altın Sezona resmen girdik! Altın Küre Adaylıklarının açıklanması ile Oscar Ödüllerinin sahiplerini bulması arasında geçen, heyecan dolu üç ay. Bildiğiniz üzere, ödül avcılığı ciddi oyundur. Basın danışmanları, menajerler, muhabirler, sinema eleştirmenleri… Hepsi bu üç ay boyunca, eski zamanların kahinlerinin yıldız haritalarına baktığı gibi bakarlar her gelişmeye. Cevaplamak istedikleri, gelecekten bekledikleri cevap ise ödüle hangi filmin, hangi yönetmenin veyahut hangi oyuncunun uzanacağıdır. Avcılar pusuya yatar ve gergin bekleyiş başlar. Biz mi? Esasen bütün bu stresli ortam bizim için mısır patlatıp keyifle izleyeceğimiz bir serüvendir.

Her ne kadar, Akademi Ödüllerinin habercisi olmak gibi, biraz ufak bir rolle tanınsa da, Altın Küre sektörün en önemli takdirlerinden biridir. Hollywood Foreign Press Association, Altın Küre Ödüllerini her yıl, seçici jüriyi oluşturan 93 akademisyen ve gazeteci tarafından belirlenen kişi ve yapımlara takdim eder. Televizyon ve sinemayı, iki ayrı branş olarak kapsayan Altın Küre, bu yönüyle de birçok ödülden sıyrılır. Bu yıl 74. kez düzenlenecek etkinlik, yukarıda da bahsettiğimiz üzere uzun ve stresli bir maratonun başlangıcıdır.

Bu yıl Altın Küre, En İyi Film dalında herkesin kendisini hazırladığı yılın savaşından mahrum kalacak. Bildiğiniz üzere, Oscar’a giden yolda en ciddi çekişme La La Land, Manchester By The Sea ve Moonlight arasında gerçekleşiyor. Bir tarafta, Whiplash ile tanıdığımız Damien Chazelle, müzikal yönü ağır basan La La Land ile parasını en garanti ata yatırmak isteyenlerin tercihi. Lakin diğer köşelerde ciddi rakipler var:  Beklenmedik yeteneklerin beklenmedik filmi Manchester By The Sea ve toplamda 31 ödülü toplamış, doymayan bir canavar: Moonlight. Ne yazık ki, Altın Küre bu rekabete ev sahipliğinde bulunamayacak. Akademi Ödüllerinden farklı olarak, yarışan filmleri kategorilere ayırmayı tercih ediyor HFPA. Bu sebeple, Moonlight Drama branşında yarışırken, La La Land kendisine Komedi/Müzikal alanında yer bulacak.

En İyi Film (Drama)

“Hacksaw Ridge”

“Hell or High Water”

“Lion”

“Manchester by the Sea”

“Moonlight”

La La Land’in müzikal dalında yarışıyor olması, Manchester By The Sea’yi neredeyse rakipsiz bıraktı diyebiliriz. Moonlight her ne kadar muazzam bir yapım olsa da, Altın Küre’nin geçmişine baktığımızda kumaşların uyuşmadığını söyleyebiliriz. Hacksaw Ridge, savaş karşıtı öğeler taşıyan bir savaş filmi olarak yarışa renk katıyor. Lion ve Hell or High Water, çekişmenin bu denli sert olmadığı yıllarda ödüle uzanabilirlerdi, lakin bu sene mucizeye ihtiyaçları var.

En İyi Film (Komedi-Müzikal)

“20th Century Women”

“Deadpool”

“Sing Street”

“La La Land”

“Florence Foster Jenkins”

Ait olduğu büyük çekişmeden çekilip, bir nevi amatör lige bırakılmış durumda La La Land. Kaybetmesi neredeyse imkansız. Bunun yanı sıra, bir çizgi roman filmini Altın Küre için yarışırken görmek oldukça ilginç bir deneyim. Eğer La La Land’in yarattığı haksız rekabet söz konusu olmasaydı, ödülün en büyük adayı kuşkusuz Sing Street olurdu. Florence Foster Jenkins, alıştığımız o kusursuz Meryl Streep performanslarından biri dışında, pek fazla şey sunmuyor.  20th Century Women ise  yalnızca adayları beşe tamamlamak için burada.

