2016, Almanya, 112 dakika.
Yönetmen: Aslı Özge
Oyuncular: Sebastian Hülk, Julia Jentsch, Hanns Zischler

Aslı Özge, Avrupa Sineması dahilinde kendisine kalıcı bir yer bulacağa benziyor. Çünkü, Avrupa izleyicisinin aklına isminizi kazımak istiyorsanız, filmlere bıraktığınız özgün bir imzanız olması gerekiyor. En azından bir hususta, ki bu bir çekim tekniğinden tutun da, kurgularınıza ait bir metot bile olabilir, kendinize özgü bir dokunuşta bulunmalısınız. Söz konusu Aslı Özge olduğunda, şu ana dek izlediğimiz üç yapımının özgün kesişimi, kuşkusuz ki gerçekçilik. Köprüdekiler ve Hayatboyu, mükemmel yapımlar değillerdi. Lakin bir sinemacının ilk işleri olarak incelendiğinde, Aslı Özge’nin nevi şahsına münhasır bir sinema anlayışı ortaya koyduğunu hissedebiliyorduk. Ansızın ile Aslı Özge ustalık dönemine bir adım daha yaklaşmış.
0031- Film gerçek bir olaydan mı esinleniyor?
Evet. Birçoğunuz, Defne Joy Foster’ın trajik ölümünü hatırlarsınız. Aslı Özge’nin böyle bir film çekmesinde, Foster’ın ölümünün etkisi oldukça büyük. Lakin bu filmin üzerinde kurgusal açıdan ciddi bir ağırlık yaratmıyor. Senaryosu da Özge’ye ait olan film, o denli gerçekçi bir tablo çiziyor ki, birebir biyografik bir çalışma hissiyatı hakim kılınmış. Bunun sebebi gerçek bir hikayeyi pürüzsüz bir yapıda anlatmasından değil, Aslı Özge’nin sinema dilinden kaynaklanıyor.

2- Uluslararası mecralarda nasıl karşılandı film?
Ansızın prömiyerini Berlin Uluslararası Film Festivalinde yaptı. Yeni sinemacılara verilen, Label Europa Cinemas özel mansiyonunu da S One Strane filmiyle paylaştı. Uluslararası Sinema Yazarları Örgütünün, İstanbul Film Festivaline özel verdiği ödül de Ansızın’a laik görüldü. Bütün sinema yazarları, son kararları olumsuz olsa dahi, Aslı Özge’nin ortaya koyduğu gerçekçiliğe övgüler düzdü.  Önümüzdeki 10 yıllık süreçte Aslı Özge’yi Avrupa’nın başta gelen altın heykelciklerinden biri için sahneye çağrılırken görürsek şaşırmayacağız.
auf_einmal_33- Filmin konusu ne?
Ansızın, isminin hakkını veriyor. Küçük bir kasabanın en önemli kişiliği olan Karsten, evinde verdiği bir partide, konuklarından biri olan Anna ile tanışır. İkili, bütün misafirler evi terk ettikten sonra, yalnız başlarına geçirdikleri dakikalarda oldukça yakınlaşırlar. Anna’nın, hiçbir sebep yokken, “ansızın” yere yığılması hikayenin düğümünü oluşturur. Karsten, kasabada yardım edebilecek birini ararken, Anna son nefesini çoktan vermiştir. Bir anda bütün dünya Karsten’in karşısında cephe alır. Karsten’in hayatı, birkaç saniye içinde tepetaklak olur. Çözüme doğru giden yol ise Karsten için oldukça zorlu olacaktır.

4- Ansızın’ın işlediği arka plan görünenden derin mi?
Oldukça. Film, Shakespeare’in “Zira iyi ya da kötü yoktur. Düşüncedir yaratan ikisini de.” dizesiyle açılıyor. Aslı Özge’nin izleyicileri Hamlet’le karşılamasının oldukça ciddi bir sebebi var. Çünkü Shakespeare’in ünlü eseri, başta Karsten karakteri olmak üzere birçok yönden paralellik gösteriyor. Bahsettiğimiz benzerlik, kurguyla alakalı değil. Hayatı boyunca hiçbir zorluk yaşamamış bir adamın, birkaç saniyeliğine hayatının alt üst olması bu yansımanın temeli. Defne Joy Foster’ın ölümü sonrasında yapılan birçok mide bulandırıcı yoruma da cevap veriyor Aslı Özge. Çürümüş zihniyetlerin ortaya attı çirkinliklerden bahsederek, Ansızın’a ayırdığımız bu yazıyı kirletmek istemiyoruz.
asli-ozge-regisseurin5- Bu filmi neden izlemeliyim?
Belki de Türk Sinemasının, Avrupa’daki yolculuğuna yön verebilecek bir yönetmenin ilk adımlarına şahit olmak oldukça iyi bir sebep. Bunun dışında, kariyeri boyunca büyük yapımlara, oldukça küçük rollere dahil olmuş Sebastian Hülk’ün oyunculuğunu da görmelisiniz. Aslı Özge, özgün anlatımıyla öne çıkan bir isim. Kendisine sunulabilecek bütün destekleri fazlasıyla hak ediyor. Gerçekçiliğin zirvesinde Ansızın ile baş başa kalmak, yaşamak isteyeceğiniz bir deneyim.