En İyi Yönetmen

Damien Chazelle, “La La Land”

Tom Ford, “Nocturnal Animals”

Mel Gibson, “Hacksaw Ridge”

Barry Jenkins, “Moonlight”

Kenneth Lonergan, “Manchester By The Sea”

İşte Altın Küre’ye yakışacak bir rekabet! Damien Chazelle ve Barry Jenkins bu yıl o denli muazzam işler ortaya koydular ki, bu ödülün kime gideceği konusunda bir fikir birliğine yakın bile değiliz. Büyük ölçüde bu isimler arasında gidip gelsek de, kulvar iki kişilik değil. Evet, belki Manchester By The Sea bir film olarak, bu iki yapımın gölgesinde kalmış olabilir ama bu sizi yanıltmasın. Çünkü Kenneth Lonergan, bir sanatçıya ait dokunuşlar söz konusu olduğunda diğer adaylardan bir adım öne çıkıyor. Tom Ford ise buraya ön yargıları parçalamaya gelmiş. Bundan yalnızca birkaç sene önce, ilk filmini çekmeye karar verdiğinde, sayısız mecra onu aşağılamıştı. Bir modacının yönetmenliğe soyunması her gün görebileceğiniz bir şey değil. Lakin bugün onu Altın Küre adaylığını, kusursuz bir filmle elde ederken görüyoruz. Mel Gibson’ın şansı ise yok denecek kadar az.

En İyi Kadın Oyuncu (Drama)

Amy Adams, “Arrival”

Jessica Chastain, “Miss Sloane”

Isabelle Huppert, “Elle”

Ruth Negga, “Loving”

Natalie Portman, “Jackie”

Portman, bir ödüle giden yolda yapılması gerekilen her şeyi yerine getirdi. Rol, tam bir altın heykelcik mıknatısı. Lakin bu avantaj bir dezavantaja da dönüşebilir jürinin gözünde. Bütün eleştirmenlerin mutlak favori gördüğü bir adaya, rolün yarattığı haksız rekabet sebebiyle oy vermemek, olası gözükmese de tamamıyla mantık dışı değil. Ayrıca Ruth Negga, Loving’de ortaya koyduğu performans ile pusuda bekliyor.

En İyi Erkek Oyuncu (Drama)

Casey Affleck, “Manchester by the Sea”

Joel Edgerton, “Loving”

Andrew Garfield, “Hacksaw Ridge”

Viggo Mortensen, “Captain Fantastic”

Denzel Washington, “Fences”

Casey Affleck de pek fazla rekabete sahip olmayan adaylardan. Denzel Washington ve Joel Edgerton, rollerinin sınırlayıcı doğaları sebebiyle oldukça geriden başlıyorlar yarışa. Captain Fantastic, oldukça olumlu eleştiriler almış, muazzam bir yapım olsa da, En İyi Erkek Oyuncu’yu çıkarabilecek kadar ilgi görmedi. Andrew Garfield, biyografik bir rol ile şansını deneyecektir, lakin Casey Affleck’in kimseye kaptıracağını düşünmüyoruz ödülü.

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Colin Farrell, “The Lobster”

Ryan Gosling, “La La Land”

Hugh Grant, “Florence Foster Jenkins”

Jonah Hill, “War Dogs”

Ryan Reynolds, “Deadpool”

Ryan Gosling’e gitmesi oldukça muhtemel bir ödül. Lobster’ın Jüri tarafından gözardı edileceğine hiç kimsenin şüphesi yok. Avrupa Basını başta olmak üzere, Hollywood hegemonyasının bu dalda Colin Farrell’a şans vermeyeceği birçok kaynakta hali hazırda anlatıldı. Eğer dürüst bir yarış olsaydı, fikrimiz Farrell’dan yana olurdu.

En İyi Kadın Oyuncu (Komedi-Müzikal)

Annette Bening, “20th Century Women”

Lily Collins, “Rules Don’t Apply”

Hailee Steinfeld, “Edge of Seventeen”

Emma Stone, “La La Land”

Meryl Streep, “Florence Foster Jenkins”

Meryl Streep’e ödül vermekten bıkan herhangi bir kurum ya da kuruluş olacağını sanmıyoruz. Lakin yine de bu yıl Emma Stone’ın yılı olacak gibi duruyor. Şu ana dek defalarca Meryl Streep’in olduğu yarışlarda başka adayları destekledik ve akşamın sonunda Sayın Streep’in ödülle beraber salondan ayrılışına tanık olduk. Bu sebeple asla emin olamayız.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Mahershala Ali, “Moonlight”

Jeff Bridges, “Hell or High Water”

Simon Helberg, “Florence Foster Jenkins”

Dev Patel, “Lion”

Aaron Taylor Johnson, “Nocturnal Animals”

Moonlight’ın hak ettiğinin çok altında saygı göreceğinden neredeyse herkes emin. Yine de bu dalda ödülü kaptırmayacak gibi duruyor. Mahershala Ali diğer bütün adaylardan fersah fersah önde bir performans ortaya koydu.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Viola Davis, “Fences”

Naomie Harris, “Moonlight”

Nicole Kidman, “Lion”

Octavia Spencer, “Hidden Figures”

Michelle Williams, “Manchester by the Sea”

Bu yılın “çeşitlilik” kategorisiyle karşı karşıyayız. Jüri, hep aynı filmler arasında gidip gelmek istemeyecektir. Menüye eklenecek farklılığın Fences olacağını düşünüyoruz. Viola Davis’in en büyük rakibi ise Michelle Williams. Williams’ın şansı tamamıyla Manchester By The Sea’nin diğer dallardaki başarısına bağlı. Ödülsüz göndermek istemeyecektir bu yapımı Jüri.

En İyi Senaryo

Damien Chazelle, “La La Land”

Tom Ford, “Nocturnal Animals”

Barry Jenkins, “Moonlight”

Kenneth Lonergan, “Manchester by the Sea”

Taylor Sheridan, “Hell or High Water”

Hak ettiğini düşündüğümüz aday ve kazanacak olanın çeliştiği başlıca dal En İyi Senaryo. Jüri’nin La La Land’den yana taraf alacağını tahmin ediyoruz. Lakin bu kategori, tamamıyla Manchester By The Sea ile Nocturnal Animals arasında geçmesi gereken bir düello. Belki de çeşitlilik dalı olarak akıllarında başka bir fikir vardır ve Nocturnal Animals eve bir heykelcik götürür?

En İyi Animasyon

“Kubo and the Two Strings”

“Moana”

“My Life as a Zucchini”

“Sing”

“Zootopia”

Zootopia’nın kazanacağına dair kimsenin şüphesi yok. Umarız bu durum Kubo and the Two Strings’i yapan stüdyo Laika’nın motivasyonunu düşürmez. Gerçi, Laika gibi Hollywood kalıpları dışında animasyona yapmak isteyen bir firmanın gelecek yıllarda şansı olabilir mi? Elbette ki hayır. Yine de morallerini bozmasınlar, TINQ kullanıcıları Laika’nın işlerini oldukça seviyor.

En İyi Müzik

“Moonlight”

“La La Land”

“Arrival”

“Lion”

“Hidden Figures”

En İyi Müzik Ödülünü başka bir filme kaptıran bir müzikalin, En İyi Film seçilme ihtimali sizce nedir?

Yabancı Dilde En İyi Film

“Divines”

“Elle”

“Neruda”

“The Salesman”

“Toni Erdmann”

Tony Erdman ve The Salesman arasında ciddi bir çekişme yaşanacak. The Salesman, Ortadoğu filmi olduğu için bir adım önde. Lakin unutulmaması gereken bir husus, Jüri’nin sürpriz yapmayı en çok sevdiği kategorinin Yabancı Dilde En İyi Film olduğu. Bu sebeple beş adayın da şansları hala eşit.